Anahtar kelimeler: Mwm Çifteler Etebligat İklim Güneş Çevresel Planlanan Mevkii Pafta Şehircilik
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDENLER
: (Davalı) 1- ... Bakanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
(Davalı yanında müdahil) 2- ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av....
İSTEMİN KONUSU
:... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Eskişehir İli, Çifteler İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, ... parsel, ... pafta sınırları içerisinde ... Enerji Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapımı planlanan G3 Eskişehir 1-3 Güneş Enerjisi Santrali (25,5 MWm / 25,5 MWp-22,5 ha) projesi hakkında, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından verilen... tarihli ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında yer alan bilgi, belge, görsel veriler ile bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde; dava konusu proje alanının 22,5 hektarlık alanı kapsadığı, proje alanı ve yakın çevresinin Sakarbaşı Kaynağı beslenim alanı olarak kabul edildiğinden, "Birinci Derece Koruma Alanı" olarak belirlendiği, bölgenin IV. Sınıf tarım arazisi niteliğinde olup, içerisinde (3) adet tarla vasıflı taşınmazın bulunması ve etrafında I. ve II. Sınıf mutlak tarım arazilerinin yer aldığı ve proje alanının, Eskişehir İli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda, “Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar” şeklinde belirlendiği görüldüğünden, proje alanının bulunduğu taşınmazın tarımsal niteliğinin korunmasında öncelikli kamu yararının bulunduğu ve proje alanı içerisinde I. Derece Arkeolojik Sit olarak tescilli Yeşiltepe Tümülüsü'nün yer aldığı dikkate alındığında, nihai çevresel etki değerlendirme raporunda eksik, çelişkili ve proje sahasını yansıtmayan tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, bu kapsamda yapılan incelemede; anılan tesisin zarar görmemesi için proje icra edilecek alanla I. Derece Arkeolojik Sit Alanı arasında yeterli mesafenin (50 metre) bırakılmadığı, bu nedenle de, arkeolojik alanın, tesisin kurulum sırasında ve sonrasında dış etmenlere bağlı olarak oluşabilecek yangın, patlama ve titreşim nedenleriyle telafisi imkansız zararlar görebileceği, ayrıca, proje depolama alanının yeri konumu ve yüksekliği, kazı sonucu çıkarılacak toprak miktarına yönelik çelişki içeren tespitlerin yer aldığı, panellerin temizlenme yöntemi, kullanılacak suyun temin edileceği yer, kullanılacak su ve atık su miktarının ortaya konulmadığı, proje alanında, inşai faaliyetlerin gerçekleşmesinden sonraki sürece ilişkin ekolojik yönlerden kümülatif bir değerlendirme yapılmadığı, arazide gerçekleştirilen flora fauna çalışmalarının kaç gün süreyle ve hangi yöntemler kullanılmak suretiyle icra edildiğine yönelik herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, nihai raporda bitki taksonları arasında nadir ve endemik tür olmadığı yönünde açıklama yapılsa da, proje alanı ve çevresinde, (CD) kategorisinde yani, yok olma tehlikesine karşı koruma altında bulunan "Yerkızanı (Cousinia halysensis)" taksonunun bulunduğu, bu kapsamda, proje uzmanları tarafından bilimsel makale, tez ve araştırmalardan faydalanılmadığı ve Eskişehir iline ilişkin floristik çalışmalara yer verilmediği, ÇED raporunun jeoloji, tektonik, stratigrafi (düşey kesit, enine kesitler) (jeoloji, hidrojeoloji enine kesitleri), obruk oluşum şartları ve bölgedeki tehdidi, depremsellik yönünden yeterli olmadığı, 1. Derecede Koruma Alanında bulunan bölgeye yönelik, hidrojeoloji ve hidroloji değerlendirmesinin yetersiz olduğu, depremsellik konularının yeterli teknik veri ve inceleme içermediği, proje alanının çevresinde araç trafiğine açık yolların bulunduğu, alan ve