Anahtar kelimeler: Müstakil Kalktığı Eylemden Sekizinci Şartının Edenin Görüşü Bakırköy Düşmesine İşlenen
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Dairemizin 04.10.2023 tarihli █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı bozma ilamı 2. Bendinde belirtilen "08.12.2021 tarihli ihlal niteliğindeki eylemden sonra işlenen 23.12.2021 tarihli suçun ise müstakil suç oluşturduğu gözetilmeden Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kovuşturma şartının ortadan kalktığı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesi" bozma nedenine uyularak sanığın 23.12.2021 tarihli eyleminin müstakil suç oluşturduğu kabul edilmekle birlikte; bu suça ilişkin Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2022 tarihli ve
████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca " davanın düşmesine" karar verildiği, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmayacağı ve aleyhe sonuç doğmayacağı gözetilmeden 23.12.2021 tarihli eylem esas alınarak zincirleme suç hükümleri uyarınca karar verilmesi,
2. Suç tarihi olan 13.04.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3. Sanığın 13.04.2014 tarihli eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 09.12.2020 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/4. maddesinde; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince bozma öncesi hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!