Anahtar kelimeler: Ağında İçinse Bahsettiğimiz Ulaşım Servis İmzalamışlardıryukarıda İmzalamıştırbu Yapmaktadır Yıllardır Taşımacılık

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... uzun yıllardır servis işi yapmaktadır. Müvekkil ... Türkiye'nin her yerinde ulaşım ağında tanınan, bilinen ve taşımacılık hizmeti veren bir şirkettir. Müvekkil davacı ile davalı 19.08.2019 tarihinde servis taşımacılığı sözleşmesi imzalamışlardır.Yukarıda bahsettiğimiz ve davalının yükleneceği taşeron hizmet işi içinse müvekkil davacı ile dava dışı üçüncü kişi ... ile 14.10.2018 tarihinde sözleşme imzalamıştır.Bu sözleşme gereğince davacı müvekkil ile dava dışı üçüncü kişi ... "..." adresindeki personelinin yani ... personelinin mesai başlangıcında evlerinden iş yerine, güzergah dahilinde alınarak getirilmesi mesai bitiminde iş yerinden alınıp güzergah dahilinde evlerine uygun şekilde bırakılması" hususunda anlaşmıştarlardır. Müvekkil davacı bu iş için taşeron olarak, imzalanan sözleşme gereği davalıyı belirlemiştir. Herhangi bir aksaklık veya sorun olmadan taraflar edimlerini ve yükümlülüklerini yerine getirmekteyken dava dışı ... resmi yetkilisi davacı müvekkile, davalı firma ile görüştüklerini aralarında hali hazırda ödedikleri ücretin çok daha düşük bir miktarına davalı firmanın işi yüklenebileceğini, eğer müvekkil davacı biraz daha fiyat kırar ise bu işi kendisi ile devam ettireceklerini aksi takdirde davalı taşeron firma ile yeni bir sözleşme imzalayarak müvekkil davacı ile sözleşmelerini fesih edeceklerini söylemiştir.Müvekkil davacı bunun üzerine davalı firma ile görüşmüş, aralarında imzaladıkları sözleşmenin ilgili maddesini, ticari gelenekleri ve haksız rekabete ilişkin kanuni düzenlemeleri hatırlatmıştır.Müvekkil davacının dava dışı üçüncü kişiyle imzaladığı sözleşmeyi sonlandırmaya yönelik davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle uğradığı fiili zarar ve yoksun kalınan kar tazminatı olarak ve fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile davacıya ödenmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini... " talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkil şirket, ticari işletmesi bünyesinde personel taşımacılığı yapmaktadır. Bu çerçevede müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 19.08.2019 - 19.08.2020 tarihleri arasında geçerli olacak "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" adı altında servis taşımacılığı sözleşmesi yapılmıştır. Müvekkil şirket bu sözleşme gereğince davacı şirketin personel taşıma işlerini sözleşme süresi içerisinde eksiksiz yerine getirmiştir. Müvekkil davacı/alacaklı Şirket, davalı/borçlu şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden yapılan personel taşıma işinin karşılığında olmak üzere toplam 39.487,43 TL tutarında 4 adet fatura düzenlemiştir. Davacı/borçlu şirket söz konusu toplam fatura alacaklarına ilişkin olarak 10.623,74 TL tutarında ödeme yapmıştır. Ancak zikredilen fatura alacaklarının bakiye miktarı olan 28.863,69 TL tutarındaki meblağ ise Davacı/borçlu Şirket tarafından ödenmemiştir. Davacı/borçlu Şirket tarafından 28.863,69 TL tutarındaki bakiye fatura alacağının ödenmemesi üzerine müvekkil şirket yetkililerinin talebi üzerine tarafımızdan davacı/borçlu şirket hakkında ... 33. İcra Müd.... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı/borçlu şirket yetkilileri, daha önceden var olan suiniyetlerini devam ettirerek müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını engellemek, hiç değilse geciktirmek amacıyla ve takibin ilamsız olmasından da faydalanmak suretiyle; Diğer taraftan, Müvekkil Şirket ile Davacı/Borçlu Şirket arasında 19.08.2019 tarihinde "Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" adı altında yapılmış olan servis taşımacılığı sözleşmesi ise 19.08.2020 tarihinde sona ermiştir. Söz konusu bu Sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere; 19.08.2019-19.08.2020 tarihleri arasını kapsayan bir yıllık süreli bir sözleşmedir. Diğer taraftan Müvekkil Şirketin imzalamış olduğu 03.11.2020 tarihli "Personel Taşıma Sözleşmesi"nin diğer tarafı ...A.