Anahtar kelimeler: Anki Örgü Tel Yıllardır Haliyle Maliki Uzun İli İlçesi İçine

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 22... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın çok uzun yıllardır tel örgü içine alındığını, bu haliyle kullanıldığını, taşınmazın kadastro çalışmaları ve sonrasında davacının taraf olmadığı davalar sonucunda davalı adına tescil edildiğini, davacının taşınmazı 2014 yılında şu anki kullanıldığı haliyle ...'ten satın aldığını, taşınmazın 50 yılı aşkın zamandır mevcut sınırları içinde malik sıfatıyla zilyet olarak önceki malikler tarafından kullanılageldiğini, davalının davacının zilyetliğindeki yere tecavüzde bulunarak tel örgü çekmeye kalktığını, 3091 sayılı Kanun gereğince ... Kaymakamlığına yaptıkları başvuru sonucunda 13.09.2018 tarih ve 13 sayılı karar ile davalının tecavüzünün önlenmesine karar verildiğini, bu kararda çekişme konusu alanın 440 m² olarak belirlenerek kararın uygulandığını, bu nedenlerle davacının tapulu taşınmazı ile birlikte tel örgü içine alınmış kısmın tespit edilerek İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve tapunun 11 22... parsel numarasını alan taşınmazın bu bölüme karşılık gelen kısmının tapusunun iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştirIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen ve teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide 4 10... olarak gösterilen kısmın 11 22... parsel sınırları içinde kaldığı, zeminde taraflara ait taşınmazların sınırını belirleyen tel çitin paftası ile uyumsuz olduğu, teknik bilirkişilerce yapılan tespitlerde tesis kadastro paftası ile 2013 yılında yapılan uygulama kadastro paftasının birbiri ile uyumlu olduğu, her iki kadastro tespitinde sınırlarda herhangi bir değişiklik yapılmadığı, davacının 11 22... parsel sınırları içinde kalan 4 10... 'lik kısmın tapusunun iptali yönünde herhangi bir hakkının bulunmadığı, bu kısma yönelik imar-ihya ve zilyetlik nedinine dayalı kazanma şartlarının da davacı lehine gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda, dava konusu edilen ve teknik bilirkişilerce düzenlenen krokide 410. 00... olarak tespit edilen yerin davalı adına kayıtlı 11 22... parsel sınırları içinde kaldığı, zeminde taraflara ait taşınmazlar arasında iki ayrı tel çit bulunduğu ve sonradan yapılan tel çitin paftasında belirlenen sınırlarla uyumsuz olduğu, davacı tarafça komşu 11 22... parselin 2014 yılında satın alınmasından itibaren temizlenip kullanıldığı, öncesinde boş ve çalılık olan kısımla ilgili davacı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği, uygulama kadastrosunda belirlenen sınırlarında paftasına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu edilen ve zeminde sınırları gösterilen taşınmazla ilgili imar-ihya nedeni ile kazanım şartlarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlandığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucu; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 11 22... parselin bölgede 2013 yılında 3402 sayılı Yasa'nın geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sonunda 1.261, 06... yüz ölçümünde tarla niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, tespite itiraz talebi ile açılan davanın İzmir Kadastro Mahkemesine ait ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 09.12.2014 tarihli karar ile davanın kabulüne, dava konusu 11 22... parselin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.10.2016 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanan kararın 18.10.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.