Anahtar kelimeler: Ocaklarında Malül Sakarya Çalışırken Maden Zonguldak Yakalanarak Hastalığına Hastalığının Kusuru
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalıya ait iş yerinde çalışırken meslek hastalığına yakalanarak % 19,2 oranında malül kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkili Kurumun maden ocaklarında meslek hastalığının önlenmesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında her türlü tebbirlerin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile davacının meslek hastalığı sonucu %19,2 maluliyeti nedeniyle 439.803,73 TL maddi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile davacının meslek hastalığı sonucu %19,2 maluliyeti nedeniyle takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, Mahkemece kusur yönünden alınan 30.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının davalı yanında geçen çalışmaları nazara alınarak 32 yıl formülüne göre meslek hastalığının meydana gelmesinde davalının %75,16 oranında kusurlu olduğu, %24,84 oranında da kaçınılmazlığın etkili olduğu belirtildiği, davacı tarafça rapora karşı somut bir itirazda bulunulmadan dosyanın hesap bilirkişisine verilmesinin talep edildiği, davalı yanca bilirkişi raporunun hatalı olduğu belirtilerek kusur raporuna itiraz edildiği, Mahkemece davacının rödovans sözleşmesi kapsamında ve taşeronlarda geçen çalışma sürelerinden Maden Kanunu 7. madde dikkate alınmaksızın davalının sorumlu olduğu kabul edilerek rapor düzenlenmesi yönünde ara karar kurulduğu ve bu kapsamda tanzim edilen 21.01.2022 tarihli ek kusur raporunda davalının %80,47 kusurlu olduğu ve kaçınılmazlık oranının ise %19,53 olarak belirlendiği ve mahkemece bu kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu, davacıda mevcut meslek hastalığının oluşumu ile ilgili olarak rödövans şirketlerinde geçen çalışmalarından davalı TTK'nın Maden Kanunundan kaynaklı denetim yükümlülüğüne ilişkin kusur ya da ihmalinin bulunduğuna dair dosya kapsamınında herhangi bir iddia olmadığı gibi mahkemece alınan ilk kusur raporuna davacı tarafça somut bir itiraz olmadığı da nazara alındığında 30.07.2021 tarihli rapor yerine 21.01.2022 tarihli ek kusur raporuna itibar edilmesinin isabetli olmadığı, maddi tazminat miktarının tespiti açısından davacının bakiye ömrü TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamalara esas alınan unsurların Yargıtay içtihatlarına ve dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi raporundaki kusur oranı dışındaki veriler sabit kalmak kaydıyla maddi tazminat alacağının tekrar hesaplandığı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, dosya kapsamı dikkate alındığında manevi tazminat miktarına yönelik davalı istinaf isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile "Davacının meslek hastalığı sonucu %19,2 maluliyeti nedeniyle 434.310,79 TL maddi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının meslek hastalığı sonucu %19,2 maluliyeti nedeniyle takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda davalının %75,16 kusurlu olduğu ve %24,84 kaçınılmazlık olduğu sabit bulunduğunu, müvekkilinin genç yaşında bu hastalığa yakalanmasında kusuru olmadığını, mahkemece hesaplamalarda yanılgıya düşüldüğünden, maddi tazminat hesaplamaları yanlış, hatalı ve eksik olduğunu, hükmedilen maddi tazminatın az olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminattan Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, işverenin her türlü sorumluluğu yerine getirmiş olup meslek hastalığının oluşmasında herhangi bir kasıt kusur ve ya ihmali de söz konusu olmadığını, maluliyete etkisi olan diğer hususların araştırılmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, pasif dönemde tam yıl çalışarak gelir elde edeceği düşünülmesi ve zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!