Anahtar kelimeler: Zamandır Hakkari Zilyet Köyünde Adlarına Mera Oysa Yıldan Vasfı İli

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... ve ... dava dilekçesinde; Hakkari ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 03... parsel sayılı taşınmazın hatalı olarak mera vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiğini oysa taşınmaza 100 yıldan fazla zamandır zilyet olduklarını ileri sürerek taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.II. CEVAPDavalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, mera vasfındaki taşınmazın zaman aşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARI VE BOZMAHakkari Asliye Hukuk Mahkemesince 04.12.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.03.2016 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; “...Davacıların, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin murislerinden kaldığı iddiası ile dava açmış olmalarına rağmen murisin başka mirasçısı olup olmadığının araştırılmadığı, başka mirasçı var ise çekişmeli taşınmaz bölümlerinin davacılara ne şekilde intikal ettiği üzerinde durulmadığı, Mahkemece yapılan mera araştırmasının yetersiz olduğu, yapılan keşif ve uygulama sonucunda başka mirasçılar olmasına rağmen taşınmazların murislerinden davacılara herhangi bir nedenle intikal ettiğinin belirlenememesi halinde davacıların terekeye ait bir mal varlığı için tek başlarına dava açamayacakları hususlarının göz önünde bulundurulması gerektiği” belirtilerek bozulmuştur.IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında ... ... mirasçılarının alınan beyanları ve sunmuş oldukları beyan dilekçeleri ile çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu davacılara kaldığı, çekişmeli bölümlerin tarla vasfında olduğu, imar-ihyasının tamamlandığı, sınırlarının belirgin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydını kısmen iptali ile fen bilirkişi raporunda ekili-1 diye adlandırılan 10.151, 66... , ekili-2 diye adlandırılan 5.955, 42... , ekili -3 diye adlandırılan 12.418, 99... bölümlerin ifraz edilerek davacılar adına eşit paylı olacak şekilde tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçelerindeki savunmalarını tekrar ederek kabul kararının usul veya yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, kabul kararı verilen taşınmaz bölümlerinin meranın ortasında kaldığını ve mera bütünlüğünün bozulduğunu, davacılar hakkında belgesiz araştırması yapılmadığını, kısmen kabul kararı verildiği halde Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı mera sicil kaydının iptali ve tapuya tescili istemine ilişkindir.Kadastro sonucu Hakkari ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı 138.590, 23... yüz ölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.Mahkemece davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dosya kapsamında yer alan jeodezi uzmanı bilirkişi raporu içeriğine göre nizalı bölümlerin 19 88... yılı hava fotoğraflarında kullanıldığı, ziraat bilirkişi raporu içeriğine göre çekişmeli taşınmaz bölümlerinin imar-ihyasının 1993 yılında tamamlandığı belirtildiğinden taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılına kadar kanunda aranan 20 yıl zilyetlik süresi dolmadığı halde Mahkemece zilyetlik süre hesabının tespit tarihi yerine dava tarihi olarak hesaplanması hatalı olmuştur. Tüm bunlardan vareste olmak üzere taşınmaza komşu 1 04... parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olduğu anlaşılmasına karşın çekişmeli taşınmaz bölümlerinin meradan sökülmek suretiyle elde edilip edilmediği, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeden hüküm kurulduğu görülmektedir. Yine ziraat bilirkişi raporunda nizalı bölümleri çevresinden ayıran doğal sınırların bulunduğu belirtilmiş ise de çekişmeli taşınmazın geri kalanından nasıl ayrıldığı hususu, mera parseli ile arasında ayırıcı doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilmemiştir. Dava konusu taşınmaz bölümlerinin sulu toprak vasfında olduğu, davacı tarafın belgesizden edindiği taşınmazların ise sulu toprak mı kuru toprak mı olduğu hususu araştırılmadığından, kanunda aranan sınırların aşılıp aşılmadığı değerlendirilememiştir.Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulamaz.Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, davacı tarafın belgesizden edindiği taşınmazların vasfı belirlenmeli, gerekirse bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınmalı, ondan sonra kanunda aranan kuru toprakta 100 dönüm, sulu toprakta 40 dönüm sınırının aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır. Davacı taraf miktar itibarı ile sınırı aşmıyor ise dosyanın esastan incelemesine geçilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili ve idari merciler tarafından 4753, 56 18... sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı ilgili mercilerden sorulup saptanmalı, mera tahsis kaydı var ise mera tahsis kaydı ve dayanağı haritalar getirtilip uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmelidir.Dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra davada yararı olmayan, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, taşınmazın bulunduğu köye komşu köy halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar, fen bilirkişi, önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, geleneksel biçimde mera olarak kullanılan yerlerden olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ayrı ayrı maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı; mahkeme hakiminin, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu hususlarındaki gözlemi ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, ayrıca komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli ve bu fiziksel olgular da keşif tutanağına aynen geçirilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, kadim veya tahsisli kamu orta malı mera olup olmadığı ya da meradan açılıp açılmadığı, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz bölümleri ile komşu taşınmazlar arasında toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından fark bulunup bulunmadığı, çekişmeli bölümlerin ana taşınmaz olan mera parsel ile komşu mera parselinden ne şekilde ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı ve rapora taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş, ana taşınmaz olan 1 03... parsel ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğraflarının eklenmesi istenilmeli; jeodezi mühendisi bilirkişiden tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmaz bölümlerin sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı ve krokili rapor düzenlettirilmeli; dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesinin mera olduğu saptandığı takdirde, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı göz önünde tutulmalı; mera olmadığı saptandığı takdirde ise tahsis ya da tespit tarihinden evvel davacı taraf lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.