Anahtar kelimeler: Özetletakibe Uyuşmadığı Böyleyken Bildikleri Çıkacağını Çekteki Bilebilecek Sistemde Taklit Konumda

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
:takibe dayanak gösterilen çekin müvekkili şirket yetkilisine ait olmayıp imzası taklit edilmek sureti ile imza edildiğini, mahkemece yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığı ortaya çıkacağını, nitekim takip konusu çek bankaya ibraz edildiğinde de banka yetkilileri çekteki keşideci imzası ile sistemde kayıtlı imzaların uyuşmadığı çekin arkasına şerh olarak düşüldüğünü, hal böyleyken davalının imzanın müvekkile ait olmadığını bildikleri ve bilebilecek konumda oldukları açık olup, aksi düşünce hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu nedenle davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de gerektiğini, İİK m.72 hükmü gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulüyle, müvekkilin in mağdur olmaması ve geri dönülmez zararlara uğramaması için, açıkça kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini, davacı müvekkilinin Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... E sayılı dosyasına konu kılındığı şekilde borçlu olmadığının tespitine ve borca ilişkin yapılan ödemelerin istirdatına, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, takibe konu senet nedeniyle davacının davalıya borcu olup olmadığı, çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir. Bu durumda ispat yükü tekrar davalıya düşmektedir.
Mahkememizce davaya konu senet üzerinde imza incelemesi yapmak üzere ATK'dan rapor alınmış olup keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ..... eli ürünü olmadığına ilişkin rapor hazırlandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce çek üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı ve ilgili raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılarak çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin el ürünü olmadığı, imzanın sahte olduğu anlaşılmıştır. Sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olduğu, çek hamillerinin iyi niyetli olup olmayacaklarının sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmekle davanın kabulüne ilişkin karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 60.834,43TL ilam harcından peşin alınan 15.208,61TL harcın mahsubu ile bakiye 45.625,85TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 7.700,00TL bilirkişi ücreti, 1.500,00TL posta masrafı, 427,60TL başvuru harcı, 15.208,61TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 24.836,21TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 139.584,62TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!