Anahtar kelimeler: Firmayla Menşeli Menşe Distribütör Cevaptan Dolaşıma Amerika Birleşik Devletleri Muhteviyatı

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına... Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşe belgesinin sunulmaması ve distribütör firmayla yapılan yazışma üzerine verilen cevaptan Amerika Birleşik Devletleri menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle ek mali yükümlülük ve katma değer vergisinin üç katı oranında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Türk Standartları Enstitüsünce düzenlenen "Gümrüklerde İthal Araç İncelemesi" konulu raporda, dava konusu aracın üretildiği ülkenin ''Almanya'' olarak belirtildiği, araca ait A.TR dolaşım belgesi, etiket ve ihraç ülkesinde tanzim edilmiş faturanın sunulduğu, ancak, davalı idarece internet ortamında yapılan araştırma ve distribütör firmayla yapılan yazışmaya verilen cevabın dışında aracın üretim yerinin Almanya olmadığı yönünde ihracatçı/üretici firma nezdinde herhangi bir araştırma ve incelemede bulunulmadığı, dolayısıyla beyanın aksini tevsik edici yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı olayda, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Olayda; "binek otomobil" cinsi eşyanın Amerika Birleşik Devletleri menşeli olduğundan bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca ek mali yükümlülük ve katma değer vergisi üzerinden hesaplanan para cezasının iptali istemiyle █████/2023 tarihinde idareye başvuruda bulunulduğu, idarece süresinde cevap verilmemesi üzerine de █████/2024 tarihinde işbu davanın açıldığı; Dairelerinin █████/2025 tarihli ara kararı üzerine idarece verilen cevaptan, başvuruya ilişkin olarak herhangi bir idari karar alınmadığı gibi süre uzatımında da bulunulmadığı, ancak davanın açılmasından sonra davaya konu edilmesi nedeniyle itiraz hakkında başkaca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı yönünde davacıya yazı yazıldığının bildirildiği anlaşıldığından; itiraz başvurusunun otuz günlük süre içerisinde karara bağlanmaması nedeniyle oluşan zımni ret işlemine karşı takip eden 30 gün içinde olmak üzere, en geç █████/2024 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonra █████/2024 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Ceza tutanağında zımni ret durumunda kanuni başvuru yollarının ve yasal sürelerin belirtilmediği, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşe belgesinin sunulmaması ve distribütör firmayla yapılan yazışma üzerine verilen cevaptan Amerika Birleşik Devletleri menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle ek mali yükümlülük ve katma değer vergisinin üç katı oranında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinde Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen 2. fıkrasında ise, Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda bulunduğu hüküm altına alınmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı hüküm altına alınmıştır.2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 39. maddesinde, İçtihatları Birleştirme Kurulunun, dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü veyahut birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekli görüldüğü takdirde, Danıştay Başkanının havalesi üzerine, Başsavcının düşüncesi alındıktan sonra işi inceleyeceği ve lüzumlu görürse, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar vereceği; 40. maddesinin 3. fıkrasında Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararlarının, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanacağı, 4. fıkrasında da Kurul kararlarına, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idarenin uymak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.█████/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun █████/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasındaki içtihat aykırılığının, özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde otuz, Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, otuz ve altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde birleştirilmesine karar verilmiştir.Öte yandan, anılan kararda, zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda, dava açma süresi hesaplanırken Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki kural uygulanmak suretiyle dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay daire ve kurullarınca verilen kararlar arasında süregelen bir aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla 2575 sayılı Kanun'un 39. maddesinde aranan lüzum unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun █████/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, yazılı olarak bildirilen ve dava açma süresi belirtilmeyen idarî işlemlere ilişkin olarak varılan sonuç, esas itibarıyla, yargı mercilerince, dava açma süresini düzenleyen kanun hükümlerinin yorumlanmasında, mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyede aşırı bir şekilcilikten veya kanunla öngörülmüş yeterli açıklıkta olan ve uzun süredir uygulanan dava açma süresinin ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği, bu itibarla hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkesi ile mahkemeye erişim hakkı arasındaki hassas dengenin gözeltilmesi gerektiği gerekçelerine dayanmaktadır.Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun sözü edilen kararında, zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresi hesaplanırken Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki kural uygulanmak suretiyle dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda verilen kararlar arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de kararda, yazılı olarak bildirilen idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde varılan sonucun dayandığı gerekçeler, zımni ret işlemleri yönünden de genel dava açma süresinin uygulanması gerekliliğini ortaya koymaktadır.Bu durumda, █████/2023 tarihinde tebliğ edilen para cezası kararına karşı şirket yetkilisi ... tarafından █████/2023 tarihinde yapılan itiraz üzerine, takip eden 30 gün içinde cevap verilmemesi nedeniyle başvurunun zımnen reddedildiği kabul edilerek İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca 30 gün içinde olmak üzere en geç █████/2024 tarihine kadar dava açılması gerekirken, █████/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, temyize konu vergi dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Anayasanın "Anayasının bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip bulunduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, █████/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvurucağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 74. maddesinin ilk fıkrasında, vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra; 2. fıkrasında, kendileriyle ilgili başvurmalarının sonucunun, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirileceği vurgulanmıştır.4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebileceği; idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; itiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazın süresinde yapılmış sayılacağı ve idarece yetkili makama ulaştırılacağı; itirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.Bu düzenlemelere göre, gümrük vergileri ve para cezalarında, idari davaya konu edilebilecek işlemin, tahakkuk ve para cezasına karşı, öngörülen usule göre yapılan itiraz üzerine, ilgili makamca tesis edilen olumsuz işlem olduğu açıktır. Dolayısıyla, öngörülen idari itiraz prosedürü tamamlanmadan idari yargı yoluna başvurulması olanaklı olmadığından, yükümlülerin itirazlarının, otuz gün içinde karara bağlanarak ilgisine tebliği zorunlu olup, bu süre içerisinde cevap verilmemesi halinde, idari itirazın zımnen reddedildiğinin kabulü gerekmektedir.Öte yandan zımni ret müessesi ile, idari makamların kanunen belirlenen süreler içerisinde cevap vermemeleri durumunda; istemin reddi kabul edilmek suretiyle, bireylerin hak arama hürriyetlerinin sürüncemede bırakılmayarak bir an önce kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu müessese, idari makamlarca, idari başvuruları sürüncemede bırakma ve bireyleri yargısal korumadan caydırma sonucu doğurmamalıdır.Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından adına alınan para cezası kararının █████/2023 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, █████/2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz başvurusunda bulunulduğu; ilgili makam tarafından 30 gün içinde cevap verilmemesi üzerine de ceza kararının iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda; her ne kadar, temyize konu kararla zımni ret işlemine karşı süresinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmişse de, dava konusu para cezası kararına karşı süresi içerisinde yapılan itiraz başvurusunun, Gümrük Bölge Müdürlüğünce karara bağlanmadığı, başka bir ifade ile, kamu alacağının henüz idari yönden kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi gereğince yapılan itiraz başvurularını 30 gün içinde karara bağlayarak ilgilisine tebliğ etme görevi olan idarenin, davacının itiraz başvurusunu cevapsız bırakması, davacıya hak arama yolunu kullanabilmesi için tanınan bir hak olan zımni ret müessesesinin idari işlemin kesinleşmesini sağlayan bir kurum olarak davacı aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasına neden olmamalıdır. Dairemiz içtihatlarında da idarece itirazlar hakkında idari karar alınmadığı sürece düzenlenen ödeme emirleri ek tahakkuk veya para cezasının kesinleşmediği gerekçesiyle iptal edilmektedir. Bu nedenle, dava konusu olayda da, idarenin itiraz hakkında olumsuz iradesini ortaya koyduğu ilk yazılı belge dosyaya sunduğu savunma dilekçesi olduğundan, davanın süresinde kabul edilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesinin davanın tüm tarafları ve "usul ekonomisi" açısından uygun olacağı açıktır.Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddine dair kararın uyuşmazlığın esası incelenmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.