Anahtar kelimeler: Olursa Adlî Olsun Türleri Beş Görüşü Ret Antalya Neticesinde Esastan

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozmaI- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesindeAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, şikâyetçilerden, zararın ne zaman giderildiği ve kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermedikleri sorulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine; sanık ...'nin temyiz isteminin, olay günü arkadaşlarını ile birlikte bulunduğu için cezalandırıldığına, diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların az ceza alması için suçu ikrar ettiğine, suçu işlemediğine şikâyetçi ...'ın şahit olduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, cezanın fahiş olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafilerinin temyiz isteminin, şikâyetçi ...'ın rızası ve isteği ile aracın camını kırıp anahtarı aldığına, sanığın durumunun zilyedlik olduğuna, suçun hukuki nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, gece vaktine ilişkin olarak herhangi bir tespit yapılmadan 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesinin uygulandığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tanıkların dinlenmediğine eylemin aynı Kanun'un 146.veya 155.maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h maddelerine uyduğu gözetilmeden yalnızca aynı Kanun'un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de sonuç ceza değişmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;Kovuşturma aşamasında şikâyetçi ...'nin ''...benim aracımın maddi hasarı giderildi, bir zararım yoktur... '', şikâyetçi ...'ın ''...aracım çalındı, ancak daha sonra teslim edildi, benim herhangi bir zararım yoktur...'' şeklindeki beyanları karşısında, suçun işlenmesi sebebiyle kelebek camının kırılması dışındaki kapı camının kırılması ve sonrasında oluşan zararların suçtan kaynaklanan zararlar olduğu, bu zararların tamamının mı yoksa bir kısmının mı iade ve tazmin konusu olduğu, iade veya tazmin var ise tam olarak hangi tarihte gerçekleştiği, kısmî ise mağdurun etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği açıklığa kavuşturulup tartışma konusu yapılmadan eksik araştırma ile karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanık ...'nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Manavgat 7. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.