Anahtar kelimeler: Karataş Pos Cihazı Tedbir İhtiyati Diş Anadolu Borcu Tarafa Üye

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ D.İş - ███████ Karar
TALEP
: İhtiyati Tedbir
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen üye iş yeri sözleşmesi kapsamında müvekkilince karşı tarafa POS cihazı verildiğini, müvekkilinin karşı tarafa bir borcu bulunmamasına rağmen Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan ihtiyati haciz kararı ile Karataş İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe dayanak olarak hiç bir belge sunulmadığını, müvekkilinin takip konusu alacak nedeniyle borçlu olmadığını, karşı tarafın dolandırıcılık olarak yorumlanabilecek eylemleri ile alacak talebinde bulunduğunu, paranın tahsili halinde iadesinin mümkün olmayacağını, üye işyerinin müvekkilinden hak ediş alacağı bulunmadığını, aksine taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi kapsamında risk/ chargeback ve sözleşmesel bloke mahsup uyuşmazlığı olduğunu, davalının yapmış olduğu işlemlerde olağan dışı, yüksek tutarlarda chargeback talebi ile karşı karşıya kalındığını, bu durum başlı başına karşı tarafın şüpheli eylemlerini ortaya koyduğunu, karşı tarafa sunulan POS hizmeti kapsamında sanal ve fiziki POS’lara dair 2.425.000 TL’lik kesinleşmiş 5 adet chargeback ödemesi bulunduğunu, buna ek olarak 100.000 TL tutarlı 6. chargeback dosyasının henüz sonuçlanmadığını, ancak bunun da kesinleşmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, müşteriler tarafından harcama itirazları 540 gün boyunca iletilebildiğinden POS cihazları kapatılsa da geçmiş işlemlere ilişkin harcama itirazı yapılabileceğini, müvekkilin milyonlarca lira chargeback riski ile karşı karşıya kaldığını, davalıya bildirimlerin yapıldığını ve okunduğunu, İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, Karataş’ta takip başlatılmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, menfi tespit davası açılana kadar zararın artmaması için önlem alınması gerektiğini, bankalardaki mükerrer ve taşkın blokajlar nedeniyle telafisi güç zararlar doğurabileceğini, üye işyerinin faaliyetlerinin ve işlem profilinin, objektif kriterler çerçevesinde ciddi şüpheler barındırdığını ileri sürerek, Karataş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin teminatsız yahut uygun teminat karşılığı durdurulmasına aksi halde İİK 72/3maddesi gereğince icra veznesine girecek paraların alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Talep,Karataş İcra Dairesi ... E sayılı takip dosyasında takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması olmadığı takdirde icra dosyasına ödenen paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine ilişkindir. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir(HMK m. 389/1).Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir(HMK m. 390/1). Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır(HMK m. 390/3). İİK'nun 72/3 Maddesinde; 'İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15 inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.' hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; eldeki tedbir talebinin Karataş İcra Dairesi ... E sayılı takip dosyasından sonra açıldığı, bu hali ile İİK 72/3 maddesindeki hüküm uyarınca icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulamayacağı, ancak İİK 72/3 maddesindeki ikinci cümle uyarınca teminat karşılığında ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenememesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine, İİK'nın 72/3. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca Karataş İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında, icra veznesine girecek paranın takdiren %15 teminat karşılığında alacaklıya ödenmemesine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın çok sayıda şüpheli işleminin sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, tefecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarına temas edecek nitelikle olması yönündeki kuvvetli şüphe nazara alınarak takibin teminatsız olarak durdurulması gerektiğini, müvekkilinin TCMB düzenleme ve denetimi altında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşu olduğunu, taralar arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, yapılan kontrollerde üye işyerinin diğer bankalardan gelen fraud ve amaç dışı POS kullanımı bildirimleri, kredi kartı harcaması ile eş zamanlı ve aynı tutarda nakit aktarımı şeklinde fiktif işlem paternleri, çok sayıda işlemin küsuratsız ve bire bir aynı tutarlarda olması gibi olağandışı durumların varlığı tespit edildiğini, bir çok müşterinin aldığı malların teslim edilmemesi nedeniyle şikayetçi olduğunu, bu nedenle müvekkil şirket bünyesinde risk incelemesi başlatıldığını, üye işyeri sözleşmesinin 2.8 hükmü gereğince karşı taraftan hatalı, yetkisiz, şüpheli, riskli işlemlerle ilgili savunmasına esas olacak bilgilerin istendiğini, ancak sözleşmeye aykırı şekilde belge sunulmadığını, üye iş yerinin iletilen itirazlara geri dönüş yapmadığını, müvekkilinin bu tutarları bankaya iade etmek zorunda kaldığını, bunların da sözleşmeye uygun olarak üye işyeri bakiyesinden düşüldüğünü, tutarların artması ile müvekkilinin zararının arttığını, bunun üzerine müvekkilince 03.09.2025 tarihinde POS hizmeti verilmesinin sonlandırıldığını, üye iş yerinin POS cihazlarında 51.084.017 TL gibi yüksek miktarda harcama itirazı bulunduğunu, bu itirazların 540 gün boyunca iletilebileceğinden riskin devam ettiğini, karşı tarafın sanal POS hesabının 04.02.2025 tarihinde, fiziki POS hesabının ise 10.03.2025 tarihinde açıldığını ve her iki hesabın 03.09.2025 tarihinde müvekkilince kapatıldığını, çalışmanın sona ermesinden sonra dahi yaklaşık 5 milyon TL’ye yakın iade/ harcama itirazı geldiğini, karşı tarafın sermayesine göre çok fazla harcama itirazı bulunmasının usulsüzlüğü gösterdiğini, karşı tarafın aynı zamanda teficilik suçunu da oluşturan kart kırdırma işlemi yaptığını, karşı tarafın iş yerinin bir apartman dairesi olduğu ve bu gibi bir yerde milyonlarca liralık işlem yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve karşı tarafın başından beri suç işlediğini, sürekli şekilde unvan değişikliği ile faaliyetlerin gizlendiğini, sözleşme ve POS cihazlarının kötüye kullanıldığını, üye iş yerinin tek bir belge almaksızın Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinden aldığı ihtiyati haczi takibe koyduğunu, takibin kesinleştiğini ve haciz işlemleri uygulandığını, icra veznesine henüz fiilen para girişi olmadığını, ancak hacizlerin varlığı nedeniyle icra veznesine kısa sürede para girişi olacağını, müvekkilinin bu alacak nedeniyle borçlu olmadığını, uygulanan hacizlerin telafisi güç ve imkansız zararlar oluşturacağını, banka blokeleri nedeniyle finansal işlemlerin aksayacağını, ödeme ve tahsil kabiliyetinin düşeceğini, karşı tarafın dolandırıcılık olarak değerlendirilebilecek faaliyetleri ile müvekkilinden yapılacak tahsilatın iade alınamayacağını, menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olması nedeniyle sürecin uzayacağını, gecikmesinde sakınca bulunması nedeniyle tedbir istendiğini, taraflar arasında bir hak ediş uyuşmazlığı bulunmadığını, risk/chargeback ve sözleşmesel bloke mahsup uyuşmazlığı bulunduğunu, sözleşmenin 2/3 ve 2/8 maddelerinde, üye işyerinin sunduğu mal ve hizmetin bildirilmesi ve bildirime aykırılık halinde müvekkil şirketin servisleri engelleme, alacakları bloke etme/hapsetme ve kullanıcıya iade etme yetkisi ve riskli, şüpheli işlem halinde müvekkil şirketin üçüncü kişilerden gelebilecek talepler ve rücu süreçleri kesinleşinceye kadar hakedişleri kendi takdirine bağlı süre boyunca bloke etme/hapsetme ve servisleri askıya alma/ kapatma yetkisi bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin borcu bulunmadığını, bir çok yüksek mahkeme kararında üye işyeri sözleşmesinde riskli, şüpheli işlem halinde bloke yetkisi öngörülmüşse, ödeme kuruluşlarının, rutin dışı, şüpheli işlem tespiti üzerine sözleşmelerinde yer alan şartlar dahilinde bloke işlemi uygulayabileceği ve sözleşmede öngörülen süreye kadar blokeyi sürdürebileceği kabul edildiğini, sözleşmenin 2.8. maddesinin de buna olanak verdiğini, bu nedenle blokenin sözleşme ile yargı kararlarına