Anahtar kelimeler: Uzatacak Davadavacı Gelirden Karın Erdirmesi Talepli Huzurda Diğerini Davacısının Hisselerine

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------- Esas sayısı ile görülmekte olan hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının davacısının -------- ve -------- olduğu, davalılarının müvekkili davacılar olduğu, müvekkillerinin ortaklık ilişkisini haksız bir şekilde sona erdirmesi sebebiyle kendileri tarafından yapılan masraflar ile elde edilecek gelirden hisselerine düşen karın ödenmesi talepli açılan dosya ile işbu davada tarafların ortak olduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek olması göz önünde bulundurulduğunda davaların ayrı ayrı görülmesi yargılama sürecini uzatacak olduğundan huzurda bulunan dosyasının ilgili dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacıların uzun yıllardır diş hekimliği mesleğini icra eden, başta --------olmak üzere pek çok şehirde tanınan ve tercih edilen tecrübeli diş hekimleri olduğunu, müvekkilleri arasında bulunan --------,--------, -------- ve --------; -------- Şirketi ve ---------- ortakları olduğunu ve 2006'dan bu yana diş hekimliğinin tüm branşlarının uygulandığı ilgili poliklinikte faaliyet yürütmekte olduklarını, Uzun yıllardır -------- çalışmaları sebebiyle adı geçen dört diş hekimi bu alanda "--------" veya "---------" gibi kısaltmalar ile tanındıklarını, Hatta "---------" markası --------- --------- nolu yapılan başvuru ile müvekkillerden -------- adına tescillendiğini, Son kalan davacı müvekkili --------- ise bu şirket ve polikliniğin çalışanı olduğunu, dört davacının ortak, bir davacının ise çalışanı olduğu --------- 2019 yılında Uluslararası Sağlık Turizmi faaliyetlerinde bulunmaya hak kazandığını, Sağlık turizmi, bireylerin hem koruyucu hem tedavi edici hem rehabilite edici hem de sağlığı geliştirici hizmetleri almak amacıyla yaşadıkları ülke dışında bir ülkeye ziyaretleri olduğunu, Daha kısa ifade ile kişilerin sağlığına kavuşmak için ikamet ettiği ülkeden başka bir ülkeye tedavi amaçla gitmesidir. Müvekkiller 2019 yılından itibaren uluslararası alanda sağlık turizmi kapsamında faaliyet gösterme hakkına sahip olduğundan bu alanda 2019'dan daha öncesinde de bilgi sahibi olan donanımlı hekimler olduklarını, ----------- ise müvekkilleri gibi uluslararası sağlık turizmi alanında faaliyet göstermek isteyen bir iş insanı olduğunu, ---------- önce --------- Şti.'ye ortak olmak istediğini ancak kendisi diş hekimi olmadığı için yasal olarak bu mümkün olmadığını, --------- --------- Şti.'ye ortak olacağı bir ortaklık gerçekleşmediğini, müvekkillerinin yirmi yılı aşkın süredir diş hekimliği yaptığı ve 2019'dan bu yana uluslararası sağlık turizmi faaliyetlerinde bulunmaya hak kazandığı göz önünde bulundurulduğunda, ---------- uluslararası sağlık turizminin ne olduğunu dahi bilmezken müvekkillerinin bu alanda tecrübe sahibi olduğu ve faaliyet gösterdiği aşikar olduğunu, Hem müvekkillerinin hem de --------- birlikte uluslararası sağlık turizmi yapma amacı olduğundan müvekkilleri ve ----------, hepsinin ortak olacağı bir turizm şirketi kurma kararı aldıklarını, davacılar ve ---------, hepsinin ortak olacağı bir şirket kurma hususunda anlaştıklarını, ----------- esas sayılı dosyada ise ----------, müvekkilleri ile arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunu iddia etmiş olsa da hukuken bu mümkün olmadığını, Tarafların konusu sağlık hizmeti sunumu değil, uluslararası sağlık turizmi olan bir ortaklık kurma amacıyla bir araya geldiklerini, --------- ve tüm müvekkiller birlikte, uluslararası sağlık turizmi yapılması amacıyla --------- isim ve unvanlı limited şirketin kuruluşuna karar verdiklerini, Taraflar arasında adi ortaklık kurulamayacağı hususunun taraflarca kabulünün ardından limited şirketin kuruluşu için tüm müvekkillerin 150.000 TL ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkillerinden -------- 150.000 TL, --------- 150.000 TL, ---------- 5.000 € banka aracılığıyla --------- hesabına gönderdiğini, Ancak müvekkillerin çok sonrasında öğrendiği üzere ---------- tarafından ----------- Şirketi tek ortaklı ve 250.000 TL sermayeli olarak kurulduğunu, Oysa --------- Şirketi'nin %66'sı'nın müvekkillerine ait olduğunu, şimdiye kadar ne şirket payları müvekkillere devredilmiş ne de ödedikleri sermayeler iade edildiğini, --------- ile yapılan müzakerelerde --------- Şti.'nin akreditasyon süreci