Anahtar kelimeler: Blk Kayıpçalıntı Bayide Bayisine Açtırılmış Mesajı Pazartesi Hattında Çıkmadığını Dışarı

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17 Temmuz 2023 Pazartesi günü saat 16:30'a kadar müvekkil --------, ------- Mah. ------- Sk. -------- Sitesi ------ Blk. D:--------- ----------- adresindeki konutundan dışarı çıkmadığını, saat 16:31'de bir arkadaşından ---------- mesajı aldığını fark eden müvekkilinin, görüntülü görüşme yapmak istemiş; ancak --------- hattında internet hizmetinin aktif olmadığını tespit ettiğini, müvekkilinin derhal ----------- yetkili bayisine gittiğini, bayide yapılan sorgulama neticesinde müvekkiline, müvekkiline ait hat, kayıp-çalıntı ihbarına bulunularak iptal edilmiş, 10 dakika sonra tekrar açtırılmış ve bu işlem toplamda 4 (dört) kez tekrarlandığının bilgisinin verildiğini, banka tarafından gönderilen OTP/SMS kodlarının ele geçirilmesine imkân tanıyan bu yöntem, "SIM Swap" (hat değiştirme-kopyalama) olarak bilinen organize dolandırıcılık yöntemi olduğunu, bayinin, müvekkile söz konusu işlemlerin şirketi aramadan gerçekleştirilemeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin aynı gün-------- arayarak bu durumu bildirmiş; işlemlerin gerçek hat sahibinin bilgisi dışında nasıl gerçekleştirildiğini, güvenlik aşamalarının nasıl geçilebildiğini ve aynı işlemin 4 kez nasıl tekrarlanabildiğini sorduğunu, ancak tatmin edici bir yanıt alamadığını, ertesi gün 18 Temmuz 2023 Salı günü, müvekkil --------- uygulamasına girmeye çalıştığında şifresinin bloke olduğunu fark ettiğini, --------- şubesine giderek müşteri temsilcisiyle görüşen müvekkil, üç hesabından onlarca işlem yapılarak hesapların boşaltıldığını öğrendiğini, söz konusu yetkisiz işlemlerin 17 Temmuz 2023 Pazartesi günü saat 15:46 ile 17:39 arasında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, bu süreçte --------- tarafından ne SMS ile ne de e-posta ile bilgilendirilmediğini, müşteri temsilcisi, müvekkile Savcılığa müracaat etmesi gerektiğini bildirmiş; müvekkil de durumu saat 16:30'da öğrendiğinden ancak 19 Temmuz 2023'te suç duyurusunda bulunabildiğini, --------- şubesine ---------- numaralı talep oluşturulmuş; ayrıca telefon üzerinden-------- numaralı itiraz talebinde bulunulduğunu, ---------- sayılı soruşturma yürütüldüğünü, davalı ----------, söz konusu işlemlerin faili olduğu şüphesiyle hakkında soruşturma başlatılan şüpheli olduğunu, işbu yargılama sürecinde CBS dosyasının celbi talep edileceğini, işbu dava, davalı -------- ve ---------- ticari faaliyetleri kapsamında yerine getirmeleri gereken yükümlülüklerini ihlal etmeleri neticesinde davacının zarara uğratıldığına dayalı haksız fiil tazminat davası olduğunu, her iki davalı şirketin TTK m.16 anlamında tacir olup uyuşmazlık, bu tacirlerle müvekkil arasındaki hizmet ilişkisinden doğduğunu, TTK m.4/1 uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, savcılık soruşturması devam etmekte olup hesap dökümlerinin tamamı henüz müvekkile teslim edilmediğini, üç hesaptan gerçekleştirilen onlarca işlemin kesin miktarı, yargılama sürecinde celp edilecek CBS dosyası, banka kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini, bu nedenle dava, HMK m.107 çerçevesinde belirsiz alacak davası olarak açılmakta; talep artırımı hakkı saklı tutulduğunu, Hakkında ----------- sayılı soruşturma yürütülen 1. davalı ----------, müvekkilin kimlik bilgilerini hukuka aykırı biçimde ele geçirerek ---------- hattını iptale yönlendirmiş ve yetkisiz SIM değişikliği yöntemiyle mobil bankacılık OTP şifrelerini kendi cihazına yönlendirdiğini, ardından müvekkilinin --------- hesaplarını boşalttığını, eylemin, TBK m.49 ve devamı uyarınca haksız fiil teşkil etmekte; davacının tüm zararından şahsen ve müteselsilen sorumlu olduğunu ---------, müvekkilinin uzun yıllardır bankacılık hizmetinden yararlandığı, emanetini teslim ettiği bir kredi kuruluşu olduğunu, TTK m.18/2 uyarınca tacirler basiretli iş insanı gibi hareket etmek zorundadır; ancak bankalar için bu yükümlülük çok daha ağır bir özen standarıdır. Nitekim yerleşik Yargıtay içtihadında bankalar "güven kurumu" olarak nitelendirilmekte ve ağırlaştırılmış özel özen