Anahtar kelimeler: Konusumarka Mailde Talebimize Sınai Ciddi Sınıflarda İbareli Muvafakat Nisan Markanın

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın tescil edilmiş olduğu sınıflarda 5 yıllık yasal süre içinde ciddi bir biçimde kullanılmadığını Bu durumun davalı ...'in vekili ...'ın muvafakat talebimize ilişkin olarak tarafına gönderdiği 6 Nisan 2022 tarihli mailde de açıkça kabul ve beyan edildiğini, .Davalının internet üzerinden satış ve reklam kanalları detaylı olarak incelenmesine rağmen, ilgili emtialarda “...” markalı herhangi bir mal ve hizmet, özellikle de TÜRKPATENT nezdinde tescil edildiği şekilde herhangi bir markasal kullanım söz konusu olmadığını, bu sebeple iptaline karar verilmesini talep etmistir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davasını ispatlayamadığını müvekkilinin markasını aktif şekilde kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Dava, kullanmama nedeniyle marka iptaline ilişkin olup, davacı tarafından davalı adına tescilli davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın tescilli olduğu █████/30 ve 32. Sınıflarda kullanılmaması sebebiyle iptalinin gerektiğini iddia ettiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, kullanmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükü markanın sahibi olan davalıda olup davalıya kullanıma ilişkin delilleri sunması için verilen süre içerisinde sunulan delillerin konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından incelenip sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç itibariyle markanın kullanılmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, markanın kullanılmasına ilişkin 6769 Sayılı SMK' nın 9. Maddesine göre tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın tescil edildiği, mal veya hizmetler bakımından Türkiye' de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markaların iptaline karar verilir. davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın █████/30 ve 32. Sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, tescil sınıfları itibariyle markanın gıda sektöründe kullanılmak üzere tescil edildiği, davalı tarafından kullanıma ilişkin olarak bir takım faturalar sunulduğu, faturalar bilirkişi heyetince incelendiğinde, faturaların 2012 yılına ait olduğu ayrıca faturalarda geçen ibarenin de ... ibaresi olduğu, hem tarihi itibariyle hem de kullanılan ... ibaresinin davaya konu ... ibaresinden farklı olması sebebiyle sunulan delillerin kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, kullanıma ilişkin başkaca delil de sunulmadığından DAVANIN KABULÜNE, karar verilmiştir.İSTİNAF
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... A.Ş. adına tescilli "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline dair verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının markayı kullanmak için istediği muvafakatname talebinin reddedilmesi üzerine sadece ekonomik saiklerle bu davayı açtığını ve gerçek bir hukuki yararının bulunmadığını, davacının kendi tescil başvurusu sadece 30. sınıfa yönelik olmasına rağmen markanın tüm sınıflarda iptalini talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, doktrindeki görüşler uyarınca ispat yükünün tamamen davalıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, mahkemece esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını zira markanın ayırt edici karakterini değiştirmeyen yan unsurlarla kullanımının SMK ve Paris Sözleşmesi uyarınca geçerli bir kullanım sayıldığını, "..." markasının asli unsuru olan "..." ibaresi üzerinden aktif şekilde kullanıldığının sunulan faturalarla sabit olduğunu, müvekkil şirket çalışanının markanın kullanılmadığına dair bir ikrarının bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş. adına tescilli "..." ibareli markanın kullanılmadığı gerekçesiyle yerel mahkemece verilen iptal kararının yerinde olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun davalı markası nedeniyle reddedilmiş olması sebebiyle davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, kanunun aradığı ilgili kişi sıfatını haiz olduğunu, davalı vekilinin geçmişteki yazışmalarında markanın kullanılmadığını kabul ettiğini, kullanmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükünün marka sahibinde olduğuna dair yerleşik Yargıtay ve istinaf içtihatları uyarınca olumsuz vakıanın ispatının davacıdan beklenemeyeceğini, davalının sunduğu faturaların hem 2012 yılına ait olması hem de "..." yerine "..." ibaresini içermesi nedeniyle markasal kullanım sayılamayacağını, markanın sadece bir kısmının kullanılmasının bütünsel tescili korumayacağını ve markanın tüm sınıflarda iptalini talep etmenin bir hakkın kullanımı olup kötü niyet teşkil etmediğini belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar( 29,30,32) bakımından kullanılmama sebebiyle iptal davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davalı yan tarafından delil listesinin ekinde sunulan faturalar ve marka kullanım izin belgesi incelendiğinde; Faturaların bir kısmının tarihinin 2012 yılına ait olduğu, bunların dikkate alınamayacağı, Faturalarda ve marka kullanım izin belgesinde davalı yanın dava konusu “...” ibareli markanın yer almadığı , başkaca markaların yer aldığı tespit edilmiştir. Dava konusu 28.12.2007 tarih ve ... — nolu “...” ibareli markanın uluslararası 29.,30 ve 32. Sınıflara dahil emtialarda dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl içerisinde ciddi şekilde kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında belge ve doküman bulunmadığı ve bu nedenle dava konusu markanın iptali koşulunun gerçekleştiği" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK 9. maddesine göre; tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde farklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ciddi biçimde kullanılmayan, kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir. Kanun koyucu davayı açabilecek, yani davacı olabilecek kişiler için "..." tanımını kullanmıştır. Hukuki yarar tespit edilirken "..." kavramına ticari rakiplerin de girdiğinin kabulü gerekir. Somut olayda tarafların aynı sınıflar bakımından ticari faaliyette bulunuyor olmaları, davacının hukuki yararının varlığını kabule yeterlidir. "Tescil tarihinden itibaren doğan tekel hakkı, marka sahibine, markanın üçüncü kişiler tarafından markaya tecavüzü engelleme ve markanın kullanımını yasaklama imkanı sağlamaktadır. Fakat, marka sahipleri tarafından kullanılmayan, ancak diğer yandan marka hakkı sahiplerine tekel hakkı tanımaya devam eden ve üçüncü şahısların kullanımına kapatılan markaların ölçüsüz artışı, marka sicilini gereksiz yere şişirecektir. Şüphesiz bu durum aynı veya benzer mal veya hizmetler için, aynı veya benzeri işaretleri tescil ettirmek isteyen diğer işletme sahipleri için ticari alanda özgürlüğü sınırlayıcı bir durum teşkil edecektir. Bu bağlamda markanın kullanılmaması nedeniyle iptal edilmesinde kamu yararı da vardır." (Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2004, s.423) Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olduğu sınıflarda dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreçte kullanılmadığını belirterek kullanmama sebebi ile markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu,Davalı tarafından, markanın ayırt edici karakterini değiştirmeyen yan unsurlarla kullanımının SMK ve Paris Sözleşmesi uyarınca geçerli bir kullanım sayıldığını, "..." markasının asli unsuru olan "..." ibaresi üzerinden aktif şekilde kullanıldığının sunulan faturalarla sabit olduğunu, ileri sürmüş ise de, Google arama motorunda “...” ...ibarelerinin aratılması sonucunda çok sayıdasonuca ulaşıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de, "..." şeklinde bir kullanımın olmadığı, davalının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreçte ciddi kullanımının bulunmadığı, kullanıma ilişkin izin belgesinde de dava konusu markanın bulunmadığı, faturaların çok eski tarihli 2012 tarihli olduğu, davalı tarafından davacının kendi tescil başvurusunun sadece 30. sınıfa yönelik olmasına rağmen markanın tüm sınıflarda iptalini talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, markanın kullanılmama sebebi ile iptalinde kamu yararı da bulunduğu gözetildiğinde bu istinaf sebebinin yerinde olmadığı, mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2026