Anahtar kelimeler: Süreç Yağma Görüşü Gaziantep İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Yoksunluklarına Edilebilir Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk dereceGaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 168/3 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleriSanık ve müdafiinin temyiz istemleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müştekinin, sanığın kendisinden para almadığını beyan ettiğine, bu hususun tanık anlatımı ile doğrulandığına, suç vasfının değiştiğine, sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğuna, yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, müşteki ve tanık beyanlarının göz ardı edildiğine, şikâyetten vazgeçildiğine, zararın karşılandığına, müştekinin şikâyeti bulunmamasına rağmen, mala zarar verme suçundan hüküm kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartının suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi olduğuna, gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, kararın bozularak, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeSanık müdafinin, sanık hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik istinaf isteminde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca nitelikli yağma suçuna yönelik inceleme yapıldığı, temyiz isteminin de tüm suçlara yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince inceleme yapılabileceği değerlendirilmiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştırAncak,5237 sayılı Kanun'un 150/2. fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. Mağdurun kollukta alınan ilk beyanında, sanığın 170,00 TL parasını aldığını beyan ettiği, suç tarihi olan 30.08.2017 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. uyarınca sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,17.12.2025 tarihinde karar verildi.