Anahtar kelimeler: Nizasızfasılasız Köyünde Bilahare Ölümü Süreden Beri Yıldan Diyarbakır Malik İlçesi
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., 2024/9 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili, ... vekili ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; sınırları belirtilen ... ilçesi, ... köyünde bulunan taşınmazı 20 yıldan fazla bir süreden beri nizasız-fasılasız bir şekilde malik sıfatıyla tasarruf ettiğini ileri sürerek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ... Belediyesi ve Diyarbakır Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesini istemiş, ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiş, bilahare 07.07.2015 tarihli beyan dilekçesi ile ... (KGM) ve Devlet Su İşleri(DSİ)’nin davaya dahil edilmesi istenmiş, mirasçılar vekili 10.12.2015 tarihli duruşmada, DSİ ve KGM tarafından el atılan kısımlar yönünden mülkiyetin aidiyetinin tespitini, diğer kısımlar yönünden ise tescil kararı verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetlikle kazanıma ilişkin davacı yararının gerçekleşmediğini, davacının dava konusu taşınmazlarda imar-ihya şartlarını yerine getirmediğini, gerekli araştırmaların yapışması gerektiğini belirterek davanın reddine ve dava konusu taşınmazların Türk Medeni Kanunu (TMK) 713/6. madde gereği Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilinin zorunlu olduğunu, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ..., idareye yöneltilebilecek bir sorumluluk bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... ve KGM vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.02.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla davacının davasının kısmen kabulüne, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 17.04.2015 tarihli raporuna ekli krokide (A) ve (D) harfleri ile gösterilen yerlerin davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin ... mirasçıları adına mülkiyetin aidiyetinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine, DSİ ve KGM vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla eksik araştırma nedeniyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazı davacının 40 yılı aşkın süredir nizasız-fasılasız tarla olarak kullandığı, kuru toprak arazi olduğu, genelde buğday, mercimek arpa ekilip biçildiği, zilyetlik ile kazanım koşullarının oluştuğu, dava konusu (A), (B), (C) ve (D) harfli taşınmazların batısından kuru dere geçtiği, derenin aktif dere olmadığı, sadece kış aylarında yağan yağmur ve kar ile birlikte debisinin artacağı, yaz aylarında kuruduğu, dava konusu taşınmazların içinden akmadığı, taşınmazların dere yatağının taşkın riski altında kalmayacağı tespiti ile zilyetlik ile sınır araştırmasına göre kazanıma yasal bir engelin bulunmadığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.04.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1104, 69... ’lik alanın ve (D) harfi ile gösterilen 3801, 92... ’lik alanın davacının mirasçıları adına tesciline, raporda (B) harfi ile gösterilen 425, 91... ’lik alanın ve (C) harfi ile gösterilen 647, 10... ’lik alanın davacı mirasçıları adına mülkiyetin aidiyetinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine ve DSİ vekilleri ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde, davanın süresinde açılmadığını, TMK 713. madde şartlarının oluşmadığını, özel mülkiyete konu olmayacağını, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
Davalı KGM vekili; taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, kamulaştırma planın keşifte uygulanması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, (C) harfli yere ilişkin mülkiyetin tespiti kararının yerinde olmadığını dere yatağı olduğunu belirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemlerine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerinin Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1987 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereği tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle davacı ...’ın 14.09.2014 tarihinde ölümü ile mirasçıları davaya dahil edildiği halde karar başlığında davacı olarak sadece mirasçılardan ...’ın gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu gözetildiğinde; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar Hazine, DSİ ve KGM vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Temyiz eden davalılar harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!