yükümlülüğü altında oldukları kabul edilmektedir. somut olayda ----------, 17.07.2023 tarihinde saat 15:46 ile 17:39 arasında – yalnızca yaklaşık iki saatlik süre içinde – üç ayrı hesaptan onlarca işlem gerçekleştirildiğini, Müvekkilin alışılmış işlem profiline, kullanıcı davranışlarına ve işlem sıklığına kıyasla açıkça olağan dışı nitelikteki bu seri işlemler, şüpheli işlem algılama sistemleri tarafından tespit edilmeli ve en azından müvekkile anlık bildirim gönderilmeli, tercihen işlem askıya alınması gerektiğini, Müvekkile söz konusu dönem boyunca ne SMS, ne e-posta, ne de telefon kanalıyla herhangi bir bildirim yapılmadığını, bu durumun, Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik (15.03.2020 tarihli) kapsamındaki izleme ve bildirim yükümlülüklerinin açık ihlali niteliğinde olduğunu, Mobil bankacılık uygulamasına yeni cihaz girişi yapıldığında ya da alışılmamış yüksek tutarlı para transferleri gerçekleştirildiğinde ek kimlik doğrulama mekanizmalarının devreye girmesi gerektiğini, yalnızca SMS-OTP yöntemine dayanmak – üstelik hat sahibinin hat işlemlerinden şüphelenildiği bir ortamda – yetersiz güvenlik altyapısının açık bir göstergesi olduğunu, ----------, müvekkile sunduğu hat hizmetinin ve abonelik ilişkisinin doğal bir gereği olarak, hat üzerindeki işlemlerin gerçek ve yetkili hat sahibi tarafından talep edilip edilmediğini doğrulama yükümlülüğü altında olduğunu, somut olayda; Müvekkilin hattı, yüz yüze başvuru yapılmaksızın ya da yetersiz kimlik doğrulamasıyla 4 (dört) kez iptal edilip yeniden açtırıldığını, bu işlemin ardından müvekkilin cüzdanındaki gerçek SIM devre dışı kalmış; dolandırıcı sahte SIM aracılığıyla OTP mesajlarını kendi cihazına yönlendirdiğini, aynı hattın kısa süre içinde defalarca kayıp-çalıntı ihbarı ve yeniden aktivasyon işlemine konu edilmesi, standart fraud kontrol mekanizmalarının devreye girmesini gerektiren şüpheli bir faaliyet tablosu olduğunu, buna rağmen ---------- yetkili bayisi bu işlemlere onay verdiğini, ---------, TTK m.18/2 uyarınca basiretli iş insanı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, bir GSM operatörünün, mobil bankacılık güvenliğinin SIM tabanlı OTP'ye büyük ölçüde dayandığını bilmesi hayatın olağan akışının bir gereği olduğunu, bu gerçeklik karşısında kimlik doğrulama süreçlerinde gerekli özeni göstermemiş olmak, TBK m.49 kapsamında hukuka aykırı bir davranış teşkil ettiğini, müvekkilinin, 17 Temmuz 2023 tarihinde gün boyunca ---------- konutundan çıkmadığını, herhangi bir kişiye şifre veya kişisel bilgi vermediği gibi, olağan dışı bir e-posta veya kısa mesaj bağlantısına da tıklamadığını, hattının iptal edildiğini ve hesaplarının boşaltıldığını olayın gerçekleşmesinden ancak sonraki gün öğrendiğini, davalıların müterafik kusur iddiasını ileri sürebilmeleri için, müvekkilin üçüncü kişilerle işbirliği yaptığını ya da başka bir şekilde kusurlu davrandığını hukuki ispat ölçütüne uygun şekilde kanıtlamaları gerektiğini, mevcut olgular çerçevesinde bu ispat yükünün yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin ------------ nezdindeki hesaplarından gerçekleştirilen yetkisiz işlemler nedeniyle uğradığı maddi zararın belirsiz alacak davası olarak, şimdilik 700.000,00-TL üzerinden ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; bilirkişi raporu ve/veya kesin zarar miktarının belirlenmesi üzerine talep artırımına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; davacının davalı ---------- hesaplarından gerçekleştirilen yetkisiz işlemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Ticaret Mahkemeleri sadece ticari davalara bakmakla görevli olup görevi dışındaki işlere genel görevli asliye hukuk mahkemelerince bakılması gerekmektedir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi , tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir, ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir.Sonuç itibariyle; taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ---------- Tüketici Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli --------- Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,
Dair, taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!