çevresinde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapıldığı dikkate alınığında, proje alanı olarak belirlenen yer seçiminin uygun olmadığı, raporun hazırlanma sürecinde görev alan uzmanların yetkinlik ve yerliliklerinin tespit edilemediği, projenin konusu ve niteliği dikkate alındığında, Meteoroloji Mühendisi, Arkeolog gibi uzmanların, projenin hazırlanmasında katkısı bulunmadığı, proje konusu ile doğrudan ilgili uzmanlık alanlarından faydalanılmamış olmasının ise, Nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporun güvenilirliğini ortadan kaldırdığı, anlaşılmakla, çevresel etki değerlendirme nihai raporunun, denetime elverişli ve teknik yeterliliğe sahip olmadığının anlaşıldığı, Eskişehir İli, Çifteler İlçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel, ... pafta sınırları içerisinde... Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapımı planlanan, G3 Eskişehir 1-3 Güneş Enerjisi Santrali (25,5 MWm / 25,5 MWp - 22,5 ha) projesine ait Çevresel Etki Değerlendirme sürecinin mevzuata uygun işletilmediği, raporun içeriğinin eksik olduğu bu nedenle projenin etkilerinin tam olarak değerlendirilemediği, ÇED raporunun bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı, projenin mevcut halinin toprakta, suda veya havada kalıcı özellik gösterip çevreyi kirletebileceği, çevreyi korumak için gerekli olan önleyici önlemleri içermediği anlaşılmakta olup, dava konusu projeye ait Nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporunun bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı, çevre ve insan sağlığına yönelik olumsuz etkileri ortaya koyma konusunda yetersiz olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından tesis edilen ... tarihli ... sayılı"Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:
1-Davalı tarafından; davaya konu alanın yenilenebilir (YEKA) alanı olduğu komisyonda yer alan kurumlar tarafından projenin tarım, mera alanlarına, su kaynaklarına, flora, fauna ve duyarlı yörelere etkisi konusunda görev alanları kapsamında detaylı şekilde incelendiği ve uygun görüşler verildiği, panel masası ayaklarının oturacağı alan için oluşacak bitkisel toprak miktarının 2.000m3, idare binası için ise 200m3 olarak hesaplandığı, panel masa ayaklarının oturacağı yerler için 6.000m3, idare binası için 300m3, kablo kanalı için 3.000m3 kazı fazlası malzeme oluşacağı, jeolojik ve jeoteknik etüt raporlarının imar iznine esas hazırlanacak olan raporlar arasında yer alması, kurulacak türbinlerin daha önce hali hazırda çalışan mevcut türbin sahaları yakınında bulunması ve kurulması planlanan alanın jeolojik özelliklerinin Nihai ÇED Raporunda detaylı anlatılmış olması nedeniyle Jeolojik Etüt Raporlarının Nihai ÇED Raporunda yer almadığı, ancak Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporlarının hazırlatılarak değerlendirmek üzere ilgili kurumlara gönderileceği hususunun Nihai ÇED Raporunda taahhüt edildiği, proje alanındaki yüzeysel ve yer altı su kaynaklarının hidrolojik ve hidrojeolojik mevcut ve planlanan kullanımı, proje alanında zemin emniyeti, toprak kayması (heyelan riski de göz önünde bulundurularak) olmaması için yapılacak işlemler ve alınacak önlemlerin Nihai ÇED Raporunda detaylı anlatıldığı, ÇED Raporunun ilgili mevzuata uygun olarak hazırlanmış olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Davalı yanında müdahil tarafından; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, raporun yerindelik denetimi alanına girecek şekilde düzenlendiği, henüz imar planı onaylanmamış veya kamulaştırma çalışmaları yapılmamış bir proje için ÇED Olumlu kararı verilmeden sahada sondaj, sondaja bağlı analiz, harita ölçümü, zeminde herhangi bir ölçüm yapılmasının söz konusu olmadığı, bu hususta en kötü durum senaryosuna göre belirlenen yaklaşık veriler