Anahtar kelimeler: Yere Şüpheli Tecavüz Evrakı Diş Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Adalet İstinaden
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI
: 2024/ 7165 D.İş
SUÇ
:Hakkı olmayan yere tecavüz etme
KARAR
:Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2024 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kararı ile şikayetçi vekilinin iddiaları ile ilgili hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.08.2024 tarihli ve █████████ Değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, soruşturma konusu olan ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 1 15... parselde yer alan ve müşteki, şüpheli ve inceleme dışı maliklerin elbirliği mülkiyetiyle malik oldukları 11 nolu daire hakkında şüphelinin, kiracı ... hakkında aldırdığı tahliye kararının icrası sırasında müştekinin dairede bulunan eşyalarının izni dışında yediemin deposuna kaldırıldığı iddia olunan olayla ilgili yapılan soruşturma sonunda, eylemin hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından bahisle şüphelinin ifadesi alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; şüphelinin şikayete konu eylem nedeniyle ifadesinin alınarak, şüpheli ve müştekinin elbirliği halinde malik olduğu anlaşılan taşınmazla ilgili fiili veya hukuki bir taksim yapılıp yapılmadığının ve sonrasında müştekinin şikayete konu eşyalarının cins ve nev'inin tespit edilmesinden sonra, şüpheli ile kiracı arasındaki tahliye dosyasının getirtilerek tahliye tutanağında bu eşyalara ilişkin bir tespitin ve mülkiyet iddiasının bulunup bulunmadığı hususlarının netleştirilmesinden sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri;
"Madde 158- "(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir."
Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz."
Şeklinde düzenlemeler içermektedir.
2.Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçi vekili vasıtasıyla şikayet dilekçesinde özetle; hissedarı olduğu dairenin elbirliğiyle mülkiyete tabi olduğunu, şikayetçi olduğu ...'un bu dairenin bir dönem gayrimenkulün hissedarı olduğu ve o dönemde gayrimenkulün kiracısı olan ...'a tahliye davası açtığını, yaklaşık 5 yıl kadar sonra Mahkemece tahliye kararı verildiğini, bu süreçte...'ın bu gayrimenkuldeki payını satmış olduğunu ve kiracı ...'nın daireyi zaten tahliye etmiş olduğunu, bu aşamada dairenin hissedarı ve fiili kullanıcısının kendisi olduğunu, bu durumu bilen şüphelinin bahse konu dairedeki hissesini satmış olmasına rağmen Mahkemece ... için verilmiş tahliye kararını kendisinin yurt dışında bulunduğu bir sırada kötü niyetli olarak icraya verdiğini ve kullanımında bulunan konuta girilmesini ve eşyalarının çıkarılmasını sağladığını ve şikayetçi olduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.02.2024 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kararı ile şikayetçi vekilinin iddiaları ile ilgili hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şüpheli hakkında şikayetin ihtilafın hukuki mahiyet taşıdığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Şikayetçi vekilinin itirazı üzerine ... 5.Sulh Ceza Hakimliğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonrasında 02.08.2024 tarihinde"itirazın kesin olarak reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayet dilekçesinde ileri sürülen hususlar ile şüphelinin ifadesi dahi alınmadan ve hiçbir tahkikat yapılmadan şikayet konusu olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılakla, öncelikle şüphelinin şikayete konu eylem nedeniyle ifadesi alınarak, söz konusu taşınmazın tapu bilgileri temin edilerek fiili veya hukuki bir taksim yapılıp yapılmadığının tespiti ile şikayet konusuna ilişkin taşınmaza ait icra/hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının getirtilerek ve incelenerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.08.2024 tarihli █████████ Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!