Anahtar kelimeler: Asaleten Terekesine Kiracılık Tereke Kiraladıklarını Temsilen İmzaladığını Engel Engellediğini Protokolleri

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalılar ile 12.11.20 12... .11.2012 tarihli protokolleri imzaladığını, buna göre tarafların ... terekesine ait taşınmazları tereke temsilcisinden kiraladıklarını, kendisine asaleten ve diğer davalıları temsilen hareket eden davalı ...'nin söz konusu sözleşmeye aykırı biçimde müvekkilinin taşınmazlar üzerindeki hukuki ve fiili tasarruflarını engellediğini, taşınmazların kullanımına engel olduğunu ileri sürerek; taraflar arasında kiracılık sıfatına ilişkin olarak kurulan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, tamamlanacak tasfiye sonucuna göre davalıların tarlaları doğru bir şekilde işletmemesinden kaynaklanan davacının gelir kaybının ve davalıların haksız olarak yapmış oldukları masrafların da hesaplanarak bu tutarın da tasfiye payına eklenmesi suretiyle davacının tasfiye payının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 12.11.2012 tarihli protokolün ihlali nedeniyle diğer davalılar hakkındaki tüm hakları saklı kalmak üzere, davalılardan....aleyhine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 200.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 05.12.2013 tarihli kararıyla; taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620. maddesinde tanımı yapılan adi ortaklığın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 10.06.2014 tarihli ilamla; taraflar arasında düzenlenen iş ortaklığı sözleşmesi ile geçerli bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, uyuşmazlığın ilamda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.2. Bozmaya uyan Mahkemenin 20.03.2018 tarihli kararıyla; davacı vekilinin 18 duruşmadan 12 duruşmaya katılmadığı, dosyanın sürüncemede kaldığı, 17. celsede mazeretinin reddedilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme sonrası 18. celsede de davacı vekilinin mazeretinin belgelendirilmediği gerekçesiyle reddedilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.3. Dairece verilen 20.12.2018 tarihli ilamla; Mahkemece, yazılı yargılama usulüne tabi olan davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 150/6 maddesi gereğince davanın iki defa yenilendikten sonra üçüncü kez takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, ikinci defa takipsiz bırakılması sonucu davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.4. Bozmaya uyan Mahkemenin 20.12.2022 tarihli kararıyla; davaya konu olayda 21.12.2012 tarihli kira sözleşmesiyle tereke temsilcilerinden ortaklaşa kiralanan tarımsal taşınmazların birlikte işletmek amacıyla bir yıl süreli bir adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklığın 21.11.2013 tarihinde sona erdiği, adi ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle elde ettiği gelirin ve alınan destekleme payının belirlendiği, yapılan giderler mahsup edilerek adi ortaklığın sona erme tarihi itibariyle mal varlığının hesaplandığı, taraflar arasındaki protokollerde hisse oranları yazılı olmadığından ortakların payının eşit olacağı, kiralanan taşınmazların davalılardan ... tarafından ekildiği ve geliri bu kişi tarafından alındığından davacının davalılardan ...'den payına düşeni talep edebileceği, davacı tarafından ıslah dilekçesi sunulduğu, eksik harcın ikmal edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, ... terekesine ait tarımsal taşınmazların kiralanarak işletilmesine yönelik taraflar arasındaki 1 yıllık süreli adi ortaklığın feshine, 218.358,76 TL tasfiye payının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, faize yönelik talebin reddine, taraflar arasında cezai şart olarak düzenlenen 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.5. Dairece verilen 12.09.2024 tarihli ilamla; hüküm altına alınan ''218.358,76 TL'lik tasfiye payının'' kim ya da kimlerden tahsil edileceği noktasında gerekçe ile hüküm arasında çelişik oluşturulduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 11.05.2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, davaya konu olayda 21.12.2012 tarihli kira sözleşmesiyle tereke temsilcilerinden ortaklaşa kiralanan tarımsal taşınmazların birlikte işletmek amacıyla bir yıl süreli adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklığın 21.11.2013 tarihinde sona erdiği, 11.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda adi ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle elde ettiği gelirin ve alınan destekleme payının belirlendiği, yapılan giderler mahsup edilerek adi ortaklığın sona erme tarihi itibariyle malvarlığının 1.091.793,81 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki protokollerde hisse oranları yazılı olmadığından ortakların payının eşit olacağının kabul edildiği, net gelir 1.091.793,81 TL olup, 5 ortaklı adi ortaklıkta davacının payının 218.358,76 TL olduğu, kiralanan taşınmazların davalı ... tarafından ekildiği ve gelirinin bu kişi tarafından alındığı, davacının 06.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 218.358,76 TL üzerinden eksik harcın ikmal edildiği, tasfiye payına yönelik olarak dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, ıslah dilekçesi ile tasfiye payı için faiz talep edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, ... terekesine ait tarımsal taşınmazların kiralanarak işletilmesine yönelik taraflar arasındaki 1 yıl süreli adi ortaklığın feshine, 218.358,76 TL tasfiye payının davalı ...'den tahsiline, faize yönelik talebin reddine, taraflar arasındaki 12.11.2012 tarihli protokolün 3. maddesinde cezai şart olarak düzenlenen 200.000,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili; davacı ile müvekkili arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ile tazminat talep edildiği halde Mahkemece davacı lehine ortaklık payı alacağı konusunda hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda mal varlığının aktif ve pasif olarak bir bütün halinde tespitinin yapılmadığını, ortaklığın giderlerini içeren açık, incelemeye ve denetime elverişli detaylı bir gider tablosu hazırlanmadığını, bilirkişi tarafından gider hesabının belge eksikliği nedeniyle yapılmadığının raporda açıkça belirtildiğini, yine aynı bilirkişinin davacının hiçbir belge sunmadığı halde gelir hesabı yapması nedeniyle raporun hakkaniyetli olmadığını, çiftçilik faaliyetlerinin temel giderlerinin göz önüne alınmadığını, ortaklığın kapsamlı gelir ve gider tablosunun ortaya koyularak kâr ve zarar dengesinin sağlanması gerektiğini, hükme esas alınan raporda müvekkilin ürün hasadı yapmadığının ve zararda olduğu zamanların göz ardı edildiğini, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacının tazminat ve alacak talebine ilişkin zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.