Anahtar kelimeler: Omzunun Takmasına Kemerini Kemerinin Duvara Tutmadığını Gününün Yolda Model Seyir

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ........ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin 45... plakalı, ... marka, 356 ... tipi, 2016 model (AA ....) araç ile yolda seyir halindeyken duvara çarpması sonucu tek taraflı trafik kazası yaşadığını, emniyet kemerini takmasına rağmen emniyet kemerinin tutmadığını, sağ omzunun şiddetli bir şekilde direksiyona çarptığını, bu kaza sebebiyle omzundan dirseğine kadar tüm kemiklerinin kırıldığını ve platin takıldığını, maluliyetinden dolayı işini icra edemediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak belirsiz alacak davası olmak üzere 3.000,00 TL sürekli sakatlık, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL tedavi gideri tazminatı ile 150.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; delil tespitinin yokluğunda yapıldığından kabul etmediklerini, davaya konu aracın emniyet kemerinde üretim kaynaklı bir ayıbın bulunmadığını, somut olayda airbaglerin patladığı dikkate alındığında emniyet kemerinin görevini yapmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, delil tespiti raporunda belirtilen emniyet kemerinin kusurlu olduğuna ilişkin görüşlerin hiçbir teknik dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararıyla; trafik kazası sonucu davacıda oluşan maluliyet ile emniyet kemeri arasında illiyet bağı kurulamayacağının, araçta bulunan emniyet kemeri ve hava yastığı mekanizmasında açık veya gizli bir ayıp bulunmadığının hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun denetlemeye ve hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairemizin 14.2.2024 tarihli ilamıyla; Mahkemece alınan rapor ile delil tespiti dosyasında alınan rapor çelişkili olup, raporlar arasındaki çelişki ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler ile kaza fotoğrafları incelendiğinde, aracın darbesinin sol ön tarafta yoğunlaştığı, bu durumda eksenel olarak vücudun sağ tarafının sola doğru ani olarak savrulacağı, emniyet kemerinin ve hava yastığının vazifesinin hayat kurtarmak olduğu, bu tür kazalarda vücutta zedelenmelerin olmasının kaçınılmaz olduğu, bilirkişiler tarafından yapılan teknik incelemede aracın emniyet kemer sisteminin kaza sırasında aktif olarak çalıştığının tespit edildiği, kaza sonrasında kemer takılı olduğu için yolcu koltuktan kalktıktan sonra kemerin salık durumda kalmasının sistemin olan davranışı olduğu, koltuğun direksiyona uzaklığı gibi ayar gerektiren konularda ayar sonrası mekanizmanın yerine oturup oturmadığının (dişli veya pim) kontrol edilmesi sorumluluğun bizzat şoföre yani davacıya ait olduğu, aracın aktif gergili emniyet sisteminde veya hava yastığı sisteminde herhangi bir problem olduğuna dair kanıt görülmediği, sistemin doğru çalıştığının dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporları ile de tespit edildiği, emniyet kemerinin üzerine düşen vazifeyi yerine getirerek yolcunun hayatta kalmasını ve ölümcül bir yara almamasını sağladığı, trafik kazası sonucu davacıda oluşan maluliyet ile emniyet kemeri arasında illiyet bağı kurulamayacağı, araçta bulunan emniyet kemeri ve hava yastığı mekanizmasında açık veya gizli bir ayıp bulunmadığının hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; delil tespitine bir hafta içinde itiraz edilmediğinden artık kesinleştiğini, davalının arabayı inceleyebildiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, itirazların karşılanmadığını, çelişkinin giderilmediğini, üst kilit kaynaklı zarar oluştuğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle uğranılan zarara yönelik maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf, Mahkeme, Yargıtay denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.