Anahtar kelimeler: Atr İspanya Dampinge Şahadetnamesinin Menşeli İthali Menşe Eşliğinde Dolaşıma Cinsi
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 3. kaleminde yer alan ve A.TR belgesi eşliğinde İspanya menşeli olarak beyan ve ithal olunan "elektrikli kaynak makinesi" cinsi eşyanın ithali sırasında menşe şahadetnamesinin ibraz edilmediği, bu eşyanın Çin menşeli olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ve katma değer vergisi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının nakden ve mahsuben ödendiğinden Gümrük Kanunu 211. maddesi kapsamında geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:...K:... sayılı kararıyla, olayda, davalı idarece, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 3. kaleminde yer alan ve A.TR dolaşım belgesi eşliğinde İspanya'dan ithal olunan "elektrikli kaynak makinesi" cinsi eşyaya ilişkin olarak, sonradan ibraz edilen menşe şahadetnamesindeki beyanname içeriği ve faturadaki cins ve adetlerle uyuşmadığı ve eşyanın Çin menşeli olduğundan bahisle para cezası kararının alındığı olayda, eşyanın Çin menşeli olduğu yolunda somut bir tespit olmadan varsayıma dayalı olarak para cezası kararı alındığı, para cezasının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği; fazladan ödenen tutarın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi olduğu sonucuna varıldığı, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kısmen reddiyle temyize konu kararın yasal faizi oranını aşan hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 3. kaleminde yer alan ve A.TR belgesi eşliğinde İspanya menşeli olarak beyan ve ithal olunan "elektrikli kaynak makinesi" cinsi eşyanın ithali sırasında menşe şahadetnamesinin ibraz edilmediği, bu eşyanın Çin menşeli olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ve katma değer vergisi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının nakden ve mahsuben ödendiğinden Gümrük Kanunu 211. maddesi kapsamında geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanun'a aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; 16. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, "gümrük vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü, 9. fıkrasında, "ithalat vergileri" deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir.
4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde ise; kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği, kanunen ödenmemeleri gereken gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağı hüküm altına alınmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 74. maddesinde, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu; 181. maddesinin 1. fıkrasında, ithalatta gümrük yükümlülüğünün; a) İthalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi, b) ithalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı hükmü yer almakta olup, yine anılan Kanun'un 216. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan █████/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan █████/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda yer alan hükümlere göre, dampinge karşı verginin, yalnızca 4458 sayılı Kanun'un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından, anılan Kanun'da tanımlanan "ithalat vergileri" niteliğinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Esasen sözü edilen verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı Kanun, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi, Kanun'un 15. maddesinde Gümrük Kanunu'nun uygulanacağı durumlar tadadi olarak belirtilmiş, bu durumlar usul ve şekle bağlı olarak sınırlandırılmış, cezalar yönünden herhangi bir atıfta bulunulmamıştır. Bununla beraber 16. maddede bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlandığından, dampinge karşı verginin "ithalat vergileri" tanımı içerisinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, özel kanun olan 3577 sayılı Kanun'un sınırlayıcı ve yasaklayıcı düzenlemeler içermesi nedeniyle, dampinge karşı verginin vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, olayda, para cezası kararı alınmasını gerektirecek koşulların oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacı adına alınan para cezası kararının açıkça yanlışlıkla alındığı ve söz konusu para cezasının fuzulen tahsil edildiği sonucuna varılmış olup, söz konusu para cezasının Gümrük Kanunu'nun yukarıda değinilen 211. maddesi hükmü uyarınca iadesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, temyize konu kararın para cezasının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline yönelik hüküm fıkrasında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Temyize konu kararın, para cezasının tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin hüküm fıkrasına gelince; 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinin anılan fıkrasının █████/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, iade istemine konu edilen serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ise █████/2019 tarihinde tescil edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan beyannameye ilişkin iade işlemlerinde faiz türünün gümrük yükümlülüğünün başladığı yani beyannamenin tescil edildiği tarihin esas alınması suretiyle belirleneceği dolayısıyla, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden, anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme dayanılarak para cezasının tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:......, K... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen para cezasının tahsil tarihinden itibaren hesaplanmak üzere hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmı yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
3. Kararın, faize ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!