Anahtar kelimeler: Kanalizasyon Görmeyen Görüşü Ret Etme Ankara Doğrudan İdaresi Katılma Mahkûmiyet
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
I. Sanık ... hakkında Ankara ... Genel Müdürlüğüne yönelik eyleminden dolayı verilen hükmün temyiz isteminin incelenmesinde
Ankara ... Genel Müdürlüğüne yönelik hırsızlık suçundan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla, bu suça yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında Ankara Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne yönelik eylemlerinden dolayı verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in adlî sicil kaydında yer alan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2011 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar nolu 17.04.2012 tarihinde kesinleşen ilâmına konu dolandırıcılık suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında, tekerrüre esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III. Sanıklar ... ve ... hakkında Ankara ... Genel Müdürlüğüne yönelik eylemlerinden dolayı verilen hükmün temyiz isteminin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in adlî sicil kaydında yer alan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2011 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar nolu 17.04.2012 tarihinde kesinleşen ilâmına konu dolandırıcılık suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19.12.2019 tarihli bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanıkların neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırıldıkları ve anılan hükümlerin yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanıklar hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanıkların neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan; "sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 43, 62. maddelerine göre belirlenen 4 yıl 2 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!