Ş.'dir. Davacı/Borçlu Şirketin tarafı olduğunu belirtip davaya konu etmiş olduğu 14.10.2018 tarihli Sözleşmenin karşı tarafı ise tamamen farklı bir firma olan ...Tic. A.Ş.'dir. Bu haliyle sözleşmelerin karşı tarafı da farklı şirketlerdir. Davanın reddine,davacı/borçlunun açık suiniyeti ve alacağın likit olması da göz önüne alınmak suretiyle davalı/borçlu şirket hakkında % 20'den aşağı olmamak üzerekötü niyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlu şirkete yükletilmesini.. "savunmuştur.(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;... 8.ATM'ye müzekkere yazılarak ...E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.... 33.İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.Ara kararların icrası sonrası ve talep halinde gerekirse bilirkişi incelemesi için ara karar kurulmasına karar verilmiştir.Davacı vekiline uğradığı zararları kalem kalem açıklamak ve ispata yarar bilgi ve belgeleri sunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.Ara kararların icrası sonrası ve talep halinde gerekirse bilirkişi incelemesi için ara karar kurulmasına karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediğinin, haklı nednele feshedildiyse davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunup bulunmadığının, bulunabilecekse miktarının, davalının şirketi haksız rekabet yasağını ihlal edip etmediğinin araştırılarak tespit yapılması için rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 18.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ...Tic. Ltd Şti.'ün incelemeye ibraz edilen 2019 mali dönemine ait ticari defterlerinin ait olduğu yılda yürürlükte olan T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiğinin yapıldığı, defterlerin delile dayanan taraf lehine delil niteliğinde olup olmadığının takdirinin sayın mahkemede olduğu, Davalının 2020 yılına ilişkin ticari defterlerini ibraz etmekten imtina ettiği, davacı ...Tic. Ltd. Şti.'ün incelemeye ibraz edilen 2019-2020 mali dönemine ait ticari defterlerinin ait olduğu yılda yürürli olan T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiğinin yapıldığı, defterlerin delile dayanan taraf lehine delil niteliğinde olup olmadığının takdirinin sayın mahkemede olduğu, davacının dava dışı firma ile olan ticari ilişkisinin davalının kusuru nedeniyle sonlandığı ve davalının davacıya mahrum kaldığı karı ödemesi gerektiğine karar verilmesi halinde, sözleşmenin erken sonlandığı Süre: 46 Ay 15 gün baz fatura- ekim 2019 : 56.640 Tl cira kaybı : 2.633.760 TL esas faliyet karı oranı : 917,77 mahrum kalınan kar : 468.019,15 TL davacının fiyat teklif bilgilerini kullanan ve yine davacının sahip olduğu müşterilere ulaşmak suretiyle iş yapan davalının haksız rekabet eyleminde bulunduğu,m TTK.m. 56/t-e hükmü uyarınca, maddi tazminat olarak, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebileceği..." rapor edilmiştir.Davacı vekiline ıslah beyanında bulunmak için süre verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekilince yeniden rapor alınmasına yönelik talebin dosyada bulunan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.... 5.ATM'nin ..E.sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.Davalı vekilinin talebinin kısmen kabulü ile dosyanın tekrardan önceki bilirkişiye tevdi ile dosya içinde bulunan uzman raporu .. 5.ATM'nin ...E.sayılı dava dosyasının kapsamı tarafların itirazları tek tek incelenmek suretiyle ek rapor tanzimine karar verilmiştir.Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celcesinin 1 nolu ara kararı gereğince dosya ele alınarak incelenmiştir.Dosyada ek rapor alınmasına karar verildiği fakat kök raporda görev alan taşıma alanında uzman bilirkişinin vefat etmesi nedeniyle yerine taşıma alanın da uzman bir bilirkişinin atanmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Sayın mahkemenin EK görevlendirmesi gereği, KÖK rapora vaki beyan ve itirazlar incelenmiş ve değerlendirilmiş olup, yapılan inceleme sonucunda kök rapordaki görüş ve kanaatimizde bir değişiklik oluşmadığı..." rapor edilmiştir.Davalı vekilinin █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi üzerine dosya ele alınarak incelenmiştir.Dosyadaki mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun aksini ispata yarar somut delil sunulmadığı anlaşılmakla yeni heyetten rapor alınmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İTO’ya müzekkere yazılarak ...Tic. A.Ş. ile ...A.Ş.’nin 15.10.2018 - 15.10.2023 tarihleri arasında ortaklarının, yönetim kurulu üye ve başkanlarının isim listesi ile şirketlerin yerleşim yerinin mahkememize bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.... 5.ATM'ye müzekkere yazılarak ...E.sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.Davalı vekilinin çekilmesini talep ettiği hakimin müstemir yetki kararnamesi ile tayinin çıktığı anlaşılmakla, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İşbu celse ara kararları ikmal edildikten sonra davalı tarafın 2020 yılı ticari defterlerine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması için celse arasında ara karar kurulmasına karar verilmiştir.█████/2025 tarihli duruşma 10 nolu celse 4 numaralı ara karar gereği dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.Davalı şirketin 2020 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile █████/2025 günü saat 14.00'da Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından davalı vekilinin itiraz dilekçeleri incelenerek taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediğinin, haklı nedenle feshedildiyse davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunup bulunmadığının, bulunabilecekse miktarının, davalının şirketi haksız rekabet yasağını ihlal edip etmediğine ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişiden alınan 21.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Bilirkişi görev tanımı doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda; Taraflar arasındaki sözleşmenin 19.08.2019-19.08.2020 dönemini kapsamakla birlikte; aralarındaki ticari ilişkinin, düzenlenen 30.11.2019 tarihli fatura ile sona erdiği, davacı şirket ile dava dışı ...Tic. A.Ş ...Hastanesi arasındaki 15.10.2018-15.10.2023 dönemini kapsayan sözleşmenin de fiili olarak 19.11.2019 tarihli faturadan sonra sona ermiş olduğu, buna karşılık davalı şirket ile dava dışı ...A.Ş arasındaki sözleşmenin ise 03.11.2020 tarihli olduğu, dolayısıyla, söz konusu sözleşmenin, işbu davanın tarafları arasındaki ticari ilişkinin fiilen sona ermesinden yaklaşık bir yıl sonra imzalanmış olduğu, dosyada mevcut, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan 14.10.2018 tarihli sözleşme içeriğinde, taraf olarak... A.Ş ...görülmekle birlikte, sözleşme Üzerindeki her sayfada ... Hizm. A.Ş ... Şubesi kaşe ve imzasının bulunduğu, ...A.Ş ... Şubesi tarafından düzenlenen yazıda ise, “söz konusu sözleşmenin tarafı olmadıkları, dolayısıyla sözleşmenin her sayfasında yer alan imzanın gerçekte şirketlerine yani şirket yetkilisine ait olmadığı, şirketlerinin böyle bir sözleşme imzalamadığı"nın ifade edildiği, dosyada, sözleşme üzerindeki imzanın dava dışı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespitine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, dosya içeriğinde, işbu davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmenin feshine ilişkin, davalı şirket tarafından düzenlenmiş herhangi belge, fesih ihtarnamesi vs. Bulunmadığı, davalı şirket tarafından, davacı şirket aleyhine ... 8 ATM ... E. Sayılı dosyası ile açılmış olan itirazın iptali davasının, sözleşmenin feshine ilişkin ihbar olarak kabul edilip edilmeyeceği, sözleşmenin haklı sebeple feshedilip edilmediği, davalının haksız rekabet yasağını ihlal edip etmediği hususlarının hukuki değerlendirmeyi gerektirmekte olup; takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre; 31.12.2020 tarihi itibariyle davacı şirketin 28.863,69TL borç bakiyesinin bulunduğunun tespit edildiği, Sayın Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirketin haksız feshi sebebiyle sona erdiğinin kabulü halinde; davacı şirkete ait yoksun kalınan kâr miktarının, 18.05.