tamamlandıktan sonra müvekkillerinin de şirkete ortak edileceği ve kendilerine şirketten pay verileceği kararlaştırıldığını, ---------Şti.'nin akreditasyon süreci, müvekkillerin ortaya koymuş olduğu emek ve sermaye neticesinde tamamlandığını, ancak davacılara ait olan paylar hiçbir zaman devredilmediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, Birleştirme taleplerinin kabulüne, müvekkillerine ait %66 oranındaki ortaklık payından %33'ünün ---------, %33'ünün diğer müvekkiller olan ------- devrine,aksi kanaatte olması halinde müvekkiller tarafından --------- gönderilen sermaye bedellerinin ---------, ----------- Şirketi'nin kuruluş tarihi olan 05.06.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiliyle müvekkillerin her birine iadesine, müvekkillerinin uğradığı menfi zarara karşılık şimdilik her bir müvekkili için 1.000 TL olmak üzere 5.000 TL'nin müvekkillerin her birine ödenmesine, Yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı olarak Gösterilen ---------- yönünden arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup, bu nedenle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davada davalı olarak yasal hasım durumunda bulunmayan "---------- Sırketi" gösterilmiş olup, bu nedenele davalı şirket yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, limited şirketlerin kuruluşu ve paydaşlık durumu TTK 575. maddesinde düzenlendiğini, işbu düzenlemeye göre; Limited Şirketin kuruluşunda, Şirket sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kurucular tarafından ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzalanmasının şart olduğunu, davacıların dilekçesindeki ifadelerine bakıldığında, davacılardan ---------, ---------, ---------- ve -------- --------- Şirketi'ne ortakları oldukları anlaşıldığını, dolayısıyla, davacılardan ---------, ---------, -------- ve --------- adlı kişilerin tacir olduklarını, herhangi bir " LİMİTED ŞİRKETİNİN" kuruluş ve ortaklık durumu için kanunda yazan hangi şartların gerçekleşmesi gerektiğini bilmekte, davalılardan -------- davacılar tarafından verilmiş herhangi bir vekaletname olmaksızın davacılar adına şirket kuramayacağını, kurduğu şirkete davacıları ortak yapma gibi hak ve yetkisinin olmadığını da çok iyi bildiklerini, davacılardan --------- ile --------- davalı taraflara herhangi bir para göndermemiş olup, bu nedenle bu iki davacı yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davacılar vekili müvekkillerinin davalı ---------- 150 şer bin TL para gönderdiğini iddia etmişse de, davacılardan --------- ile --------- müvekkile herhangi bir para göndermediğini, işbu davacılar yönünden herhangi bir dekontta dosyaya sunmadığını, davalı olarak gösterilen ---------- yönünden arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup, bu nedenle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davada davalı olarak yasal hasım durumunda bulunmayan "----------" gösterilmiş olup, bu nedenele davalı şirket yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, limited şirketlerin kuruluşu ve paydaşlık durumu TTK 575. maddesinde düzenlendiğini, işbu düzenlemeye göre; limited şirketin kuruluşunda, Şirket sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kurucular tarafından ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzalanmasının şart olduğunu, davacıların dilekçesindeki ifadelerine bakıldığında, davacılardan ---------, ---------, --------- ve --------- -------- Şirketi'ne ortakları oldukları anlaşıldığını, Dolayısıyla, davacılardan ---------, ---------, -------- ve -------- adlı kişilerin tacir olduklarını, herhangi bir " LİMİTED ŞİRKETİNİN" kuruluş ve ortaklık durumu için kanunda yazan hangi şartların gerçekleşmesi gerektiğini bilmekte, davalılardan ---------- Davacılar tarafından verilmiş herhangi bir vekaletname olmaksızın davacılar adına şirket kuramayacağını, kurduğu şirkete davacıları ortak yapma gibi hak ve yetkisinin olmadığını da çok iyi bildiklerini, davacılardan ---------- ile ---------- davalı taraflara herhangi bir para göndermemiş olup, bu nedenle bu iki davacı yönünden davanın reddini talep ettiklerini, Davacılar vekili müvekkillerinin davalı ---------- 150 şer bin TL para gönderdiğini iddia etmişse de, davacılardan -------- ile --------- müvekkile herhangi bir para göndermediğini, işbu davacılar yönünden herhangi bir dekontta dosyaya sunmadığını, davacılardan ---------- ile ---------- müvekkillerine para