Anahtar kelimeler: Group İçecek Kiracının Pazarlama Unvanının Ünvanının Değişmesi Sanayi Bakırköy Şti
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili, 28.02.2025 tarihli ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile ... E Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. arasında 01.09.2020 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, ... E Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. nin ticaret unvanının değişmesi üzerine davacı ile davalı şirket arasında 12.02.2021 tarihli bir ek protokol imzalanarak kiracının eski ünvanının ... Group İçecek Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olarak değiştiğinin kayıt altına alındığını, ... E Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. nin imzalamış olduğu 05.10.2020 tarihli tahliye taahhütnamesi ile taşınmazın 15.05.2022 tarihinde tahliye edileceğinin taahhüt edildiğini ancak taahhüdün yerine getirilmediğini ileri sürerek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalı şirket ile davacı kiraya veren arasında yeni kira sözleşmesi yapıldığını, tahliye taahhütnamesindeki imza ve yazıların davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, tahliye taahhütnamesi ile kira akdinin önceki kiracı ile aynı gün düzenlendiğini, davalı şirket ile davacı arasında 12.02.2021 tarihli kira sözleşmesi ek protokol düzenlendiğini, taraflar arasında tahliye taahhütnamesi düzenlenmediğini, davacının taşınmazı daha yüksek bedel ile kiraya verme isteği nedeniyle tahliyeyi sağlamaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca imzalanan 01.09.2020 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi gereğince, kiracının 05.10.2020 tarihinde tanzim edilen tahliye taahhütnamesi ile kira sözleşmesine konu mecuru 15.05.2022 tarihinde tahliye edeceğine dair taahhütte bulunduğu, davalı cevap dilekçesinde dava dosyasındaki tahliye taahhüdündeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise, davalı şirketin takip dayanağı belgenin düzenlendiği tarihte temsile yetkili olduğu, “05.10.2020” taahhüt tarihli, "15.05.2022” tahliye tarihli tahliye taahhütnamesinde; ... E Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. ne atfen atılan imzanın ...’ın eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, taraflar arasında tanzim edilen tahliye taahhütnamenin geçerli bulunduğu, takibin ve davanın süresinde olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesine göre; taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiraya veren tarafından açılması gerekli olup, taahhüt nedeniyle açılacak tahliye davasının taahhüt edilen tarihten başlayarak bir (1) ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması ve kira ilişkisi devam ederken, kiracı kiralananda oturur iken tahliye taahhüdünün verilmiş olmasının gerekli olduğu, taraflar arasında 01.09.2020 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, tahliye taahhütnamesinin incelenmesinden; 05.10.2020 düzenleme tarihli olduğu, taahhüt metni uyarınca 15.05.2022 tarihinde kiralananın tahliye edileceğinin kiracı tarafından taahhüt edildiği, icra takibinin 03.06.2022 tarihinde bir aylık süre içinde başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği ve davanın süresi içerisinde açıldığı, imza itirazı olduğu için alınan bilirkişi raporunda taahhütnamedeki imzanın ... .... eli ürünü olmadığının, ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesi ile birlikte kiralananın tesliminden önce alındığı ileri sürülmüş ise de; taahhüdün kira sözleşmesi ile aynı gün alındığı iddiasının davalı tarafça aynı kuvvetteki yazılı bir belge (kesin delil) ile kanıtlanması gerektiğinden, beyaza imza atılsa dahi üzerinin ne şekilde doldurulacağının imza atan tarafından kabul edilmiş sayıldığı, kiracı şirketin ... E Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. olduğu ve ünvan değişikliği ile yeni ünvanının ... Group İçecek Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, taahhüt metni uyarınca 15.05.2022 tarihinde kiralananın tahliye edileceğinin kiracı tarafından taahhüt edildiği, kiracı şirket adına imzanın ... sabit olduğu, 05.10.2020 tarihinde şirketin imza yetkilisinin kim olduğunun tespiti gerektiği, Türkiye Ticaret Sicil gazetesi kayıtlarına göre ...'in ve ...'