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda yapılan mali tespitler esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplanacağı; söz konusu raporda davacı şirketin Esas Faaliyet Kârının, 2019 yılında 64,08 2020 yılında ise 417,77 olarak tespit edildiği, yoksun kalınan kâr hesaplamasında, ilgili yıllara ait kârlilik oranlarının ortalaması ((4,08417,77)/2-7510,92) ile, düzenlenen son fatura bedeli ((KDV hariç) (56.640,00 TL) ve sözleşmenin normalde sona ereceği (46 ay 15 gün) süre dikkate alınarak, davacının yoksun kalınan kâr miktarının 56.640,00 TL*210,92 - 6.185,09 Aylık 6.185,09 TL* 46,55 287.606,59 TL Toplam Yoksun Kalınan Kâr Miktarı Olarak hesaplandığı, Buna karşılık, Sayın Mahkemece, yoksun kalınan kar miktarının, yeni bir sözleşme yapılabilmesi için geçmesi gereken makul süre ile sınırlı olarak (3 ay) hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacının yoksun kalınan kâr miktarının; 6.185,09 TL * 3 - 18.555,26 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığı..." rapor edilmiştir.Davalı vekilinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davacı vekilinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.Dosyanın █████/2024 tarihli ek raporunu sunan bilirkişiler ile █████/2025 tarihli raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile; █████/2025 tarihli celse sonrası dosyaya kazandırılan belgeler, █████/2025 tarihli rapor, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları incelenerek, dava dışı ...ile dava dışı ...arasında organik bağ olup olmadığına dair değerlendirme yapılması ile taraf vekillerinin raporlar arasında çelişki olduğuna dair itirazları ile sair itirazları doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ortak ek rapor karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 20.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ile dava dışı ...Tic. A.Ş. ... arasındaki sözleşmenin 15.10.2018 - 15.10.2023 tarihlerini kapsadığı, kasım 2019 tarihi itibariyle fiilen sona erdiği gözetilerek 18.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında dikkate alınan 2019 mali verilerine göre yoksun kalınan kâr miktarının 468.019,15 TL, 21.08.2025 Tarihli raporda, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kapsaması sebebiyle 2019 yılı esas faaliyet kar oranının (54,08) ve davalı şirket ile ticari ilişkinin sona ermesinin bir sonraki yıl tablolarındaki etkisinin yansıtılması amacıyla 2020 yılı esas faaliyet kar oranının (517.77) ortalamasının alındığı, yoksun kalınan kar miktarının 287.606,59 TL, sayın mahkemece, yoksun kalınan kar miktarının, yeni bir sözleşme yapılabilmesi için geçmesi gereken makul süre ile sınırlı olarak (3 ay) hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacının yoksun kalınan kâr miktarının 18.555,26 TL olarak hesaplandığı.." rapor edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; davacının davalıdan haksız rekabet tazminatı istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49 ve devamı maddelerinde “Haksız Fiilerden Doğan Borç İlişkileri” üst başlığı altında haksız fiile ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Anılan Kanun'un “ Sorumluluk” başlıklı 49 uncu maddesi; “ Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuku kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”; “ Zararın ve kusurun ispatı” başlıklı 50 inci maddesinde; “ Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”; “ Tazminatın belirlenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “ Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Tazminat hukukunun bir ilkesi olarak, sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin malvarlığında oluşan eksilmeyi gidermek durumundadır. O halde, kişinin malvarlığında veya manevi varlığında ortaya çıkan eksilme olarak tanımlanan “zarar”ın oluşması, ona neden olanın tazminat yükümlülüğünü doğurur.Yükümlü olunan bu tazminat miktarının belirlenmesinde yukarıda açıklanan ilke ve yöntemler uygulanacaktır. Zararın ispatı davacıya düşmekte ise de, hakim gerçek zararın miktarının ispat edilip edilemediğini gözeterek, ispat edilememişse bu zararı kendisi Kanun’da belirtilen koşullarla tespit edecek; ardından da bu zararın giderilebilmesi için tazminat miktarını yine Kanun’da aranan usul ve esaslar çerçevesinde belirleyecektir. Ancak, hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2013 tarihli ve... E. - ...K. sayılı kararı). TBK’nın 50 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için; zarar görenin, kesin delil getiremese bile, hakime, zararın varlık ve miktarı hakkında kanaat verecek olgu ve olayları sunmuş olması gerekir. Hakim, bu olgu ve olaylardan, zararın gerçekleşmiş olduğu sonucuna varmalıdır. Böyle bir kanaate sahip olmayan hakim, takdir yetkisini kullanamaz. Zarar görenin, zararın gerçekleşmiş olduğuna ilişkin soyut bir iddiada bulunması veya zararla ilgili zayıf bir ihtimal, ispat için yeterli değildir(Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2020, s. 822-823)...".Yargıtay 11. HD'nin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK’nın 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, anılan Kanun’un “Amaç ve İlke “ başlığını taşıyan 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin bu hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu ve ilke olarak haksız rekabet teşkil ettiği düzenlenmiştir. Kanun koyucu TTK.54’te haksız rekabet hükümlerinin amacını ve genel hükmü ortaya koyduktan sonra, 55. maddede altı bent halinde, oldukça ayrıntılı bir sayımla haksız rekabet hallerini belirlemiştir. Ancak bu sayım sınırlı olmayıp, zikredilen maddede sayılan haller haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlıcaları olarak örnekleme kabilinden belirtilmiştir. 55. maddede haksız rekabet teşkil ettiği özellikle belirtilen bu hallerden ikisi de, aynı maddenin 1/a-1 bendinde düzenlenen, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ve aynı maddenin 1/b-1 maddesinde düzenlenen müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek fiilleridir. TTK 55/1-b-1’de düzenlenen haksız rekabet fiilinin oluşabilmesi için, sözleşenler arasında Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak kurulmuş ve halen ayakta olan bir sözleşmenin olması gerekmektedir. Ancak bir ön sözleşmenin varlığı halinde bunu ihlale yöneltme de kapsamda görülebilir. Anılan hükümle düzenlenen haksız rekabet halinin oluşabilmesi için aranan bir diğer şart ise, 3. kişinin, sözleşmenin taraflarından birisini onunla bizzat sözleşme yapabilmek için sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltmesidir...".Davacı tarafça, dava dilekçesi ile davacının servis taşımacılık işi yaptığı, davacı ile davalının █████/2019 tarihinde servis taşımacılığı sözleşmesi yaptıkları, davalının sözleşme ile yüklendiği taşeron hizmet işi için davacı ile dava dışı ...'nin ( ... Tic. A.Ş.) █████/2018 tarihinde sözleşme imzaladıkları, dava dışı... yetkilisinin davacıya davalıyla görüştüklerini, halihazırda ödedikleri ücrete göre çok daha düşük bir ücret karşılığında davalının işi yüklenebileceğini söylediği, davacıdan fiyatı düşürmesini talep ettiği, aksi halde davalıyla yeni sözleşme imzalayarak davacıyla sözleşmelerini feshedeceklerini beyan ettiği; davalının, davacının dava dışı üçüncü kişiyle imzaladığı sözleşmeyi sonlandırmaya yönelik davranışlarının haksız rekabet teşkil ettiği, bu eylemler nedeniyle maddi zararının doğduğundan bahisle işbu tazminat davasını ikame etmiştir. Davalı tarafça, cevap dilekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin 19.08.2019 - 19.08.2020 tarihlerini kapsadığı, bir yıl süreli olduğu; davalının imzaladığı 03.11.2020 tarihli "Personel Taşıma Sözleşmesi"nin tarafının ise...A.