Anahtar kelimeler: Spesifik Davaitirazın Abonman Çamaşır Emtiasının Denizcilik Konteyner Şirketçe Nakliyat Makinesi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ
: 19.04.2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe nakliyat abonman poliçesi kapsamında düzenlenen spesifik poliçe ile dava dışı ......AŞ'ye ait 734 adet brüt 49.420 kg çamaşır makinesi emtiasının ...no.lu 4 adet konteyner içinde... gemisi ile Türkiye'den Vietnam'a nakliyesi sırasında hasara uğradığını, 3 adet konteynerdeki 138 adet çamaşır makinesi emtiasının ambalajlarında ıslanma, yırtık ve ezik bulunduğunu, emtianın tahliye edildiği depoda tutanak düzenlenerek taraftarca imzalandığını, ... no.lu konteynerdeki 62 adet, ... no.lu konteynerdeki 61 adet ve ... no.lu konteynerdeki emtiadan 15 adetinin ambalajının ıslak ve yırtık olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesinde hasarın konteyner kapaklarının alt kısmında sızan deniz veya yağmur suyu nedeniyle meydana gelmiş olabileceğinin belirlendiğini, emtiada birim fiyatının yüzde 20'si oranında hasar hesaplaması yapılarak sigortalıya 4.205,48 Euro hasar ödemesi yapılarak TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, poliçe şartları gereği sigortalıya ödenen %10 ilave bedel düşüldükten sonra kalan 3.823,16 Euro tutarındaki hasarın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın 20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; davanın milletlerarası yetki yönünden reddi gerektiğini, acente olan davalının taşımayı üstlenmediğini, akdi veya fiili taşıyan olmaması nedeniyle bu davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, iddia edilen ıslaklığın nevinin tespit edilmediğini, nakliyat sigortaları 4/A maddesi uyarınca tatlı sudan meydana gelen hasarların sigorta kapsamı dışında olduğunu, CİF teslim şekline göre emtianın yükleme limanında gemiye yüklendiği anda yükteki tüm risk ve sorumluluğun dava dışı alıcıya geçtiğini, haricen yapılan görüşmelerde sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz olarak aldığının öğrenildiğini, TTK'nın 1185. maddesi uyarınca taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, TTK'nın 1185/2. maddesine göre hasarlı olduğu iddia edilen emtia üzerinde her iki tarafın iştiraki ve mahkeme vasıtasıyla yapılmış bir tespit bulunmadığını, hasarın nereden ve nasıl meydana geldiğini tespit edemediğini, eksperin yükü ve konteynerieri görmeden ve bunlar üzerine herhangi bir inceleme yapmadan muhtemel senaryoya göre tek yanlı rapor yazdığını, satılan çamaşır makinesinin satış fiyatının % 20'sinin karton koli ambalajı bedeli olduğunun kabul edilemeyeceğini, eksperin hesapladığı hasar bereline iki kez %10 ilave ettiğini, takipteki faizin fahiş olduğunu savunarak, davanın milletler arası yetki ve acentenin dava ehliyeti yönünden reddine, davalı taşıyıcı yönünden ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde 'Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.' düzenlemesi bulunmaktadır. Yükün █████/2018 tarihinde alıcı tarafından teslim alındığı, hasara ilişkin ihtarnamenin █████/2018 tarihli olduğu gözetildiğinde hasar ihbarının süresinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda eşyanın tahliyesi için konteyner kapaklarının açılması neticesinde eşyaların hasar gördüğünün tespit edildiği ve gerekli hasar raporu çıkarılarak TTK m. 1185 f. 1 de belirtilen süreler içerisinde zamanında hasar ihbarında bulunulduğu belirtilmiş ise de konişmentoda CY/CY kaydının bulunduğu, buna göre davalının kara taşımasını üstlenmediği, hasar tutanaklarının taşıyanın temsilcisinin katılımı olmadan düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından hasar ihbarının süresinde yapılmadığı kabul edilmiştir. Buna göre hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. 27.09.2018 tarihli 3 ayrı hasar tutanağı incelendiğinde; alıcının deposuna sevk edilen ..., ... ve ... no'lu konteynerlerin orijinal mührünün depo personeli tarafından açılmış olduğu ve boşaltma esnasında Transimex deposunu temsilen 2 kişi ile ...deposunu temsilen 1 kişi tarafından yapılan inceleme sırasında, konteynerin taban kısmında bulunan ürünlerin ambalajlarının ıslandığı ve bu şekilde teslim alındığı, içeriğinin ise kontrol edilmediği ve konteynerlerde delik olmadığının belirtildiği, ekspertiz raporunda ise dava konusu ambalaj ve ıslanma hasarlarının, muhtemelen konteyner kapakları alt kısmından sızan deniz ya da yağmur suyu nedeniyle meydana geldiği şeklinde yorum yapıldığı, ancak konteyner kapaklarının alt kısmından su sızdığına ilişkin bir bilgi, belge ve tespite rastlanılmadığı, ıslaklığın deniz suyu mu yoksa tatlı su mu olduğunu gösteren gümüş nitrat testinin de yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği hususunun belirli olmadığının belirtildiği anlaşılmakla, dava konusu hasardan davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğu uygun delililerle ispatlanamamış olup davalı ...'ye izafeten açılan davanın davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...A.