ın 05.10.2020 tarihinde münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, ...'ın şirketi temsil yetkisinin kaldırılmadığı sürece geçerli olduğu, bu hali ile şirketi temsile yetkili ... tarafından verilen taahhütnamenin geçerli olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davacı vekili; temyiz yolunun kapalı olmasına rağmen karara temyiz yolunun açık olduğunun yazıldığını ileri sürerek, kararın düzeltilmesinin talep etmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli ek kararıyla; 01.09.2020 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin madde 11. kısmında; "Kiralanan yerin kiralanması karşılığında kiracı, işbu sözleşme'de belirtilen diğer kalemler ile birlikte aylık olarak ve aşağıdaki tutarlardan hangisi en yüksekse onu kiraya veren'e ödeyecektir. Şeklinde Garanti Edilen aylık asgari kira bedeli; veya ciro kirası" hükmünü içerdiği, kira bedelinin belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin kararının kesin olarak karar verilmesi şeklindeki talebinin reddine dair ek karar verilmiş; ek karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; dava tarihinde aylık kira bedelinin 12.500,00 TL, istinaf başvuru tarihinde ödenen aylık kira bedelinin 32.800,00 TL olduğunu ve davalı yan tarafından icranın geri bırakılması kararı alabilmek maksadı ile icra dosyasına 3 aylık kira bedeli olarak 98.456 TL tutarında teminat yatırıldığını, İstinaf Mahkemesinin karar tarihi olan Şubat 2025 itibariyle ise aylık kira bedelinin 55.726,32 TL olduğunu, gerek dava, gerek istinaf başvuru, gerekse de istinaf mahkemesi karar tarihinde ödenmekte olan 3 aylık kira bedelinin kesinlik sınırının çok altında kaldığını, İlk Derece Mahkemesinde 1 yıllık kira bedeli üzerinden harç yatırılmak suretiyle davanın açıldığını, kira bedelinin belirlenebilir olmadığının kabulü halinde söz konusu usuli işlemlerin hiçbirinin yapılmaması gerektiğini, kira bedeli açısından taraflar arasında ihtilafın bulunmaması sebebiyle kararın kesin olarak verilmesi gerekirken temyiz yolu açık olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın ve ek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili; şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmış bir tahliye taahhüdünün söz konusu olmadığını, bilirkişi raporu ile tahliye taahhüdündeki imzanın önceki kiracı ...'a ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle bu kişinin beyanının alınması gerektiğini, ... tarafından imzalansa dahi tahliye taahhüdünün davalı ... bağlamayacağını, tahliye emrinde tahliye taahhüdüne dair bir bilgi bulunmadığını, dolayısıyla takibe konu edilen tahliye emrinin geçersiz olduğunu, kira sözleşmesinin süresi dolmadan tahliye talep edilemeyeceğini, davalı şirket ile kiraya veren arasında düzenlenen ek protokolde tahliye taahhütnamesinden bahsedilmediğini, önceki kiracı dönemindeki tahliye taahhütnamesine dayanılarak yeni kiracının tahliyesinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında hesaplanan vekalet ücreti ve harç miktarının hatalı olarak fazla hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tahliye taahhüdüne dayanan icra takibe yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir.
1.Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin (11.) maddesinde yer alan düzenleme gözetildiğinde, ciro kira bedelinin dava tarihi itibariyle belirlenebilir olmadığı, bu itibarla temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazları yeinde görülmemiştir.
2. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, takibin ve davanın yasal süresinde açılmasına, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesiyle aynı tarihte düzenlendiğinin ispat edilememiş olmasına, 05.10.2020 tarihli tahliye taahhüdünün altındaki imzanın taahhüt tarihi itibariyle kiracı şirketi temsil ve imza yetkisine sahip şirket yetkilisinin eli ürünü olmasına, tahliye taahhüdünün geçerli bulunmasına, takibin usulüne uygun olduğunun, hükmedilen vekalet ücretinin ve harcın doğru hesaplandığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!