Ş. Olduğu, .... A.Ş. İle ...A.Ş.'nin tamamen farklı şirketler olduğu, bu nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.Mahkememizce dosya taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediğinin, haklı nedenle feshedildiyse davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunup bulunmadığının, bulunabilecekse miktarının, davalının haksız rekabet yasağını ihlal edip etmediğinin araştırılarak tespit yapılması için rapor hazırlamak üzere bilirkişilere tevdi edilmiş; bilirkişi heyeti █████/2022 tarihli raporlarında davacının dava dışı firma ile olan ticari ilişkisinin davalının kusuru nedeniyle sonlandığı ve davalının davacıya mahrum kaldığı karı ödemesi gerektiğine karar verilmesi halinde, sözleşmenin erken sonlandığı süre: 46 Ay 15 gün baz fatura- ekim 2019 : 56.640 Tl ciro kaybı : 2.633.760 TL esas faliyet karı oranı : 917,77 mahrum kalınan kar : 468.019,15 TL davacının fiyat teklif bilgilerini kullanan ve yine davacının sahip olduğu müşterilere ulaşmak suretiyle iş yapan davalının haksız rekabet eyleminde bulunduğu, TTK.m. 56/t-e hükmü uyarınca, maddi tazminat olarak, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebileceği kanaati bildirilmiştir. Taraflarca rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunulmuş, davalı vekili ise uzman görüşü raporu sunmuş; akabinde mahkememizce dosya, dosya içinde bulunan uzman raporu, ... 5.ATM'nin...E.sayılı dava dosyasının kapsamı, tarafların itirazları tek tek incelenmek suretiyle ek rapor tanzimi için yeniden bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, █████/2024 tarihli ek raporlarında kök rapordaki kanaatlerini tekrar etmişlerdir. Davalı şirketin 2020 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde inceleme yapmak üzere mahkememizce █████/2025 tarihinde ara karar kurulmuş; SMMM bilirkişi, █████/2025 tarihli raporunda Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirketin haksız feshi sebebiyle sona erdiğinin kabulü halinde; davacı şirkete ait yoksun kalınan kâr miktarının, 18.05.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda yapılan mali tespitler esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplanacağı; söz konusu raporda davacı şirketin Esas Faaliyet Kârının, 2019 yılında 64,08 2020 yılında ise 417,77 olarak tespit edildiği, yoksun kalınan kâr hesaplamasında, ilgili yıllara ait kârlilik oranlarının ortalaması ((4,08417,77)/2-7510,92) ile, düzenlenen son fatura bedeli ((KDV hariç) (56.640,00 TL) ve sözleşmenin normalde sona ereceği (46 ay 15 gün) süre dikkate alınarak, davacının yoksun kalınan kâr miktarının 56.640,00 TL*210,92 - 6.185,09 Aylık 6.185,09 TL* 46,55 287.606,59 TL Toplam Yoksun Kalınan Kâr Miktarı Olarak hesaplandığı, Buna karşılık, Sayın Mahkemece, yoksun kalınan kar miktarının, yeni bir sözleşme yapılabilmesi için geçmesi gereken makul süre ile sınırlı olarak (3 ay) hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacının yoksun kalınan kâr miktarının; 6.185,09 TL * 3 - 18.555,26 TL olarak hesaplandığı kanaati bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın █████/2024 tarihli ek raporunu sunan bilirkişiler ile █████/2025 tarihli raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile; █████/2025 tarihli celse sonrası dosyaya kazandırılan belgeler, █████/2025 tarihli rapor, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları incelenerek, dava dışı ... ile dava dışı ... arasında organik bağ olup olmadığına dair değerlendirme yapılması ile taraf vekillerinin raporlar arasında çelişki olduğuna dair itirazları ile sair itirazları doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ortak ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti; █████/2025 tarihli raporlarında davacı ile dava dışı ... A.Ş. ... arasındaki sözleşmenin 15.10.2018 - 15.10.2023 tarihlerini kapsadığı, kasım 2019 tarihi itibariyle fiilen sona erdiği gözetilerek 18.