Anahtar kelimeler: Vakıfname Zamandır Eklemeli Aşkın İrsen Köyünde Vakıf Kaldı Kalmasına İntikal
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 2 19... ve 100 parsel sayılı taşınmazların irsen intikal yoluyla davacıya kalmasına, eklemeli şekilde 100 yılı aşkın zamandır zilyetliklerinde bulunmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda davalı Vakıf adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların vakıf taşınmazı olmadığını, kaldı ki bir taşınmazın vakıfname kapsamında kalıyor olmasının zilyetlikle iktisap edilmesine engel teşkil etmediğini, 1967 yılından evvel de taşınmazlarda davacının mirasbırakanının zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Müdürlüğüne vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Karamanoğlu ... Bey Vakfına ait olduğunu, vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, bu hususta vakfın doğrudan doğruya hayrat vakfı olup olmamasının da bir öneminin bulunmadığını, öte yandan taşınmazlarda davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2021/5 61... /621 Karar sayılı kararıyla, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1967 yılından 20 yıl önceki durumu bilebilecek yaştaki tanık ve mahalli bilirkişilerin anlatımları dikkate alındığında davacı yaranına 13.07.1967 tarihi itibari ile olağanüstü zilyetlik koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dosyada tanık beyanlarından başka yeterli bir delil olmadığını, ayrıca aktif dava ehliyeti konusunda araştırma dahi yapılmadan karar verildiğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Karaman ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 19... ve 100 parsel sayılı 6.511, 29... ve 93, 37... yüz ölçümlü taşınmazlar 20 yılı aşkın zamandır ...’in zilyetliğinde bulunduğu ancak taşınmazın vakıf mallarından olduğu gerekçesiyle kadastro tutanağının beyanlar hanesine ...’in işgalinde bulunduğu şerhi yazılmak suretiyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Ancak; davanın eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açıldığı ayrıca davacının doğum tarihi itibarı ile tek başına zilyetliğinin yetmemesine rağmen, taşınmazların babadan davacıya intikal şekli konusunda herhangi bir açıklamada bulunulmamıştır.
Bilindiği üzere; mirasbırakandan mirasçılara intikal eden taşınmazlar 4721 sayılı TMK'nın 701. ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde, mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı tescili istenen taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK'nın 702. maddesi gereğince, tasarrufi işlemlerde oy birliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçıların üçüncü kişilere karşı birlikte dava açmaları zorunludur. Mirasbırakanın başka mirasçılarının bulunması halinde bir mirasçının terekeye dahil bir taşınmaz için mirasçı olmayan kişilere karşı kendi adına dava açma hakkı bulunmamaktadır.
Öte yandan Mahkemece kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu yönde yapılan araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, bir taşınmaz üzerindeki zilyetlik süresini en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğrafları incelmesinden yararlanılmamıştır. Tek kişilik ziraat bilirkişi raporunda taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı, zilyetlik süresinin ne kadar olduğu hususları tespit edilmemiştir.
Somut olayda, kültür arazisi olarak kullanılan ve hayrat niteliği bulunmayan ... Vakfı niteliğindeki dava konusu taşınmazların, zaman bakımından uygulanması gereken mülga 743 sayılı Yasa'ya 13.07.1967 tarihinde eklenen 81/B maddesine göre 13.07.1967 tarihi itibari ile olağanüstü zilyetlik koşullarının gerçekleşmesi halinde kazanımı mümkündür.
Hal böyle olunca; öncelikle taşınmazların kendisinden kaldığı belirtilen mirasbırakan ... ...'in veraset belgesi ya da nüfus kayıtları temin edilmeli, başka mirasçıların bulunması halinde dava konusu taşınmazların, paylaştırma, hibe, taksim ya da başka bir hukuki yolla davacıya intikal edip etmediği araştırılmalı, davacıya böyle bir intikal yoksa kendi adına dava açma hakkı bulunmadığı hususu gözetilmeli, davacıya intikal etmiş ise doğru sonuca ulaşılabilmesi için, Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan dosyadaki stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazların sınırlarının sabit olup olmadığının, genişleme yapılıp yapılmadığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazların değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; bundan sonra, dava konusu taşınmazlarda 743 sayılı Mülga Türk Kanunu Medenisi'nin 81/B maddesinin yürürlüğe girdiği 13.07.1967 tarihinden önce zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf lehine oluşup oluşmamasına göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!