Anahtar kelimeler: Tefeci Ödeyemez Ödeyemeyince Tanıştırıldığını Çektiği Ayda Küçükçekmece Bildiği Nakit Birçok
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; sahibi olduğu şirketin borçlarını ödeyemez hale gelip alacaklıları tarafından birçok haciz işleminin başlatılması üzerine nakit ihtiyacını gidermek için bir arkadaşının vasıtasıyla tefeci olarak bildiği davalı ile tanıştırıldığını, maliki olduğu dava konusu 5 96... parseldeki 14 nolu bağımsız bölüm için çektiği kredi taksitlerini de ödeyemeyince davalıdan ayda %15 faizli olarak 300.000,00 TL para aldığını, ancak borcu ödeyemeyince davalının baskısı sonucunda dava konusu 14 nolu bağımsız bölümü teminat olarak borcunu ödeyince geri verilmek şartıyla davalıya satış göstermek suretiyle devrettiğini, dava konusu taşınmazın değerinin yaklaşık 1.000.000,00 TL olduğunu, davalıdan birçok kez taşınmazın satılıp borcu mahsup edildikten sonra kalan bedelin kendisine verilmesini istediği halde davalının bunu kabul etmeyerek kendisinin daha çok borçlanmasına sebep olduğunu, davalının en son "borcun 1.000.000,00 TL'yi geçti, daire artık benim oldu" şeklindeki söylemleri ile kendisini ve ailesini tehdit etmeye başladığını, ailesiyle birlikte ikamet ettiği dava konusu taşınmaz hakkında tahliye davası açtığını, tefeci olan davalının, zor durumundan faydalanarak taşınmazı fahiş miktarda düşük bedelle adına tescilini sağladığını, gabinin de söz konusu olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde davacıdan faiz adı altında alınan paranın davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacıyla 20 yılı aşkın zamandır yakın dost olduklarını, davacının henüz tapu kaydı oluşmamış bir projeden aldığı dava dışı taşınmazı nakit ihtiyacı sebebiyle kendisine devrettiğini, bu taşınmazın satış bedeli olan 180.000,00 TL'yi davacıya banka kanalıyla ödediğini ancak tapu kaydı oluşmadığından resmi bir devir işleminin yapılamadığını, projenin tamamlanması sonunda tapu durumunu sorduğunda taşınmazın davacı tarafından dava dışı bir kişiye devredildiğini öğrendiğini, taşınmaz için ödediği 180.000,00 TL bedeli davalıdan talep etmesine rağmen davacının borcunu ödemediğini, ilerleyen zamanlarda davacının maddi durumunun iyice kötüye gitmesi üzerine borcunu ödemesi amacıyla dava konusu taşınmazın kendisine devrinin kararlaştırıldığını, davacıya öncesinde ödediği 180.000,00 TL'nin üzerine 110.000 Dolar ve dava konusu taşınmaz için davacının çektiği bakiye 450.000,00 TL kredi borcunun ödenmesi karşılığında taşınmazı toplam 990.000,00 TL bedelle satın aldığını, satışın gerçek olduğunu, davacının kiracı olarak oturduğu dava konusu taşınmazda kira bedellerini ödememesi üzerine tahliye davası açtığını, gabin ya da taşınmazın teminat amaçlı verilmesinin söz konusu olmadığını, davacıyla aralarındaki mesaj kayıtlarından davacının kendisine borçlu olduğunun ve davalının mağdur edildiğinin anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inançlı işleme dayalı olarak açılan davada davacının inanç ilişkisini ispat edecek nitelikte yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı olabilecek herhangi bir delil sunamadığı, yazılı delil başlangıcı olmadığından dinlenen tanık beyanlarının da hükme esas alınamayacağı, inançlı işlem iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın inançlı işleme dayalı olarak açıldığı, dosya kapsamında inançlı işlemi ispat edecek nitelikte yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının olmadığı, yazılı delil başlangıcı olmadığından tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sahibi olduğu şirketin borca batık hale gelmesi üzerine tefeci olan davalıdan aylık %15 faizle 300.000,00 TL borç para aldığını, borcunu ödeyemeyince dava konusu taşınmazı teminat olarak davalıya devretmek zorunda kaldığını, davalının değeri çok yüksek olan taşınmazına 300.000,00 TL borcu için el koyduğunu, davada inançlı işlem yanında ayrıca gabin iddialarının da bulunduğunu, davalının zor durumundan faydalandığını, taşınmazın gerçek bir satışla değil teminat amaçlı olarak davalıya devredildiğini, davalının savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık beyanlarının iddialarını doğruladıklarını, davalının davacıya taşınmaz için herhangi bir satış bedeli ödemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dilekçesinde açıkça inançlı işlem ve gabin iddiasına dayanıldığı gibi, Mahkemece taraf vekillerinin hazır bulundukları ön inceleme duruşmasında davanın inançlı işlem ve gabin nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkin olarak nitelendirildiği gözetildiğinde uyuşmazlığın inançlı işlem ve gabin hukuki nedenleri esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 5 96... parseldeki 14 nolu bağımsız bölümü 18.02.2016 tarihinde 550.000,00 TL bedelle davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince davada ileri sürülen inançlı işlem iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı, bu hususta yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge de ibraz edilmediği, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek inançlı işleme dayalı davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ne var ki; davada gabin hukuki nedenine de dayanıldığı halde, Mahkemece, bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmış değildir.
Bilindiği üzere, sözleşmenin aşırı yararlanma (gabin) nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle sözleşme yapmaya, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak, zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmıştır. TBK’nın 28. maddesi uyarınca aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.
Hal böyle olunca, davacının gabin iddiası yönünden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerekli incelemenin ve değerlendirmenin yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!