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında dikkate alınan 2019 mali verilerine göre yoksun kalınan kâr miktarının 468.019,15 TL, 21.08.2025 Tarihli raporda, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kapsaması sebebiyle 2019 yılı esas faaliyet kar oranının (54,08) ve davalı şirket ile ticari ilişkinin sona ermesinin bir sonraki yıl tablolarındaki etkisinin yansıtılması amacıyla 2020 yılı esas faaliyet kar oranının (517.77) ortalamasının alındığı, yoksun kalınan kar miktarının 287.606,59 TL, yoksun kalınan kar miktarının, yeni bir sözleşme yapılabilmesi için geçmesi gereken makul süre ile sınırlı olarak (3 ay) hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacının yoksun kalınan kâr miktarının 18.555,26 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında 19.08.2019 - 19.08.2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde servis taşımacılığı sözleşmesi yapıldığı; davalının sözleşme ile yüklendiği taşeron hizmet işi için davacı ile dava dışı ...A.Ş.ile █████/2018 tarihinde sözleşme imzaladıkları, anılan sözleşmenin ise 15.10.2018-15.10.2023 dönemini kapsadığı; davacının davalıyla olan taşeron ilişkisinin 30.11.2019 tarihli fatura ile sona erdiği, davacının dava dışı ...A.Ş. İle olan ticari ilişkisinin de fiili olarak 19.11.2019 tarihli faturadan sonra sona erdiği; davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş arasındaki sözleşmenin ise 03.11.2020 tarihli olduğu, öncelikle davalının dava dışı ...A.Ş.ile dava dışı ... A.Ş.'nin farklı şirketler olduğuna dair itirazı yönünden; 14.10.2018 tarihli sözleşmede her ne kadar sözleşme tarafı ...Tic. A.Ş. İse de, sözleşme üzerindeki her sayfada ...A.Ş ... Şubesi kaşe ve imzasının yer aldığı; ayrıca ...'nun █████/2025 tarihli müzekkere cevabı uyarınca dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin yetkilisi ...'ün dava dışı ... A.Ş'nin de şirket yetkilisi olduğu; bu suretle dava dışı şirketler arasında organik bağ bulunduğu kanaatine varılmış; ...A.Ş. tarafından düzenlenen ve davalı vekili tarafından █████/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde mahkememize sunulan yazıya itibar edilmemiştir.Somut olayda; davacı tarafça, davacının dava dışı ... ile olan, personellere servis hizmeti sağlanması sözleşmesinin sona erdirilmesi için davalı tarafından müdahalelerde bulunulduğu iddia edilmiştir. Yapıldığı iddia olunan müdahalelerin TTK 54. maddesi çerçevesinde haksız rekabet teşkil edebilmesi için davalı şirket tarafından yapılmış bir yöneltme fiilinin varlığı, bu fiilin var olan temel sözleşmenin ihlaline yönelik olması ve fiilin dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmesi koşullarının bir arada oluşması gerekmektedir. Davacı ... ile dava dışı ...Tic. A.Ş. arasındaki sözleşmenin 15.10.2018-15.10.2023 tarihleri arasında geçerli olmasına rağmen bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye kesilen son faturanın 19.11.2019 tarihli olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkinin Kasım 2019 tarihi itibariyle fiilen sona erdiği; aynı şekilde davacının davalı ile olan ticari ilişkisinin de davalı tarafından davacıya kesilen son faturanın 30.11.2019 tarihli olduğu gözetildiğinde Kasım 2019 tarihi itibariyle sona erdiği; davalının dava dışı ...Tic. A.Ş. ile organik bağı olduğu kabul edilen dava dışı... A.Ş. İle █████/2020 arasında sözleşme imzaladığı, işbu dava tarihinin ise █████/2020 olduğu, dava dışı...A.Ş. Veya ... A.