kullanıldığı, sondaj çalışması yapılamadığı için bitkisel toprak derinliğinin belirlenemediği, Sakaryabaşı Kaynağı Koruma Alanı hakkındaki değerlendirmelerin tamamının DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, bitkisel toprak depolama alanının imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt raporu sonuçlarına göre belirleneceği, ÇED Raporunda genel olarak çevresel etki hesaplamalarının en kötü durum senaryosu dikkate alınarak yapıldığı, projede çalışacak kişi sayısı ve kullanılacak araçların beygir güçlerinin ÇED Raporunda belirtildiği, flora ve fauna tespitlerinin yeterliliği bulunan uzmanlar tarafından hazırlandığı, her ne kadar tabloda endemik türler belirtilmemişse de, proje alanında endemik ve korunması gereken türler ile ilgili alınması gereken önlemlerin taahhüt olarak ÇED Raporunda bulunduğu, tarla vasfıyla kayıtlı parsellerin kuru marjinal tarım arazisi niteliğinde olduğu, raporun Danıştay denetimine uygun olmadığı, raporun kendi içinde çelişkili olduğu, GES yapılarının tamamen yere paralel döşendiği, depremsellik yönünden mevzuat gereği eksik olanın ne olduğunun belli olmadığı, yer seçiminin Enerji Bakanlığı tarafından yapıldığı, lisanslayanın EPDK olduğu, raporda ve kararda iptal gerekçesi olan eksiklik olarak değerlendirilen hususların, ''...Mahkeme kararında yer verilen gerekçelerden jeoloji etüd raporunun bulunmaması ile ÇED Raporunda jeolojik-jeoteknik açıdan bir açıklama yapılmamasına ilişkin kavramların birbirinden farklı durumlara ilişkin olduğundan, henüz jeolojik etüd raporunun hazırlanmamış olmasının ÇED Raporunda jeolojik-jeoteknik açıdan bir açıklama yapılmadığı anlamına gelmeyeceği...'' yönündeki Danıştay içtihadına aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Davada; Eskişehir İli, Çifteler İlçesi, ... Mevkii,... Ada, ... parsel, ... pafta sınırları içerisinde ... Enerji Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapımı planlanan G3 Eskişehir 1-3 Güneş Enerjisi Santrali (25,5 MWm / 25,5 MWp-22,5 ha) projesi hakkında, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından verilen 14.03.2024 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, ÇED Raporunun bir takım çevresel etkiler yönünden eksiklikler içerdiği belirtilmişse de, söz konusu ÇED Raporu incelendiğinde, bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen tüm hususlara ilişkin çalışmaların yapılmış olduğu, 4. sınıf tarım toprağı olan proje alanına ilişkin gerekli izinlerin alınacağının taahhüt edildiği, proje alanı içindeki arkeolojik sit alanına müdahale edilmeyeceği, çevresinin çit ile kapatılacağının taahhüt edildiği, flora ve fauna yönünden yapılan tespitlerin yeterli detaylı çalışmaları içerdiği ve bu hususta taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, jeoteknik etüt raporlarının imar planlaması aşamasında yapılacak olması da dikkate alındığında, bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin olduğu belirtilen eksikliklerin davaya konu işlemin iptalini gerektirmediği, bitkisel toprak depolama yerinin alana ilişkin jeoteknik etüt raporundan sonra belirleneceğinin ÇED Raporunda belirtildiği, oluşacak hafriyat ve bitkisel toprak miktarına ilişkin ÇED Raporunda en kötü durum senaryosuna göre yapılan hesaplamaların yeterince açık olduğu, ayrıca alana ilişkin hidrojeolojik tespitler ile kümülatif etki değerlendirmesine ilişkin belirlemelerinde yeterince irdelendiği, proje için yapılan yer seçiminin uygun olduğu, projenin çevreye olan etkilerinin kabul edilir seviyelere çekilmesi için alınması gerekli olan tüm tedbirlere ÇED Raporunda ayrıntılı biçimde yer verildiği, temyize konu kararda yer verilen tespitlerin ÇED Olumlu kararının iptalini gerektirecek nitelikte bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!