Ş.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ; konişmentonun 'signed for the carrier ...' kaydı ile taşıyan adına acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ise ... vergi numaralı fiili taşıyan... tarafından düzenlendiği görülmüştür. TTK'nun 105.maddesinde 'acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği7 hükmü düzenlenmiş olup anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalının taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delilin de sunulmadığı..." gerekçesiyle, ...'ye izafeten ...AŞ'ye yönelik açılan davanın esastan reddine, ...AŞ hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince nakliyat abonman sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen nakliyat sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan ......A.Ş'ye ait 734 adet ve 49420 kg çamaşır makinesi emtiasının davalılarca ...nolu konteynırlar içinde... gemi ile Türkiye'den Vietnam'a nakliyesi sırasında hasara uğradığını, gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra 27.09.2018 tarihi itibariyle konteynerlerin alıcı şirkete teslimi sonrasında açılması ile yapılan kontrollerde ... no.lu konteyner içerisinde 62 adet emtianın, ... no.lu konteynerde 61 adet emtianın, ... no.lu konteynerde ise 15 adet emtianın ambalajının ıslak ve yırtık olduğunun belirlendiğini, taşıyanın temsilcisinin imzası bulunan tutanak üzerine sigortalı tarafından ihtar gönderildiğini, Taşımacının teslim aldığı emtiayı teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm ziya ve hasarlardan sorumlu bulunduğunu, TTK’nın 1178. maddesine ve Hamburg Kurallarının 4. maddesine göre taşıyanın, eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, taşıyanın yüke özen borcu eşyanın teslim alınması ile doğacağı ve yükün konişmento hamiline teslimi ile sona ereceğini, hasar ihbarının süresinde yapıldığını, üç günde bildirilmeyen hasardan alıcının sorumlu olmayacağına ilişkin yasada bir düzenleme bulunmadığını, hasarın, sigortalı emtianın alıcıya tesliminden kısa bir süre sonra davalıya bildirildiğini, bu nedenle hasarın taşıma esnasında oluştuğunun kabulü gerekeceğini, konteynerlerin tabanında delik olmadığının belirtilmesine rağmen, emtiaların ıslanmaya bağlı olarak hasarlandığını, hasar fotoğraflarından anlaşılacağına göre konteynerlerin sadece alt kısımlarının ıslak olup, bu hususta hasar tutanağında da konteyner döşemesinin ıslak olduğu, yer yer su birikintileri olduğunun belirlendiğini, kararda belirtilen bu hususun aksine, yalnızca bir tutanakta konteynerde delik yokmuş şeklinde bir beyanın mevcut olduğunu, bu beyandan da yeterli kontrolleri sağlanıp sağlanmadığının anlaşılmadığını, diğer tutanaklarda konteynerde delik olmadığı yönünde bir beyanın mevcut olmadığını, hasarın oluşum şekline göre konteyner tabanında gerçekleşmesi dikkate alındığında hayatın olağan akışı içerisinde ıslanmaya sebep olan suyun alt kısımdan konteyner içerisine nüfuz ettiğini, tabanda bir delik tespit edilememesinin zararın konteynerden kaynaklanmadığı anlamına gelmeyeceğini, ıslanmanın konteyner alt kapaklarından sızan sular sebebi ile oluştuğunu, bir çok Yargıtay kararında ıslanmanın tatlı sudan mı yoksa deniz suyundan mı kaynaklı oluştuğunun tespit edilememesinin ret sebebi olamayacağı, bu hususta o gün yağmurun etkili olup olmadığı, emtianın kara yolu ile nakli esnasında ıslanabilmesinin hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olup olmadığının incelenmesi gerektiğine vurgu yapıldığını, ancak buna ilişkin bir incelemeye yapılmadığını, Davalı ...A.Ş'nin acente olması nedeniyle davanın husumetten reddinin doğru olmadığını, raporda açıklandığı üzere sigortalı ......A.Ş ile davalı taşıyan ...arasında 13.08.2018 tarihinde bir konşimento imzalandığını, davalı ....'nın taşıyan sıfatına ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetine sahip olduğunu, eşyanın zilyetliğinde zarar görmesi halinde sorumlu tutulabileceğini, konşimentonun davalı ...tarafından tanzim edilmesi nedeniyle husumet ehliyetinin bulunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, deniz yoluyla yük taşıması sırasında oluşan hasar nedeniyle nakliyat sigortacısı tarafından sigortalısına ödenmiş olan tazminatın, taşıyandan rücuen tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dışı sigortalı ......AŞ ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Taşıma sözleşmesi ve buna göre düzenlenen konşimento tahtında 4 konteyner içeriği çamaşır makinesi emtiası sağlam şekilde davalı taşıyıcıya teslim edilmiştir. Konteynerler 13.08.2018 tarihinde düzenlenen konşimento tahtında... gemisine yüklenmiştir.