Ş.'nin Kasım 2019-Kasım 2020 tarihleri arasında servis hizmetini hangi şirketten veya nasıl aldığına ilişkin dosyada taraflarca sunulan delil bulunmadığı, davacının iddialarına karşılık davalının organik bağ savunmasının kabul edilmediği ve davacı ile dava dışı şirket arasındaki beş yıllık sözleşmenin birinci yılında sona ermesi, davalının davacıyla arasında olan sözleşme gereği taşıma işine de eylemli olarak süresinden önce ve dava dışı şirket ile aynı dönemde son verdiği, sona ermeden sonra davalı ile dava dışı şirket arasında taşımacılık sözleşmesi yapıldığı, davacının müşterisi olan dava dışı şirket ile davalının doğrudan taşıma sözleşmesi yaparak davacının üstlenmiş olduğu aynı işi üstlenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının fiyat teklif bilgilerini kullanan ve yine davacının sahip olduğu Müşterilere ulaşmak suretiyle iş yapan davalının eyleminin 6102 sayılı yasanın 55/1-b-1.maddesindeki “Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek” niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.Davacının maddi tazminat talebi yönünden; Yargıtay 11. HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanması gerektiği; bu doğrultuda dava tarihi itibariyle maddi tazminat hesabı yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; mahkememiz önündeki dava tarihinin █████/2020 olduğu; bu nedenle maddi tazminat hesabında bu tarih itibariyle değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının dava dışı şirket ile arasındaki sözleşmenin Kasım 2019 tarihinde sona erdiği; Kasım 2019-█████/2020 dava tarihi arası davacının 13 aylık zararının (yoksun kalınan karının) hesaplanması gerektiği; bilirkişilerce davacının 2019 yılı için esas faaliyet kar oranının %4,08 olarak hesaplandığı; 2020 yılı için ise %17,77 olarak hesaplandığı; bu suretle 2019 Aralık ayı için davacının dava dışı ...Tic. A.Ş.'ye kesilen KDV hariç son fatura bedeli olan 56.640,00 TL üzerinden %4,08 karlılık oranı ile 2.310,92 TL; 2020 yılı bakımından 12 ay için; 56.640,00 TL'nin %17,77'si olan 10.064,92 TL x 12 ay = 120.779,14 TL kaybı olduğu; 13 ay için toplam 2.310,92 + 120.779,14 = 123.090,06 TL davacının kaybı olduğu; bununla birlikte bilirkişi raporunda belirlenen karlılık oranlarının (%4,08 ve %17,77) tüm faaliyetlerinden elde edilen karlılık oranlarına tekabül ettiği, bu oranların dava konusu taşıma işini yansıtmayabileceği kanaati oluşmuş; 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin ikinci fıkrası “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” hükmünü amir olup maddi tazminatın matematiksel olarak tespitinin mümkün olmadığı durumda hakim tarafından takdiren maddi tazminata hükmedilebileceği düzenlendiğinden; olayların olağan akışı göz önünde tutularak, hakkaniyete uygun olarak davacının uğradığı zarara karşılık takdiren mahkememizce 100.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden, ıslah dilekçesinde ise faiz türü belirtilmediğinden yasal faize hükmedilmiş; davacı tarafça faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden dava tarihi olan █████/2020 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmiş; sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 100.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL harçtan 170,78TL peşin harç + 7.856,00TL Islah Harcı toplamı olan 8.026,78TL harcın mahsup edilerek fazladan alınan 1.195,78TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.037,96TL'sinin davacıdan alınarak, 282,04TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan; 54,40 TL Başvuru Harcı ile 6.831,00 TL peşin harç toplamı 6.885,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 3.850,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 3.850,00TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 822,62TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 3.027,38TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan; 25.061,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 25.061,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 19.706,30TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye 5.354,70 TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 100.000,00TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 368.019,15TL üzerinden, yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi gereği maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden, 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026Katip ...E-imzalıdırHakim ...E-imzalıdır