Anahtar kelimeler: Sarfederek Önceleri Taşlık İmarihya Emek Süredir Lik Yıldan Şanlıurfa Alanların

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 61 parsel içerisinde 15.875, 00... 'lik kısım Hazine adına tescil edilmiş ise de 20 yıldan fazla süredir davacı tarafından kullanıldığı, önceleri taşlık olan bu taşınmazı davacının emek sarfederek imar-ihya ettiği iddiasıyla 61 parsel içerisinde yer alan davacının imar-ihya ettiği alanların davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini öne sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 10.04.2023 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle Yerel Mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacı vekilinin istinaf gerekçelerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, taşlık olan arazinin müvekkili tarafından imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği ve kadastronun girmesinden bu güne kadar 20 yıldan fazla bir süredir müvekkili tarafından kullanıldığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Kadastro sonucunda Şanlıurfa, ..., ... Köyündeki 61 nolu parselin kadastro tespitinin 12.08.1975 tarihinde yapıldığı, tespite itiraz üzerine Tapulama Komisyonunca 61 parsel hakkında 27.12.1977 tarihinde verilen kararın 14.03.1978 tarihinde kesinleştiği ve Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 14.03.1978 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 10.04.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.