Anahtar kelimeler: Uyguladığını Tllik Alma Şimdilik Kesinti Kesinlik İşlemi Şartı Eksiklikleri Hizmeti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun anılan sözleşme ve mevzuata aykırı olarak müvekkili şirket aleyhine toplam 745.855,22 TL kesinti işlemi uyguladığını belirterek, şimdilik 872.767,25 TL'lik işlem nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu kesinti işleminin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacının Eylül 2017 ve Aralık 2018 dönemi faturalarından yapılan 559.909,31 TL kesinti uygulanmasına ilişkin işlemin yersiz olduğunun tespiti ile iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli kararıyla; dava dilekçesinin açıklama kısmında birden fazla defa olmak üzere, davalı Kurum tarafından toplam 745.855,22 TL kesinti yapıldığı belirtildiği, sonuç ve talep kısmında ise 872.767,25 TL kesinti, ceza, faiz, avans artığı adı altında yapılan işlemlerin iptali ile menfi tespit talep edildiği, Mahkemece davalı Kurum tarafından, davacının alacaklarından ne miktarda kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin nitelikleri, davalı Kuruma ne miktarda fatura düzenlendiği, düzenlenen fatura bedellerinin ne kadarının ödendiği, ne kadar ödenmeyen fatura bedeli bulunduğu, ödenmeyen faturaların hangi tarih ve döneme ilişkin olduğu, eldeki davanın kısmi dava olarak açılıp açılmadığının açıklattırılıp somutlaştırılması gerektiği, davacı tarafça yatırılması gereken başvurma harcı ile nispi peşin harcın yatırılmadığı, bilirkişi heyetinin, kesinti işlemine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı ve raporun bu haliyle yetersiz olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekiline 872.767,25 TL kesinti işleminin talep edildiği, konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporun denetim ve hüküm vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı Kurum tarafından davacının Eylül 2017 fatura döneminde 19.851,40 TL, Aralık 2018 fatura döneminde 21.854,76 TL olmak üzere toplam 41.706,16 TL kesintinin yerinde bulunduğu, Eylül 2017 ve Aralık 2018 dönemi faturalarından yapılan toplam 615.149,06 TL kesinti uygulanmasına ilişkin davalı kurum işleminin yersiz olduğu ve davacının miktar kadar borçlu olmadığının tespiti ile iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından 14.904,68 TL peşin harç yatırıldığı ancak hükümde bu harç ile ilgili herhangi bir karar verilmediği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesinden önce İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı Kurum tarafından davacı şirket hakkında yapılan 559.909,31 TL kesinti uygulanmasına ilişkin işlemin yersiz olduğunun tespiti ile iptaline ilişkin karara karşı, sadece davalı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, davacının istinaf başvurusu olmadığı, 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılsa da, aleyhe bozma yasağına aykırı olacak şekilde dava konusu miktarın davalı aleyhine artırılarak, davacının 615.149,06 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile iptaline karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü; davalı Kurum tarafından davacının Eylül 2017 fatura döneminde 19.851,40 TL, Aralık 2018 fatura döneminde 21.854,76 TL olmak üzere toplam 41.706,16 TL kesinti kısmından borçlu olduğu, Eylül 2017 ve Aralık 2018 dönemi faturalarından yapılan toplam; 615.149,06 TL kesinti uygulanmasına ilişkin davalı Kurum işleminin yersiz olduğu anlaşılmakla usulü kazanılmış hak gözetilerek, davacının bu tutarın 559.909,31 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; dava dilekçesinin başlangıç kısmında toplam kesinti tutarının 745.855.22 TL, sonuç kısmında ise 872.767,25 TL olduğu belirtildiğini, müvekkili Kurum kayıtlarında bu tutarda bir kesinti tespit edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygun bulunmayan her bir kesinti işlemi için uygun bulunmama nedeninin açıklanmadığını, bilirkişi heyetinin dava konusunda ehil olmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, kesinti işleminin mevzuata uygun bulunduğunu, dava açan şirket ile hali hazırda var olan şirket unvanlarının farklı olduğunu, yargılamalarda davacı sıfatı resen irdelenmesi gerekirken bu hususta göz önüne alınmadığını, 2018 yılı Aralık dönemi faturalarında Kurumca yapılan inceleme neticesinde oluşan kesinti oranı ve gerekçelerine davacı sağlık kurumu tarafından 5 (beş) iş günü içinde itiraz edilmediği hususunun raporda değerlendirilmediğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte vekalet ücretine hükmedilecek ise de bunun maktu ücret olması gerektiğini, müvekkili Kurum aleyhine olan harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri kısmının da hatalı olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan masrafların değerlendirilmediğini, davacının iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, davacı özel sağlık hizmeti sunucusuna sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi çerçevesinde uygulanan kesinti işleminden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve işlemin iptali istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta ve branş bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve kesinti işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.