Anahtar kelimeler: Paçası Konfeksiyon Pantolon Sokakta Ankarada İşinde Kazanç Kurumca İsimli Başladığını

MAHKEMESİ
:İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 20.07.1971 tarihinde Ankara'da ... Sokakta bulunan .... Konfeksiyon isimli iş yerinde pantolon paçası yapma işinde çalışmaya başladığını, davalı kurumca sigorta başlangıcı olarak kabul edilmediğini belirterek, davacı müvekkilinin, 02.07.1971 tarihinde (1) gün süre ile asgari kazanç ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, talebin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.07.1971 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA KARARIA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.05.2023 tarihli kararı ile "...davacı adına Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin aslı Kurumdan celbedilerek işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılmalı, ... sicil numaralı iş yerinin talep dönemi olan 1971 yılını takip eden 1972 yılı dönem bordrolarının Kurumdan celbedilerek bordrolu çalışanlarının beyanı alınmalı, iş yeri adresinin ... cad. ... Kat:... No:.... Ulus-Ankara olduğu gözetilerek SGK, vergi ve emniyet aracılığıyla yöntemince komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları tespit edilerek bilgi ve görgülerine de başvurulmalı, öte yandan iş yerinin Han içinde olduğu gözetilerek dava konusu dönemde han yöneticisi, bekçisi vb. görevlileri de tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı,yine davacının çalışmasını bilebilecek komşu iş yerleri konusunda beyanı alınarak belirlenecek bu kişilerin çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargıtay ilamı doğrultusunda, ... sicil nolu iş yerine ilişkin 1972 dönem bordrolarının celbi için kuruma müzekkere yazıldığı, müzekkereye verilen cevapta 1972 dönem bordrolarının bulunmadığının bildirildiği,Yargıtay ilamı doğrultusunda, Sıhhiye SGM'ye, Ulus Vergi Dairesi'ne ve ilgili kolluğa müzekkere yazılarak ...Cad. ... Kat:... No: ... Ulus/Ankara adresinde davacının 1971 yılındaki çalışmasını bilebilecek yönetici, bekçi, iş yeri sahibi ve çalışanlardan 2 komşu iş yeri tanığının tespit edilerek bildirilmesinin istenildiği, müzekkerelere verilen cevaplardan komşu iş yeri tanığının tespit edilemediğiSomut olayda; .. sicil numaralı iş yerinin talep dönemi olan 1971 yılını takip eden 1972 yılı dönem bordrolarının bulunmadığı, ...cad. ... Kat:... No:.... Ulus-Ankara adresine göre SGK, vergi ve emniyet aracılığıyla yapılan araştırmada komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanların tespit edilemediği görülmüş ise de; davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasının 1971 yılına ait serilerden ve işe giriş bildirgesindeki sigortalı imzasının davacının eli ürünü olması, ilgili işyerinin ihtilaflı dönemde kanun kapsamında bulunması, her ne kadar davacı bu tarihte 16 yaşında olsa da 01.04.1981 tarihinden önce sigortalılık başlangıç tarihi sigortalının 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önce olması durumunda bile bu tarihten itibaren sigortalılık başlangıç tarihinin kabul edilebileceği anlaşıldığından..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.07.1971 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79, 108 ve Geçici 54. madde hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanunu'nun 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanunu'nu 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-549-555, ███████-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.2.Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılamada işyerinden dava konusu dönemden sonraki yıl olan 1972 yılında da dava dışı işyerinden bordro verilmediğinin davalı Kurumca bildirildiği, yapılan geniş çaplı komşu işyeri araştırmasında SGK tarafından bildirilen iki işyeri olan ...ile ....in T.C kimlik no.ları davalı Kurum tarafından tespit edilemediğinden bu kişilere ulaşılarak dinlenemedikleri, işe giriş bildirgesi üzerinden yapılan imza incelemesinde imzanın davacının el ürünü olduğunun tepit edildiği, Mahkemece bozma öncesi de sonrasında da davacının fiili çalışmasını ortaya koyacak şekilde tanık dinlenmeden dosyadaki deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.3.Buna göre, Mahkemece, tarafların beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmak suretiyle hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.4.Kabule göre de, 17.02.1969 doğumlu davacının sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği tarih olan 01.05.1985 tarihinde, 16 yaşında olduğu, buna göre Mahkemece, davacının 01.05.1985 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının, sigorta başlangıcının ise 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 17.02.1987 tarihi olarak tespiti ile 01.05.1985 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VII. KARARAçıklanan sebeple,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.