Anahtar kelimeler: Davatazminat Bahsi Yıllar Rücuen Akdedildiğini İstendiğini Geçirdiği Sgk Vefat Çeşitli

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yıllar içerisinde çeşitli sözleşmeler akdedildiğini, bahsi geçen sözleşmeler kapsamında davalının personeli olan ... isimli personelin █████/2014 tarihinde iş kazası geçirdiği ve vefat ettiğini, dava dışı işçinin mirasçıları tarafından açılan davanın .... İş Mahkemesi'nin 2015/... esas sayılı ceza davası ile .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/... esas sayılı dosyalarının görüldüğünü, SGK tarafından davalı aleyhine bahsi geçen kaza nedeniyle .... İş Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyası ile ... mirasçılarına ödenen bedellerin tazmininin istendiğini, ilgili mahkemece verilen karar ile kurumun uğradığı zararın müvekkili şirketten ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, bahsi geçen karara ilişkin istinafa başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi'nin █████████E. █████████ K. sayılı ilamı ile istinaf taleplerinin reddedildiğini, ardından temyize başvurulduğunu ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin █████████ E., █████████K. Sayılı ilamı ile taleplerinin reddedildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, bu yüzden SGK tarafından müvekkili şirket ve davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2020/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra takibi hakkında tehiri icra kararı alındığından takibin yargılama sonuna kadar durduğunu ve faiz işlemeye devam ettiğini, yargıtayda kesin karar verilmesinden sonra toplam 517.262-TL'nin müvekkili şirket tarafından icra dosyasına 11.08.2023 tarihinde ödenmek zorunda kalındığını, ancak sözleşmede her türlü zarardan davalının sorumlu olacağının yer aldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, müvekkili şirketi tarafından ödenen şimdilik 517.262,00 TL'nin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişitr.Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dosyada bulunan deliller, mahkeme kararları, sözleşme hükümleri ve kanun maddeleri yukarıda belirtilmiştir.Rücu davasına konu .... İş Mahkemesi'nin 2016/... esas sayılı dosyasında, iş kazasında şirket ... firmasının %50, davalı şriket ...in %50 kusurlu olduğu ve kusurun nedeninin İş Sağlığı ve Güvenliği'ne ait mevzuat hükümlerine uyulmamasından kaynaklandığı belirtilmiştir.Bahsi geçen mahkeme kararı doğrultusunda SGK tarafından davacı şirket aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2020/... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeniyle davacı şirket 11.08.2023 tarihinde 517.262,00-TL ödeme yapmıştır.TBK'nın 62. Maddesinde müteselsil sorumlulukta iç ilişkide sorumluluğun paylaştırılmasında “bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur” hükmünü içermektedir. Somut olayımızda rücuya konu iş kazasında davacı ve davalı şirketlerin kusur oranları %50-%50 olarak belirlenmiştir.TBK'nın 167. maddelerinde “aksi kararlaştırılmadıkça” veya “borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça” borçluların eşit oranda sorumlu olduğu belirtilmektedir. Somut olayımızda hem sözleşmede hem de Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan ve her türlü zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğu düzenlenmiştir.Sonuç olarak hizmet alım sözleşmesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili maddeleri gereğince 12.11.2024 tarihli iş kazası nedeniyle davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı 517.262,00 TL miktardan davalı şirketin sorumlu olduğunun düzenlendiği, sorumluluğun kısmi olarak (yargılama gideri vs.) bölünmediği ve tam sorumluluk olarak düzenlendiği değerlendirilmiştir. Nihai takdir mahkemeye Aittir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca; davalı'nın personeli dava dışı ... isimli personelin geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı şirket ve davalı aleyhine bahsi geçen kaza nedeniyle .... İş Mahkemesinin 2016/... E. Sayılı dosyası ile açılan ve mirasçılarına ödenen bedellerin tazmini davasından kaynaklı olarak davacının ödediği bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, davacı vekiline davalı ile , rücuya tabi kaza tarihinde davalı ile aralarında bulunan sözleşme suretlerini dosyaya sunmak üzere süre verilmiş, ilgili icra dosyasına müzekkere yazılarak; davacı tarafından ilgili icra dosyasına hangi tarihte ne tutarda ödeme yapıldığı sorulmuş, akabinde dosyanın iş hukuku- iş kazaları alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdi ile; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yasal mevzuat uyarınca davacının ödemiş olduğu bedeli ve yapmış olduğu yargılama giderlerini davalıdan talep edip edemeyeceği, edebilecek ise ne miktarını tahsil edebileceği, davacının sorumluluklarının ne kadar olduğu (müştereken ve müteselsilen yahut oransal olarak) hususunda tüm dosya kapsamı itibari ile rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve █████/2026 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.İlgili raporda " Dosyada bulunan deliller, mahkeme kararları, sözleşme hükümleri ve kanun maddeleri yukarıda belirtilmiştir.Rücu davasına konu .... İş Mahkemesi’nin 2016/... esas sayılı dosyasında, iş kazasında davacı şirket ... firmasının %50, davalı şriket PM Müşavirlik’in %50 kusurlu olduğu ve kusurun nedeninin İş Sağlığı ve Güvenliği’ne ait mevzuat hükümlerine uyulmamasından kaynaklandığı belirtilmiştir.Bahsi geçen mahkeme kararı doğrultusunda SGK tarafından davacı şirket aleyhine .... İcra Dairesi’nin 2020/... