Anahtar kelimeler: Etkileşim Takipçili Binlerce Kahve Kafe Sektörlerinde Franchise Yerli Modeli Erişimine

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirketin, 2014 yılından bu yana kahve ürünleri ve kafe işletmeciliği sektörlerinde ülkemizin en önemli yerli ve milli markalarının başında gelmekte olan "..." markasının sahibi olduğunu, "...." markasının 93'ü Franchise modeli ile olmak üzere 15 ülkede 360 mağaza ile hem yurt içi hem yurt dışında faaliyet göstermekte olduğunu, ...'e ait binlerce takipçili X (https://x.com/....) hesabının herkesin erişimine açık olduğunu, davalının tüm paylaşımlarının herkes tarafından görünmekte ve yüz binlerce etkileşim almakta olduğunu, müvekkili olduğu şirket aleyhine yapılan 20.04.2025 tarihli dezenformasyon içerikli paylaşım sebebiyle müvekkili olduğu şirketin marka değerinin düşürülmeye çalışılmakta olduğunu, müvekkili olduğu şirketin hedef gösterilmekte olduğunu ve içerisinde yer alan yanıltıcı ve yanlış bilgi sebebiyle halk yanıltılarak müvekkili olduğu şirketin ticari hayatının sekteye uğratılmaya çalışılmış olduğunu, haksız rekabet oluşturulduğunu ve kişilik haklarının zedelendiğini, https://x.com/.... adresinde yer alan; "...." şeklindeki paylaşım ile müvekkili olduğu şirketin alenen hedef tahtasına oturtularak toplum nezdinde eleştiri oklarının ve boykotun hedefi haline getirilmiş olduğunu, hakaret ve yanlış/yalan bilgiler içermek suretiyle toplum müvekkili olduğu şirket aleyhine yönlendirilmeye çalışıldığını, öncelikle https://x.com/.... adresindeki https://x... adresindeki içeriğin TMK m. 25, TTK md. 55 ve 56 maddeleri ile HMK m. 61 uyarınca tedbiren çıkarılması ve/veya engellenmesini, ardından davanın kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın ve şu aşamada gerçek zararın belirlenmesinin mümkün olmaması ve gerçek zarar belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği zararın doğrudan müvekkilinin paylaşımından kaynaklandığını ispatlayamadığını, ayrıca tüzel kişi olan davacının gerçek kişi olan davalıya bu şekilde husumet yöneltmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı, dava konusu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kalan kişisel görüş ve eleştiri niteliğinde olduğunu, boykot çağrısının demokratik toplumda korunan bir ifade biçimi olduğunu ve hukuka aykırılık teşkil etmediğini, davalı ayrıca; haksız fiilin unsurlarının somut olayda oluşmadığını, paylaşımın hukuka aykırı olmadığını, davacının zararını somut şekilde ispatlayamadığını ve iddia edilen zarar ile paylaşım arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı, yapılan açıklamaların değer yargısı niteliğinde olup daha geniş koruma altında olduğunu, davanın .... davası niteliğinde bulunduğunu ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak, davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi-manevi tazminat davasıdır.Uyuşmazlığın özünü davalının X hesabından yaptığı; "..." şeklindeki paylaşımının haksız rekabet teşkil edip etmediği ve paylaşımın davacının kişilik haklarına saldırı niteliği teşkil edip etmediği hususları oluşturmaktadır.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin... Esas, .... Karar sayılı kararında; "İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); Von Hannover/Almanya, B. No: ████████ ve ████████, 7/2/2012). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında; “...Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen 'haber' veya 'fikirler' için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın 'demokratik toplum' olamayacağını ...” belirtmiştir. " denilmiştir.Somut olayda, davalının X hesabından yaptığı sosyal medya paylaşımının eleştirinin sadece olumlu karşılanan veya zararsız veya tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, demokratik toplumun gereklilikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin parçası olan, rencide eden, şoke eden, rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına aldığı gözetildiğinde, kişisel değer yargısı niteliğindeki ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında ağır eleştiri olarak eleştiri hakkı kapsamında kaldığının kabulünün gerektiği, bu kapsamda ağır eleştiri niteliğinde olduğuna kanaat getirilen paylaşımın TTK.m.madde 54. f.2 ve TTK. madde 55/f.1-a(1) hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, paylaşımın ağır eleştiri niteliği dikkate alındığında davacının kişilik haklarına aykırılık teşkil edecek haksız fiil boyutuna ulaşmadığı, davacının varlığını iddia ettiği maddi zararları ile davalı eylemi arasında uygun bir illiyet ilişkisinin varlığını kabulün de mümkün olmadığı anlaşılmış ve davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 3.415,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.683,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır