Anahtar kelimeler: Tahsilde Emrine Kambiyo Şöyle Niyetli Senetlerinden Özgü Kötü Durdurulmasına Senetlerine

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından Mahkememize ibraz olunan dava dilekçesi ile özetle; Davalı tarafından --- İcra Müdürlüğü’ nün ------ Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu şöyle ki, ---. İcra Dairesi ---- Esas sayılı takip ile -----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olan kambiyo senetlerine özgü takip alacağı, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla taraflarınca talep edildiği, işbu takip konusu senetlerin aslının ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyada mübrez olup, senet bilgilerinin, 07.09.2018 düzenlenme tarihli, 13.09.2018 vade tarihli 2.000.000 TL'lik senedin alacaklısı ... ile borçlusu -----Şirketi olduğu ve 05.09.2018 düzenlenme tarihi, 20.09.2018 vade tarihli, 300.000,00 TL'lik senedin alacaklısı ... ile borçlusu ----- Şirketi olduğu bu senetler için öncelikle--- İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosya üzerinden sadece senet borçlusu ----- için takip başlatılmışsa da, daha sonra senetler üzerinde alacaklı olarak görülen ...ni işbu dosyaya borçlu olarak ekletme talebi gönderildiği ancak işbu taleplerinin "Bir takipte tarafların değiştirilmesi ya da eklenmesi mümkün olmadığı..." gerekçesiyle İcra Müdürlüğü tarafından reddedildiği, işbu senetler, senetler üzerinde alacaklı olarak görülen ... tarafından Müvekkili ...'ye ciro edildiği, davalı tarafın ciranta konumunda olduğu gibi kural olarak ciro edilene ve senedin ödenmemesi durumunda, senedin bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğu ayrıca senet bedelinin tahsili için kendisine müracaat edilmesine katlanmakla yükümlü olduğu, TTK’nın 713/1. maddesinde, poliçenin/bononun vadesinde ödenmemesi halinde hamilin, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabileceği hüküm altına alındığı, bu nedenle, davalının yapmış olduğu tüm itirazların hukuki dayanağı olmadığı gibi taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, keza, TTK’nın 702/1. maddesi uyarınca, aval veren kişi de kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağı, aynı şekilde, TTK’nın 678/1. maddesinin amir hükmü gereğince, temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir bonoya imzasını koyan kişi de o bonodan dolayı bizzat sorumlu olduğu bu nedenle, bonoyu tanzim edene, onun lehine aval verene ve bunların yetkisiz temsilcilerine karşı ödememe protestosu çekilmesine de gerek bulunmamakta olduğu zira, TTK’nın 698. maddesi gereğince, hamilin bu kişilere karşı doğrudan doğruya başvuru hakkı bulunmakta olduğu ayrıca Davalı tarafın, imzaya da itiraz etmiş olup, Müvekkiline ciro edilen senetler arkasındaki imzanın, senet tanzim tarihinde şirket yetkilisi olan kişilerden birine ait olduğu, Mahkemece, ---- kayıtları ve ------ Gazetesi kayıtları celp edildiği takdirde davalı şirket yetkilisi olarak kimin yer aldığı ve imzaya yetkili olduğunun görüleceği, taraflarınca dava açılmadan önce dava şartı olarak arabulucuya başvurulduğu ve ekte sundukları Arabuluculuk Son Tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı ile uzlaşma sağlanamadığından bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, ----- İcra Müdürlüğü’ nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Huzurdaki dava davacı yan tarafından öncelikle --- Asliye Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı dosyasında ikame edilmiş ancak mahkeme görevsizlik kararı verip işbu kararı müvekkil şirkete 35. Maddeye göre tebliğ ettiğini, kararın kesinleşmesine müteakiben mahkemenizce tensip zaptı düzenlenerek müvekkil şirkete doğrudan 35. Maddeye göre 02.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki işbu tebligat usulsüz olduğunu, Zira müvekkil şirketin UETS hesabı bulunmadığını, Önemle belirtmek isteriz ki, dosya kapsamındaki tüm tebligatlar usulsüz olup, yok hükmünde olduğunu, Zira borçlu şirket, Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine kurulmuş bir Anonim Şirket olduğunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinin birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.” Yine aynı maddenin 1/7. fıkrasına göre de; Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri, 3.fıkrasında; birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılabileceği düzenlemeleri yer aldığını, Borçlu -----kanunu uyarınca elektronik tebligat adresine sahiptir. Nitekim Mersis kayıtlarında da görüleceği üzere, şirketin Elektronik Tebligat Adresi ---- şeklinde olduğunu, Dolayısıyla mahkemenizin ----- Sayılı dosyasına konu tensip zaptı ve eklerinin şirkete UETS üzerinden yapılması gerekirken bu gereklilik göz ardı edildiğini, Senetlerin takibe konulmasına müteakiben senetler hakkında sahtelik iddiası ile ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- Sor. Numaralı soruşturma dosyası kapsamında suç duyurunda bulunulduğunu, Soruşturma dosyası kapsamında --- imza örnekleri ve ifadesi alındığını, ------ imzasının da alınması için talepte bulunulduğunu, Halihazırda imzası alınan ------ imzası ile senetler üzerindeki imzalar için dosya bilirkişi incelemesine gönderilmiş olup dönüşü beklenilmektedir. İşbu soruşturma dosyası kapsamında imzaların şirket yetkililerin imzaları ile eşleşmemesi halinde senetlerin müvekkil şirket bakımından iptal olacağı açık bir durum olduğunu, işbu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Senetler üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığının tespiti sonrası senetlerden doğan alacaklardan dolayı müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığı gibi, davacı alacaklının hak sahipliği de hukuksuz hale gelmiş olacağını, arz ve izah edilen nedenlerle ---. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına yapılan itirazımın kabulü ile takibin iptaline, Davacı alacaklının takibi başlatmakta kötü niyetli olması hasebiyle alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- soruşturma sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.GEREKÇE VE SONUÇ
:Dava icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. İcra takip dosyası incelendiğinde davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli ATK raporunda özetle; İnceleme konusu senetlerin arka yüzünde yer alan----- kaşe izleri üzerine atılı 1. ciro imzaları ile ------ mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla---- eli ürünü olmadığı, söz konusu imzalar atan şahsın tanı unsurlarını ---- açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ----- eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaatine varılmıştır.Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olayda; iddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu, dosya içerisindeki ceza dosyasına ilişkin beyanlar ve imza incelemesine ilişkin rapor incelendiğinde bilirkişi raporuna itirazın yerinde olmadığı ve itiraz ile tekrar rapor alınmasını gerektirir bir husus oluşmadığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı nazara alındığında kaşe izleri üzerine atılı 1. ciro imzaları ile ------ mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---- eli ürünü olmadığı, söz konusu imzalar atan şahsın tanı unsurlarını ---- açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ---- eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği dolayısı ile dava konusu senetteki imzanın davalı borçluya ait olduğu kesin bir şekilde ispatlanmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:1-DAVANIN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 27.778,25 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 27.046,25 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına ,5-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' since hesaplanan 340.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.