gönderdiği iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, Davacılardan --------- müvekkiline gönderdiği paranın ispatı için dosyaya sunduğu dekontun açıklama kısmında "BORÇ OLARAK" İbaresi bulunduğunu, davacının bizzat kendisi tarafından dekonta konulan ve mahkemeye delil olarak sunulan söz konusu beyanı ikrar niteliğinde olduğunu, bu nedenle, davacılardan --------- davalıya gönderilen parayı borç olarak gönderdiği şeklindeki beyanın sayın Mahkemece ikrar niteliğinde olduğu kabul edilerek, davanın reddini talep etiklerini, ---------- şirketinin kurulmasının üzerinden 3 ay geçtikten sonra, "Borç olarak" açıklaması ile davalı ----------- para gönderildiğinin sabit olmasına karşın, "------- Şirketine Ortak olmak " için gönderildiği iddia edilerek, --------Şirketi'nden hisse payı talep etmek, davacı- ların kötü niyetle hareket ettiğini, asıl amaçlarının şirketi zor durumda bırakmak, müvekkilinin ticaretini olumsuz şekilde etkilemek, müvekkiline zarar vermek olduğunu, davacılardan ---------- ile --------- tarafından gönderilen paralar, işbu davalıların müvekkiline olan borçlarının ödenmesi amacıyla gönderildiğini savunarak davanın davanın usulden ve esastan reddedilmesine,yargı- lama gideri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, limited şirket ortaklık pay iptali ve davacılar adına tescili, olmadığı takdirde ortaklık için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme gereğince iadesi taleplidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıların davalı şirket ortağı olup olmadıkları ortaklıkları var ise ortaklık pay oranı ve bu payların tescili şartları ve bulunup bulunmadığı, davacılar tarafından davalı gerçek kişiye gönderilen paranın diğer davalı şirketin ortaklığı için gönderip gönderilmediği , davacılar tarafından gönderilen bu paraların davalı gerçek kişiden tahsili şartlarının bulunup bulunmadığı hususla- rına ilişkindir.Duruşmada ve talimat yoluyla her iki taraf tanıklarının beyanı alınmış, davalı şirket ticari sicil kayıtları celbedilmiştir.Ayrıca Önce --------- E.sayılı dosyasında açılan davanın görevsizlikle gönderildiği ---------sayılı dosyası incelenmek üzere celbedilmiş, yapılan incelemesinde, davalıların, dosyamız davalılarından --------- ve -----------, davalıların ise dosyamız davacıları oldukları, davacılardan ---------, ---------, --------- ve ---------; ----------- Şirketi ve --------- ortakları olduğu, -------- ise bu şirket ve polikliniğin çalışanı olduğu , ---------- Esas sayısı ile görülmekte iken görevsizlik kararı verilerek -----------sayılı dosya nosu ile görülmeye devam ettiği,dosya davacısının ---------- ve ---------- olduğu, davalılarının eldeki dosya davacıları olduğu ve davalıların ortaklık ilişkisini haksız bir şekilde sona erdirmesi sebebiyle, kendileri tarafından yapılan masraflar ile elde edilecek gelirden hisselerine düşen karın ödenmesi talepli olarak davanın açıldığı görülmüştür.Davacı ----------ile davalıların birlikte uluslararası sağlık turizmi yapma amaçlı olarak yaptıkları görüşmeler sonucu davalılara ait ----------- Şirketi'nin ----------- isimli işletmesine hasta getirmek amacıyla bu dosyadaki davalı ---------- şirketinin kurulduğu ve bu şirketin yurt dışından hasta getirmek amacıyla kurulduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın ---------- şirketini davalılarla davacı --------- birlikte herkesin ortak olarak kurması konusunda anlaşmış olup olmadıkları, dava konusu ve terditli olarak talep edilen ve davalılarca davacıya gönderilen paranın ortak olacakları inancıyla gönderilip gönderilmediği hususlarında olduğu, buna bağlı olarak dekontları sunulan ödemelerin talep şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu görülmektedir.Dosyada dinlenen tanıklar ile , ---------- Esas sayılı dosya, ödeme dekontları şirket ticari sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, tarafların birlikte uluslararası sağlık turizmi yapma amaçlı olarak yaptıkları görüşmeler sonucu davalıların şirketine ait ------------ isimli işletmesine hasta getirmek amacıyla bu dosyadaki davalı ----------- şirketinin kurulduğu, bu amaçla "--------- Şirketi ile -------- arasında 16.08.2023 tarihli ve" Acente Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşme düzenlendiği, yukarıda da açıklandığı üzere ---------- yurt dışından hasta getirmek amacıyla kurulduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın --------- şirketini