Anahtar kelimeler: Düşünerek Afyonkarahisar Tanımadığından İkametgah Borçlusu İçi İhbarnamesinin Yurt Borcu İflas

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi kapsamında, 18.11.2023 tarihli birinci ve 01.12.2023 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinin müvekkilinin yurt içi ikametgah adresine gönderildiğini, müvekkilinin borcu olmadığı ve takip dosyası borçlusu dava dışı ...'nu tanımadığından yanlışlık olduğunu düşünerek itiraz etmediğini, müvekkiline 15.12.2023 tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, davalı alacaklının hiçbir gerekçeye dayanmaksızın haciz ihbarnameleri gönderdiğini, bu durumda yerleşik içtihatlar uyarınca ispat yükünün yer değiştirerek davalı alacaklıya geçtiğini, alacaklının hangi hukuki ilişkiye dayanarak dava dışı borçlunun müvekkilinden bir alacağı olduğunu açıklamakla mükellef olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin Bursa 2. Genel İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; icra takip dosyasının dayanağının dava dışı ... Otomotiv Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ve karşılıksız çıkan çek olduğunu, bu çekin dava dışı ... lehine keşide edildiğini ve ardından müvekkiline ciro edildiğini, 12.04.2023 tarihli ve 10810 sayılı ....Gazetesi'nde yer aldığı üzere, davacının 12.04.2023 tarihinde anılan şirketin tüm paylarını devraldığını, şirketin tek pay sahibi ve müdürü olduğunu, çekin keşide tarih olan 31.05.2023 tarihinde de şirketin tek pay sahibi ve müdürü olduğunu, davacının çekin karşılığını ödememek için şirketi devraldıktan sonra şirketin içini boşalttığını, icra dosyasındaki borçlulardan birinin dava dışı ..., diğerinin ise dava dışı ... Otomotiv Ltd. Şti. olduğunu, davacının borçluyu ya da borçluları tanımadığı yönündeki savunmasının gerçeği yansıtmadığını, borçlularla hem ticari hem hukuki ilişkisinin bulunduğunu, 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan açık kanun hükmü ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereğince, ispat yükünün haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde cevap vermeyerek menfi tespit davası açan davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 573. maddesinin ikinci fıkrası gereği limited şirket ortağı şirketin borçlarından sorumlu olmayıp sadece taahhüt ettiği esas sermaye payı oranında şirkete karşı sorumlu olduğu, başka bir anlatımla ortağın taahhüt ettiği sermayeyi koyma borcuyla sınırlı olan sorumluluğu şirkete karşı olup, şirket borçlarından dolayı alacaklılara karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, anılan Kanun maddesi uyarınca esas sözleşmede öngörülmesi şartıyla sermaye koyma borcu yanında limited şirket ortağı yönünden ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri de öngörülebileceği, davacının anılan maddeler uyarınca şirket borçlarından sorumluluğunun bulunduğuna dair dosyaya aksi delil sunulmadığı, dosya arasına alınan ticaret sicili kayıtlarına göre şirket esas sözleşmesinde de aksi bir durumun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, Bursa 2. Genel İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının cevap dilekçesinde, davacının takip borçlusu şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediği iddiasını ileri sürmediğinden bu iddianın istinaf aşamasında dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacının takip borçlusuna borcunun bulunmadığını belirttiği, davalının davacının takip borçlusu dava dışı şirketin tek ortağı olduğu ve takibe konu çekin karşılığını ödememek için şirketi devraldıktan sonra şirketin içini boşalttığını iddia ettiği, ancak buna dayanak olarak herhangi bir delil sunmadığı ve iddianın soyut nitelikte olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili, davacının 12.04.2023 tarihinde takip borçlusu dava dışı şirketin tüm paylarını devraldığını, şirketin tek pay sahibi ve müdürü olduğunu, çekin karşılığını ödememek için şirketi devraldıktan sonra şirketin içini boşalttığını, takip borçlusu dava dışı şirkete sermaye koyma borcunun gerek önceki pay sahibi dava dışı .... tarafından gerekse de payları devralan davacı tarafından yerine getirilmediğini, dolayısıyla davacının takip borçlusu şirkete borcunun olduğunu, dosyaya kazandırılan.... kayıtlarında bu durumun görüldüğünü ve Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 2004 sayılı Kanunu’nun 89. maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirilen gerekçelere ve özellikle ispat yükü üzerinde olan davalının, davacının takibe konu çekin karşılığını ödememek için şirketi devraldıktan sonra şirketin içini boşalttığı iddiasını ispatlayamadığı, davacının takip borçlusu şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediği iddiasını ise ilk kez istinaf dilekçesiyle ortaya attığı, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında bu iddianın incelenmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.