uygun olduğunu, icra dosyasına 9.000.000 TL teminat yatırılarak taşkın hacizlerin kaldırılmasının istendiğini ve talebin kabul edildiğini, bu nedenle takibin teminatsız olarak durdurulmasını gerektiğini,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, karşı tarafça Karataş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin tedbiren durdurulmasına, aksi halde icra veznesine girecek paranını alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda takip dosyasına girecek paranın teminat karşılığı alacaklıya ödenmesinin İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca durdurulmasına, karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati tedbir isteyen vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında, üye iş yeri sözleşmesi düzenlendiği ve bu kapsamda ihtiyati tedbir talep eden Sipay Şirketi tarafından davalıya sanal ve fiziki POS cihazı teslim edildiği anlaşılmıştır. Sözleşmesinin 2. maddesinde tarafların hak ve alacakları düzenlenmiş olup, bu kapsamda chargeback ve riskli şüpheli işlemleri önlenmesi için gerekli işlemlerin Sipay tarafından yapılabileceği kabul edilmiştir. Karşı tarafın kullandığı POS cihazları nedeniyle ortaya çıkan şikayetler nedeniyle Sipay Şirketince karşı tarafa elektronik postalarla uyarı yapıldığı ve POS cihazların kullanılmamasının talep edildiği sunulan yazışmalardan anlaşılmıştır. Bunun üzerine ....Şti tarafından Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2015 tarihli ve 2015/... D.İş sayılı dosyasında 5.304.178,43 TL alacak için ihtiyati haciz kararı alınmıştır. Mahkemenin 25.12.2025 tarihli kararında Sipay Şirketi tarafından gösterilecek 2.500.000,00 TL teminat karşılığı banka blokelerinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Karşı taraf bu ihtiyati haciz kararına dayanarak Karataş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında işlemiş faiz ve masraflar dahil olmak üzere 7.086.073,96 TL alacağın tahsili için takip başlatmış ve bu takip kesinleşmiştir.
Talep, takip dosyasındaki takibin teminatsız veya teminat karşılığı durdurulması, olmadığı taktirde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece icra tahkiminden sonra ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulamayacağı belirtilerek ihtiyati tedbir talebinin bu kısmının reddine karar verilmiş, İİK'nın 72/3 - 2. Cümle uyarınca %15 teminat karşılığı icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması istenmiştir. İİK'nın 72. madde de menfi tespit ve istirdat davaları düzenlenmiştir. Maddenin 3. fıkrasında ise; "...İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Talep edenin isteği icra takibinin durdurulması, olmadığı takdirde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece teminat karşılığı icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilmişti. Davacı teminat alınmaması gerektiğini ileri sürmektedir. HMK'nın 389/1.maddesi, ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir.
Mahkemece belirlendiği üzere takip tarihinden sonra, açılacak bir menfi tespit davası içinde veya başlı başına bir taleple takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden mahkemenin kararı yerindedir. Takip ilamsız takip şeklinde başlatılmış olup, takip talebinde herhangi bir belgeye dayanılmadığından HMK'nın 209. maddesinin uygulanma yeri bulunmamaktadır. Karşı tarafın suç teşkil eden davranışlarının bulunması ve takibin dayanaksız olması açılacak menfi tespit davasında veya ceza soruşturmasında değerlendirilebilecektir. Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kabul edilerek yasada öngörülen tedbire karar verilmiştir. İstinaf edenin sıfatına göre yaklaşık ispatın oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. HMK'nın 392.maddesine göre, ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. Buna göre, takibin dayandığı belgelere ve tedbir talep edenin iddialarına göre, mahkemece teminat alınmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı gibi, takdir edilen teminat oranının da yasaya uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelememi sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!