davalılarla davacı ----------- birlikte herkesin ortak olarak kurması konusunda anlaşmış olup olmadıkları, dava konusu ve terditli olarak talep edilen ve davalılarca davacıya gönderilen paranın ortak olacakları inancıyla gönderilip gönderilmediği, buna bağlı olarak dekontları sunulan ödemelerin talep şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu görülmekte olup, şirket kuruluşu ve şirket hisse devrinin usullerinin yasada tanımlandığı, davalı şirketin mevzuata uygun şekilde kurulduğu ve faaliyetine devam ettiği, öncelikle limited şirket hisse pay devrinin noterde yapılacak bir devir sözleşmesiyle mümkün olduğu, taraflar arasında böyle bir devir sözleşmesinin bulunmadığı gibi davacıların şirket kuruluşundan sonra hisse devri suretiyle davalı şirkete ortak yapılacaklarına ilişkin dosyada bir yazılı delilin de sunulmadığı, davalı gerçek kişi ortağa ait hisselerin iptali ile payları oranında davalılara devir ve tescil şartlarının bulunmadığı, bu nedenle davacıların birinci talebi olan hisse devir ve tescil taleplerin haklılığının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.İkinci talep konusu olan ödemelerin iadesine karar verilmesi talebi yönünde inceleme yapıldığında ise, yukarıda da açıklandığı üzere taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirketin kuruluşu için davacıların kuruluş ve diğer masrafları eşit olarak paylaşılması konusunda yazılı olmayan bir sözleşmenin kurulduğu, davacıların bu amaçla dava konusu ödemeleri gönderdikleri, davalı şirketin sözleşme gereği kuruluşunu gerçekleştirdiği, daha sonra taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklar sonucu birlikte iş yapma iradesinin ortadan kalktığı, ödemelerin istirdadı taleplerinin sözleşmeden dönme olarak değerlendirilmesi gerektiği, fakat yapılan ödemelerin geri istenebilmesi için sözleşmeden dönülmesinde haklı olunduğunun ispatı gerektiği, davacılar açısından bu haklılığın dosya kapsamına göre ispatlanamadığı ve bu nedenle yapılan ödemelerin iadesi talep koşullarının bulunmadığı, davacılar tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontlar incelendiğinde, davacılardan --------- ile ---------- tarafından davacılara herhangi bir para gönderildiğine dair herhangi bir dekontta dosyaya sunulmadığı, davacılardan --------- tarafından gönderilen ödemeye ilişkin sunulan dekontun açıklama kısmında "borç olarak" İbaresi bulunduğu, davacılardan --------- ile ---------- tarafından gönderilen paralara ilişkin dekontlarda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre açıklama yapılmayan ödemelerin borç ödemesi olarak kabulü gerektiği bu nedenlerle davacılar tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılan ödemelerin iadesi taleplerininde yerinde olmadığına kanaat getirilmiştir.Ortaklık pay devri talebinin muhatabının payı devretmesi istenen paydaş olup, şirketin bu davada husumetinin bulunmadığı, bu nedenle de, pay devri yönünden davada pasif husumet yokluğu nedeniyle davalı şirket hakkındaki davanın reddi gerekmiştir.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacıların pay devri talepleri ile yapılan ödemelerin isitirdadı ve menfi zarar taleplerinin ispatlanamadığı, davalı şirketin ise davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;A.1)Ortaklık Pay Devri Talebinin ; davalı şirketin davada pasif husumeti yokluğu nedeni ile reddine,2)Ortaklık Pay Devri Talebinin;Diğer davalı ----------- yönünden kanıtlanamadığından reddine,B)-Sermaye bedelleri ve menfi zarara ilişkin taleplerin kanıtlanamaması nedeni ile ayrı ayrı reddine,C)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,D)Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 219,67-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,E)Davalılar vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,F)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,G)Davalı asil tarafından bu dava nedeni ile yapılan 232,00-TL masrafın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,H)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026Mahkememiz Üye Hakimi ------------ █████/2026 tarihinde meslekten çekilmiş olması nedeni ile ---------- Muh.sayılı yazısı ile işbu dosyalarda tüm işlemlerin Mahkememiz Üye Hakimi---------- tarafından bakılması tensip edilmiş olduğundan her ne kadar kısa kararda ---------- olmasına rağmen, gerekçeli karar yazım ve onay aşamaları Mahkememiz Üye Hakimi ---------- tarafından tamamlanmıştır.