Varış limanında yapılan kontrollerde üç konteyner içerisindeki bir kısım emtiaların ambalajının ıslak olduğu görülmüştür. Hasara ilişkin düzenlenen 27.09.2018 tarihli tutanaklardan konteyner tabanındaki döşemenin ıslak olduğu ve su biriktiği belirlenmiştir. 21.01.2019 tarihli ekspertiz raporunda emtianın, konteyner altındaki deliklerden veya bağlantı noktalarından sızan su ile hasarlandığı belirlenmiş ve 05.02.2019 tarihinde hasar bedeli ödenmiştir. Bu tespitlerin limanda yapılmadığı, gümrükten alınan yükün alıcının deposuna götürüldüğü ve burada tespit yapıldığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 1185. maddesi gereğince, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin üç gün içerisinde yapılması yeterlidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında, eşyanın ziya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği kabul edilir ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği iddia edilirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki bu karinenin aksi ispat olunabilinir.
Davalı ... A.S.'nin navlun faturası düzenlemesi nedeniyle taşımacı olduğu açıktır. Kural olarak taşıma sırasında oluşacak zararlardan, taşıyan sorumludur. Bunun için taşımanın şekline göre, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Taşımaya konu emtianın taşıyanı, gönderileni ve aralarındaki ilişkiyi belirleyen 13.08.2018 tarihli konşimento tahtında taşındığı ve konşimentoda "... & ..." kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kayıt, yükün konteynere satıcı/yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve konteynerin mühürlendiği anlamına gelir. Dolayısıyla somut olayda konterner içindeki yükleme ve istiflemeyi taşıyanın yapmadığı, emtianın İstanbul Limanı'ndan yüklenerek, ... Limanına sevk edildiği varma limanında emtianın tahliye edildiği, tahliye sırasında hasara ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmediği, bir süre sonra alıcının deposunda, taşıyanın veya temsilcisinin katılımı olmaksızın düzenlenen tutanağın, geçerli bir hasar ihbarı olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.
Taşımaya ilişkin belgelerde bulunan CY/CK kaydı, taşıyanın sadece yükleme limanındaki konteyner sahasından, boşaltma limanındaki konteyner sahasına kadar olan demir yolu taşımasından sorumlu olduğunu gösterdiği, buna göre yükün yükleme limanından alınarak tahliye limanında teslim edileceği ve esasında taşımanın Limandan Limana (Port to Port) şeklinde gerçekleştirildiği, bu taşıma şeklide taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu, malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlayıp tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona ermektedir. Taşıyan her ne şekilde olursa olsun, yükleme limanında geminin küpeştesine kabul edilmeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edildikten sonra mallara gelebilecek herhangi bir zarardan veya gecikmeden sorumlu değildir. Mühürlü konteynerin taşıyana teslimi veya teslim alınması sırasında düzenlenen tutanaklarda, konteynerdeki arızaya ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Hasara ilişkin tutanaklar kara taşımasından sonra düzenlenmiş ve kara taşımasının da davalı tarafça üstlenildiğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine oluştuğu kabul edilmelidir. Bu karinenin aksinin ispat edilerek, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin kanıtlanması gerekmektedir.
Ekspertiz raporundaki konteynere ilişkin tespit, konteyner üzerinde inceleme yapılarak düzenlenmemiştir. Dosyada emtianın ıslandığı tespit edilmekle birlikte, bu ıslanmanın deniz taşıması sırasında oluştuğu belirlenmemiştir. İspat yükü, zararın varlığını iddia eden ve bu zararın deniz taşıması sırasında oluştuğunu ileri süren davacıya aittir. Davacı, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Deniz suyuna ilişkin testlerin yapılması da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Davacı tarafından bu ispat yükü yerine getirilmeden, mahkemece hangi tarihte yapıldığı bilinmeyen Vietnam'daki kara taşıması sırasında yağmur yağıp yağmadığının araştırılması usul hukukuna uygun görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince belirlendiği üzere; dosyada bulunan konşimento örneği, ...AŞ'nin taşıyan şirketin acentesi olduğuna ilişkin sunduğu belgeler, konşimentoda bulunan "....... ..." kaydı ile bu davalının taşıyanın acentesi sıfatıyla imzalandığı anlaşılmıştır. Navlun faturasının fiili taşıyan ... tarafından düzenlendiği görülmüştür. TTK'nun 105. maddesine göre, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceğini, yasaya göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına karşın doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı, acentenin taşıma işini bizzat üstlenmediği, acente sıfatıyla hareket ettiği, konşimentodaki kayıt nedeniyle acentelinin sorumlu olmadığı anlaşıldığından, davacının, bu davalıya yönelik istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.03.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!