Anahtar kelimeler: Ödememiş Satımdan Borcundan Emrine Borcuna İtirazda Ferilerine Oranına Faize Antalya

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında müvekkiline olan borcundan dolayı Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../ ... Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı (borçlu) icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında, takip konusu dosya borcuna, işlemiş faize, faiz oranına, ödeme emrine ve borcun tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, davalı borçlunun itirazı sonucu icra müdürlüğü takibin durdurulmasına karar verdiğini, davalı ile davacı müvekkili arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ne var ki davalı borçlu faturalardan kaynaklanan borcunu ödememiş olup alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı tarafın borçlu olduğu anlaşılacağını, bu aşamada davalı borçlunun tüm ticari işlemleri eşi olan ... ... tarafından takip edilmekte, satış/sipariş/teklif işleri dava dışı ... ... tarafından yürütüldüğünü, davalı ve eşinin talebi üzerine müvekkili şirket tarafından ana bayilerden sipariş geçilmiş ve gelen siparişler davalı uhdesine teslim edildiğini, bu durum sevk ve sipariş fişleri, hal kayıtları (Hal no: ... - ... - ...) ve/veya fide sipariş sözleşmeleri ile de sabit olduğunu, davacı müvekkili üzerine düşen tüm edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş; davalı tarafından kendilerine iletilen tüm siparişleri tam ve eksiksiz olarak temin ederek ilgililere teslim ettiğini, müvekkili, davalının siparişinin büyük kısmını kendisi tedarik etmiş bir kısmını ise (üretici) başka firmalardan tedarik ederek davalının çalışanı/yakını olan ... ... ve ... ... teslim ettiğini, bu süreçte davalı ...' ya yapılan tüm tebliğ (...) işlemleri de eşi ... ... tarafından teslim alındığını, davalı-borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu icra takibini uzatmak ve zaman kazanmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı ve borçlu aleyhine haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça öne sürülen tüm bu iddialar tamamıyla gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ya da müvekkilinin eşinin davacı ile hiçbir ticareti olmadığını, davacı müvekkili ile aralarında hiçbir ticaret olmamasına, herhangi bir alım-satım işlemi yapılmamasına rağmen müvekkiline ... tarihli ... belge numaralı ...-TL bedelli faturayı keşide ettiğini, bu faturaya karşı tarafımızca, kanuni itiraz süresi içerisinde, T.C. Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek itiraz edilmiş ve faturanın iade edildiği bildirildiğini, müvekkili ile hiçbir ticari ilişkisi olmamasına karşın davacı tarafça fatura keşide edilmesi hakkında ayrıca T.C. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda da bulunulduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu belgeler incelendiğinde görülecektir ki davacı ile müvekkili ya da müvekkilin eşi arasında düzenlenmiş hiçbir belge bulunmadığını, davacı üçüncü taraf firmalardan verdiği siparişlerin fişleri üzerine müvekkilinin eşinin adını yazarak kendi kendine müvekkilin eşi hakkında bir borç yaratmaya çalıştığını, müvekkili ya da eşinin davacı ile hiçbir ticari ilişkisi ya da borcu bulunmaması nedeniyle davacı tarafından ikame edilen icra takibine itiraz edilmiş olup yapmış olduğumuz itiraz haklı ve yerinde olduğunu bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşme/sipariş fişlerine, müvekkilin dahi değil, müvekkilinin eşinin adını ekleyerek, sahte belgelerle lehine haksız alacak yaratmaya çalışan, müvekkilinin kendisi ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen müvekkil aleyhine icra takibi başlatan davacı takibinde açıkça kötüniyetli olduğundan bu nedenle davacının İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası, ilgili kurumlardan tarafların BA-BS formları, ilgili kurumlardan davalı hakkında tacir araştırmasına ilişkin bilgi ve belgeler celbedilmiş incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek “ibraz edilen defter ve belgeler incelenip HMK 222/2 ve devam maddeleri gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek, tarafların iddia ve savunmaları da irdelenmek suretiyle dayanak belgeler ile ticari defter ve belgelere göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği faturadan kaynaklı alacak miktarının ne olduğu yönünde” rapor tanziminin istenilmiş bilirkişi ... tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın itirazın iptali davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Kararın, kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce değerlendirilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!