Anahtar kelimeler: Marmaraereğlisi Mevkii Parsele Olunduğunu Verdiklerini İli İlçesi Eski Parsellerin Parselleri

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı asıl; davalılar ile .. İli, ... İlçesi, ... Mevkii, eski 8 ada 4, 8 ve 13 nolu parsellerin tarafına verilmesi yönünde anlaşma yapılmış olduğunu, bu anlaşmadan sonra devam eden davalarda sulh olunduğunu, davalıların .. İli, ... İlçesi, ... Mevkii, eski 8 ada 8 ve 13 nolu parselleri tarafına verdiklerini, ancak ... İli, ... İlçesi, .. Mevkii, eski 8 ada 4 nolu parsele ilişkin devir işleminin gerçekleşmediğini, 07.07.2022 tarihinde bir satış için Marmaraereğlisi Tapu Müdürlüğü'ne gittiğinde yaptırmış olduğu sorgu sonucunda söz konusu eski 8 ada 4 nolu parselin satılmış olduğunu öğrenmiş olduğunu, anlaşma gereği verilmesi gereken üçüncü parsel olan eski 8 ada 4 nolu parsel üçüncü bir kişiye devredildiği için tapu iptali yerine bedel isteminde bulunduğunu, davalıların ilgili edimi yerine getirmedikleri için sebepsiz zenginleşmiş olduklarını, dava açmadan önce çeşitli kereler uyarı mektupları yolladığını, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek; taşınmazın değerinin tespitini ve tespit edilecek bu değerden şimdilik 10.000,00 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte alınmasını talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalılar ... ve .. ... vekili; davalılar ile davacı arasında 8 ada 4 parselin davacıya devri hususunda bir anlaşma olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili; dava açılmadan arabulucuya başvurulmaması nedeniyle dava şartı bulunmadığını, davacı ile taşınmazın devrine ilişkin anlaşma bulunmadığını, sulh olunan davaların da olmadığını, davacının iddialarını somut delile dayandırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sunduğu sözleşmelere taraf olmadığı gözetildiğinde alacak talep hakkı da bulunmadığından aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sunulu mevcut deliller karşısında davacının davada taraf sıfatının bulunmadığının anlaşıldığından davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediği, ayrıca bir kısım davalılar ... ve vefat eden davalı ... mirasçıları kendilerini ayrı vekille temsil eden davalılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti taktiri gerektiğini ileri sürmüş ise de,karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetildiğinde, davanın ret sebebinin tüm davalılar için aynı olduğundan mahkemece kendini vekille temsil ettiren tüm davalılar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinde de aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; tarafların anlaşma sonucunda üç adet arsa verileceği ve karşılıklı olarak başkaca bir şey istemeyecekleri hususunda anlaştığını, bu anlaşma sonucunda hem karara çıkan hem de devam eden davalardan vazgeçildiğini, yine bu anlaşma çerçevesinde davalı tarafın iki adet arsayı tapuda devir ettiğini, ancak, üçüncü arsanın devri için gerekli masraf o an için yanlarında olmadığı için devredemediklerini, ileri tarihte bunun da devri hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığını, ek anlaşmalarda davacının artık vekil olarak değil taraf olarak anlaşma yaptığını, 07.12.2020 tarihli ilk anlaşmada davalılar vekili ile davalı .........‘ün imzalarının bulunduğunu, bu davanın davalıları olan iki kişinin o sırada orada olmadıklarının imzalarının olmadığını, ancak bu kişilerin de tapu devirlerini yaptıklarını, bu nedenle anlaşmanın geçersiz olduğunu iddia edemeyeceklerini, bunun hakkın kötüye kullanılması olduğunu, dava açılmadan önce taşınmazın devri için uyarı yazısı gönderildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve davacının dava konusu sözleşmelerde vekil sıfatıyla yer alması nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.