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeniyle davacı şirket 11.08.2023 tarihinde 517.262,00-TL ödeme yapmıştır.TBK’nın 62. Maddesinde müteselsil sorumlulukta iç ilişkide sorumluluğun paylaştırılmasında “bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur” hükmünü içermektedir. Somut olayımızda rücuya konu iş kazasında davacı ve davalı şirketlerin kusur oranları %50-%50 olarak belirlenmiştir.TBK’nın 167. maddelerinde “aksi kararlaştırılmadıkça” veya “borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça” borçluların eşit oranda sorumlu olduğu belirtilmektedir. Somut olayımızda hem sözleşmede hem de Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan ve her türlü zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğu düzenlenmiştir.Sonuç olarak hizmet alım sözleşmesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin ilgili maddeleri gereğince 12.11.2024 tarihli iş kazası nedeniyle davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı 517.262,00 TL miktardan davalı şirketin sorumlu olduğunun düzenlendiği, sorumluluğun kısmi olarak (yargılama gideri vs.) bölünmediği ve tam sorumluluk olarak düzenlendiği değerlendirilmiştir. Nihai takdir mahkemeye aittir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakıldığında; sözleşmenin 22. Maddesi “Madde 22 - Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları 22.1. Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.22.2. Yüklenici çalıştırdığı personelin işçi sağlığı ve iş güvenliği kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde tüm ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir.22.3. Yüklenici İdareye ait olan tesislerin sınırları dahilinde çalıştıracağı personele işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSG) konusundaki tüm bilgi ve eğitimleri verecektir. Yüklenici, idarenin vereceği koruyucu güvenlik malzemesinin kullanılmasını sağlamak zorundadır.22.4. İSG Konusundaki eksikliklerden doğacak kazaların sonuçlarından Yüklenici sorumludur.22.5.Yüklenici personelinin İdareye karşı verebileceği her türlü zarardan (kullandığı araç,makine, ekipman veya yapığı işin uygunsuzluğundan dolayı oluşan kayıp ve ziyanlardan v.s.) sorumlu olup zararı tazmin etmekle mükelleftir.” hükmünü içermektedir.Aynı sözleşmenin 31.1 maddesi “Madde 31 - Yüklenicinin Tazmin Sorumluluğu31.1. Yüklenici, taahhüdü çerçevesinde kusurlu veya standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi veya kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre Yükleniciye ikmal ve tazmin ettirileceği gibi, haklarında 4735 sayılı Kanunun 27 nci maddesi hükümleri de uygulanır.” hükmünü içermektedir.Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 9/6 ve 9/7 maddesi “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanmasıMadde 9 - (6) Yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği sorumluluk ve yükümlülükler söz konusu sigortalarla sınırlandırılmamış olduğundan, inşaat sigorta poliçelerinin genel şartlarının “Teminat dışında kalan haller” maddesinde belirtilen, yüklenicinin kusurlu olduğu hallerde, kusur nedeniyle sigortanın ödemediği bedeller için yüklenici idareden hiçbir talepte bulunamayacağı gibi, işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenici doğrudan sorumlu olacaktır. Yüklenici veya alt yüklenicilerin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yükleniciye aittir.(7) Yüklenici, kendisinin veya alt yüklenicinin taksirinden, ihmalinden, ağır ihmalinden veya kusurlu herhangi bir hareketinden dolayı idareyi ve idare personelini sorumlu tutamaz.” hükmünü içermektedir.Aynı Şartname’nin 36/1 maddesi “Çalışanların kazaya uğramalarıMadde 36 - (1) Yüklenicinin 9 uncu madde hükümlerine göre tedbirler almasına rağmen olabilecek kazalarda, yüklenicinin işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminat yükleniciye aittir. Ayrıca işçi ve personelden iş başında veya iş yüzünden ölenlerin defin giderleri ile ailelerine ödenecek tazminatta yüklenici tarafından karşılanır.Yüklenici bu hususta, yürürlükte bulunan genel hükümlere uyacaktır.” hükmünü içermektedir.Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.Dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.Somut olay kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar tacir olup sözleşme hükümleri ile bağlı olduğundan ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile İSG Konusundaki eksikliklerden doğacak kazaların sonuçlarından Yüklenicinin sorumlu olacağı kararlaştırıldığından yine yapım işleri genel şartnamesinde yüklenicinin tedbir almasına rağmen olabilecek kazalarda, yüklenicinin işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminatın yükleniciye ait olacağı ayrıca işçi ve personelden iş başında veya iş yüzünden ölenlerin defin giderleri ile ailelerine ödenecek tazminatın da yüklenici tarafından karşılanacağı hüküm altına alındığından davacının ödediği bedelin tamamını davalıdan talep etme hakkının bulunduğu kanaatine varılmış, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve davalının, davacının rücu talebine konu davada taraf olduğu hususu da dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KABULÜ ile; davacı tarafından dava dışı kuruma ödenen iş kazasından kaynaklı alacaklarından kaynaklı olarak 517.262,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 35.334,17 TL harçtan peşin alınan 8.833,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.500,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.3-Davacı tarafından yatırılan 8.833,55 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 82.761,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan 112,90 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.315,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,7-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸Hakim ...¸