Anahtar kelimeler: Çakma Şehrinde Kazık Kirada Ukrayna Malının Davaitirazın Dünyanın Davadavacı Ülkesinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın lojistik firması olduğu, dünyanın bir çok yerinden C-2 belgeli olarak kara, hava deniz taşımacılığı yaptığı, Davalı firma ile davalıya ait bulunan ... kazık çakma makinesi ve ekipmanlarının Ukrayna ülkesinin şehrinde kirada bulunan malının hem kara hem de deniz yolu ile Türkiye (İstanbul' a) getirilmesi için karşılıklı anlaştıkları, bu anlaşmaya istinaden söz konusu nakliyenin yapılması için 18.100 USD taşıma bedeli ödenmesi konusunda sözlü olarak anlaşıldığı, davalıya ait ürünlerin taşınması için temin edilen araçlarla davacı firmanın davalı tarafından belirtilen limana giderek taşıma işlemi için hazır olduğu; davalı firmanın söz konusu taşımaya ilişkin davacı firma çalışanı ...'a bu taşımada kullanılmak üzere yetki belgesi verdiği, bu yetki belgesi taraflar arasında yazılı sözleşmenin olmamış olması halinde dahi davacı firmanın taşımayı yaptığına dair yazılı delil olduğu, davalı ve Ukrayna'da bulunan ... unvanlı firma arasında yaşanan problemler nedeniyle bekleme yapıldığı, söz konusu durumların davalı şirkete bildirildiği, beklemelere ilişkin demoraj alınacağının bildirildiği, yükün 29 ton olması nedeniyle 5 tonluk tonaj farkının oluştuğu; taşıma esnasında oluşan tonaj farkı olan 2000 USD'nin davacı firma tarafından ödenerek söz konusu eşyanın getirildiği, davacı firma ile tedarik ettikleri firmalar arasındaki sözleşmeler ve uluslararası taşıma konvansiyonları göz önüne alındığında söz konusu taşımanın davacı şirket tarafından ve anlaştığı firmalar tarafından yapıldığı, taşımaya konu makinelerin Erenköy gümrüğüne teslim edildiği, davalı nın taşıma sözleşmesinin olmamasını fırsat bilerek davacı firmaya navlun bedeli ile diğer ödemeleri yapmadığı; davacı firma tarafından söz konusu taşıma bedeli ve taşımaya ilişkin beklemeden kaynaklı demoraj ve tonaj farkına ilişkin 25.08.2020 tarihli ... numaralı fatura kesildiği ve davalı firmaya gönderildiğini, davalı firma tarafından söz konusu faturaya itiraz edilerek ... iade fatura düzenlendiği, davacı firma tarafından Üsküdar.... Noterliğinin 08.09.2020 tarihinde ... yevmiye numarası ile taşıma bedeline ilişkin ihtarname çekildiği, Bakırköy 7. ATM █████████ D.iş dosyasıyla ihtiyati haciz kararı verildiği, borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine ihtiyati haciz kararının navlun sözleşmesinin yokluğu ve taşınanın belli olmaması nedeniyle kaldırıldığı, nihayetinde davacı tarafından Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nde faturalara istinaden ödeme emri gönderildiği; borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu; açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulünü, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ekipmanların █████/2020 tarihinde Ukrayna'dan gemiye yüklendiği; davacı şirket tarafından malların ve ithalat belgelerinin yerinin saklandığı; gümrük faturasından da görüleceği üzere nakliye masraflarının alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı; davacı ile davalı arasında yapılmış herhangi bir navlun sözleşmesinin olmadığı; TTK uyarınca navlun ve diğer masraflardan sorumlu kişinin taşıtan olması nedeni ile davalının sorumluluğunun bulunmadığı; açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine; %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalıların itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlene raporda tarafların ticari defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil kabiliyetinin bulunduğu; davacı tarafından davalı adına düzenlenen █████/2020 tarih ve 230.599,62 TL bedelli faturanın davalı tarafından noter kanalıyla iade edildiği belirtilmiştir. Esasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli, davalı adına düzenlenen takip konusu faturaya konu taşımaya ilişkin navlun bedeli, yükleme bedeli ve taşkın yük kaynaklı bedelden kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından ... teslim şekli ile taşımanın kararlaştırıldığı ileri sürülmüş ise de somut olayda, yükleme mahallinde “aracın elverişliliği veya elverişsizliği” hususunda davalının emir ve talimat vermesi ve her iki tarafın kabulünde olduğu gibi davalı yanca şoföre yetkilendirme yapılmış olması karşısında taşıma sürecinin yükleme anından itibaren davalı tarafından organize edildiği, taşıyıcının taşıma kaynaklı navlun ve sair hak edişlerinde davalının sorumlu olacağı mahkememizce kabul edilmiştir. Kaldı ki, TTK m.871 gereği gönderilen-alıcı da taşınan malı talep ettiği takdirde, bu taşıma kaynaklı navlun ve sair gönderen yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle malı çekebilecektir. Gönderilenin, malı talep etmediği sürece taşıma bedeli ve masraflardan kural olarak sorumlu olmamasına karşın taşıma sürecine emir ve talimatı ile katılması durumunda artık yükün ilgilisi sıfatı ile navlun ve masraflardan sorumlu olacaktır. Mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere; davacı yanın taşımayı tamamlayarak yükü alıcısına teslim etmeden hapis hakkını kullanamayacağı; taşımaya alınan yükün gecikmesinden davacının sorumlu olacağı; davacının yükü teslime hazır etmeden İİK.m.257 gereği ihtiyati haciz talep etmesinin haksız bir süreç olması; davacının bu süreci işletirken oluşan gecikme nedeni ile gecikme zararından sorumlu tutulabileceği; davalının her geciken gün için uğramış olduğu günlük zararının 1.415,00 USD; toplam zararının ise 29.715 USD olduğu; davacının CMR.m.23 gereği bir navlun kadar gecikme zararından sorumluluğunun olması hususları bir arada değerlendirildiğinde davacının kendisine taşıma bedeli olarak ödenen 14.480 USD'den başka bir alacak hakkı kalmadığının kabulü gerekir. Davacının taşımayı tamamlayarak bakiye alacak talebi için hapis hakkı kullanmak yerine yükü teslimden kaçınarak haksız bir süreç işletmesi nedeni ile uğranılan zararlardan dolayı artık hak ediş iddia edemeyeceğinin kabulü ile açılan davanın reddine; davacının icra takibi açmakta kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine , ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu yapılan taşıma işlemi için davacı firma tarafından davalı firmaya fatura kesilerek gönderildiğini ancak davacının taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine ve anlaşmaya uygun davranmasına rağmen davalı firma tarafından haksız yere taşıma bedelini ödemekten kaçınmak için, 03.09.2020 tarihinde itiraz edilerek ihtarname keşide edilerek iade fatura düzenlendiğini, davanın söz konusu usul ve esaslar dahilinde incelenmesi gerekirken hatalı eksik düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, söz konusu verilen karar gerekçesinin, salt hatalı bilirkişi incelemelerine dayanması ve dosyaya sunulan itiraz ve beyanların dikkate almaksızın gerekli hukuki tespit ve incelemeleri yapılmaması dolayısıyla hukuki dayanak ve gerekçeden yoksun işbu kararın bozularak yeniden incelenmesi gerektiğini, taşımadan kaynaklı navlun bedelinden emir, talimat ve yetki veren davalı sorumlu olacağını, mahkemenin davacının bir navlun bedeline hak kazandığı ancak gecikme nedeniyle, gecikme zararından dolayı herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının tespiti hatalı, eksik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilk derece mahkemesi vardığı kararında ve anılan kararına esas aldığı bilirkişi raporlarında tarafımızca neden olunan gecikmenin nasıl, hangi şekilde, hangi bilgi ve belgeye dayanarak gerçekleştiğinin göstermediği gibi bu gecikmeden kaynaklı 29.715 USD gecikme zararını da nasıl hesapladığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, █████/2020 tarihi ihtiyati haczin haciz işlemlerinin başlangıç tarihi olup, yapılan tespit icra takip tarihinin başlangıç tarihi adı altında gösterilmişse de maddi hata içermekte olup eksik inceleme söz konusu olduğunu, bilirkişi incelemesinde ihtiyati hacizle ilamsı takip aynı tarihler altında vasıflandırılmasının hukuki hata yarattığını, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı genel haciz yolu ile yapılan ilamsız takibi, ihtiyati haciz öncesi başlamış olduğunu, Üsküdar ... Noterliği'nin █████/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ise █████/2020 tarihinde davacı tarafından gönderildiğini, tüm bu tespitler gerekli incelemelerin ve araştırmaların yapılmadan hüküm kurulması ve ciddi hak kayıplarına yol açması dolayısı ile birçok maddi hata içerdiğini, raporda, davacı tarafça █████/2020 tarihinde 14.480 USD tahsilat yapıldığı tespiti hatalı olup, durumun nasıl ve nerede belirlendiğinin gösterilmediğini, bilirkişi kök raporunun 6.4. numaralı bendinin 5. paragrafında, davacının 18.08.2020 tarihinde 14.480 USD tahsilat yaptığı tespitinin dayanaksız ve hatalı olduğunu, ilgili raporun sonuç kısmında gösterilen davacının cevaba cevap dilekçesinde 14.480 USD tahsilatının yapıldığının teyit edildiği tespiti gerçeği yansıtmadığını, cevaba cevap dilekçesinde yeterince incelenmediğini, davacı herhangi bir ödeme yapılmamasına rağmen bilirkişice ne şekilde tespit edildiği de anlaşılamayan 14.480 USD bedel ödeme de hatalı ve farazi bir tespit olması sebebiyle sayın mahkemece dikkate alınmadığını, 6.9.'da davacının 18.100 usd navlun bedeli üzerinden %80 oranında tahsilat yani 14.480 USD ödemesi cevaba cevap dilekçesinde teyit edilmekte olduğu tespiti tamamen hatalı ve yanlış olup ne cevaba cevap dilekçesinde böyle bir teyit bulunmamakta olup ne de davacı tarafa yapılmış böyle bir ödeme bulunmadığını, yapılmayan bir ödeme için bilirkişinin bu tespitini neye dayanarak yaptığı hususu tarafımızca anlaşılamamış olup yeterli inceleme yapmadan davanın seyrine sirayet edecek tarzda yaptığı bu tespitler kendisinin davadan reddi sebebi olduğunu, malların teslimi için navlun bedelinin %80 oranında ödenmesi gereken 14.480 USD'nin ödenmediği hususu 08.10.2020 tarihli Üsküdar ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamede ihtaren davalıya bildirildiğini ve bu durumun bilirkişi tarafından hatalı ve kötüniyetli yorumlanarak 14.480 USD ödendiği kanısına vardığı kanaatinde olduğunu, bilirkişinin, tek yanlı beklemenin yükün gecikmesine sebebiyet verdiği tespiti hukuki dayanaktan yoksun olup hükme esas alınmaması gerektiğini, davalı tarafından 1. gelen taşımanın ...'ya bildirilmesi üzerine taşınan mallar ...'ya teslim edildiğini ve 2. gelen mallar için ise teslim yeri belirtilmemiş olması nedeniyle teslim yerinin ... olduğunu, davalının ...'ne gelen malları ne zaman ve nasıl çektiğine dair bilgi ve belge olmadan bilirkişinin taratmışcasına teslimi geç olduğu kararı taraflı olup hukuka aykırı olduğunu, teslime ilişkin teslim noktaları belirlenmediğini, belirlenen noktalara ise teslimatların yapılıp yapılmadığının incelenmediğini, bu nedenle yapılan taşımaya alınan yükün gecikmesinden artık davacı sorumlu olacağı tespiti hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafından ödemesi yapılmaması ve nereye teslim olacağının belirlenmemesi nedeniyle davalının ilgili ...'nden teslime hazır olan malları alması gerekirken bu durumdan kaçınmasını sayın bilirkişi göz ardı ederek eksik incelediğini, bu sebeple davacı taşınan malların gecikmesinden de sorumlu olmayacağını, bilirkişi yetki alanını aşarak ''davacı haksız bir süreç işletirken gecikme ve gecikme zararından sorumlu tutulabilecektir'' hukuki tespitte bulunarak sayın mahkemenin yerine geçerek davacı firmayı haksızlıkla itham ettiğini ve tarafsızlığını kaybettiğini, teslime hazır olan ilgili antrepo ve gümrükte teslime hazır bekletilen malları teslimden kaçınan davalı yan asıl kusurlu olan taraf olup özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bilirkişinin davacının süreci uzatarak teslimden kaçındığı tespiti bir iddiadan öteye gitmemekte olup haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığının tespiti fakat taşınan malların davalıya teslimine ilişkin herhangi bir bilgi, belge olmadan zamanında ve süresinde teslim olmadığını; dolayısıyla TTK 871 ve İİK 257 nedeniyle davacı taşımanın teslim edilmeden bir navlun bedeli kadar gecikmeden sorumlu tutulması hatalı ve gerekçeden yoksun olduğunu, ilk derece mahkemesi verdiği gerekçeli kararında, yükün gecikmesinden kaynaklı davacının sorumlu olacağını belirtmişse de yükün davalıya teslim edilip edilmediğini, teslim edilmişse teslim yerinin ve zamanının ne olduğunun kararlaştırılıp kararlaştırılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geç teslimden neyden kaynaklı olduğunu tespit etmeden açıkçası teslime ilişkin dosyada herhangi bir evrak veya bilginin olmaması üzerine teslime ilişkin gerekli araştırma ve inceleme de yapılmaması dolayısıyla oluşan gecikme nedeniyle gecikme zararından sorumlu tutulmanın ve bu zarardan 29.715 USD bedele nereden ulaştığı da belirsiz olup kararın hukuki gerekçesinin olmaması nedeniyle bozulmanın zorunluğu olduğunu, taşınan malların ilgili antrepo ve gümrükte teslime hazır olmasına rağmen davalının yükü 17.09.2020 tarihinde alabilecek durumda olduğu tespiti de neye nazaran belirlendiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, böylece teslime hazır bulundurulan mallar için bir navlun bedeli kadar olan 18.100 USD'lik gecikme zarar sorumluluğunun da davacı için oluşmayacağını, bilirkişi reddi sebeplerinin varlığı nedeniyle tarafsızlığını kaybeden bilirkişilerin düzenlediği raporların, hükme esas alınması dolayısı ile bozulması gerektiğini, bilirkişi sonuç kısmında davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde davacının 14.480 USD ödemeyi aldığını teyit ettiği sonucunu çıkarması tarafsızlığını yitirdiği gibi eksik ve hatalı inceleme de yaptığını kanıtlar niteliğinde olduğunu, dava itirazın iptali davası olup, incelenmesi gereken konu taşımanın gerçekleşip gerçekleşmediği ve taşımadan kaynaklı alacaklı olunup olunmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğunun tespiti gerekirken bilirkişi tarafından bekletmeden kaynaklı davalı tarafın bir navlun bedeli kadar alacaklı olduğu tespiti tarafsızlığını yitirdiğinin açıkça göstergesi olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, değişik tür araçlar(multimodal) ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun ve masraf alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, taşıma ücretlerinden kimin sorumlu olduğu, davalının dava konusu taşıma nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, '' 25.08.2020 ...numaralı fatura alacağı'' nedenine dayalı olarak, 31.300,00 USD asıl alacak, 94,33 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.294,33 USD tahsili istemiyle 02.09.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı, davalıya ait kazık çakma makinesi ve ekipmanlarının Ukrayna ülkesinin Odesa şehrinde kirada bulunan malının hem kara hem de deniz yolu ile Türkiye (İstanbul' a) getirilmesi için karşılıklı anlaştıkları, bu anlaşmaya istinaden söz konusu nakliyenin Ukrayna'da bulunan ... ünvanlı firma arasında yaşanan problemler nedeniyle bekleme yapıldığı, 5 tonluk tonaj farkının oluştuğu, taşıma esnasında oluşan tonaj farkı olan 2000 USD'nin müvekkili firma tarafından ödenerek söz konusu eşyanın getirildiği, davalının taşıma sözleşmesinin olmamasını fırsat bilerek müvekkili firmaya navlun bedeli ve taşımaya ilişkin demoraj ve tonaj farkına ilişkin 25.08.2020 tarihli ... Numaralı faturaya itiraz ederek ödemediğini iddia etmiş olup, davalı davacı şirket tarafından malların ve ithalat belgelerinin yerinin saklandığı; gümrük faturasından da görüleceği üzere nakliye masraflarının alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı; davacı ile müvekkili arasında yapılmış herhangi bir navlun sözleşmesinin olmadığı; TTK uyarınca navlun ve diğer masraflardan sorumlu kişinin taşıtan olması nedeni ile müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı savunmasında bulunmuştur. Davaya konu taşıma deniz ve kara yollarını içeren karma (multimodal) taşımadır.Somut olayda taşımanın uluslararası taşıma olması nedeniyle CMR hükümlerinin uygulanması gerekir.CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalar şeklindeki geniş ifade kapsamına taşıyıcının taşıma ücreti ve diğer alacakları için açacağı davalarda girmektedir.Davalıya ait makine ve ekipmanları Ukrayna'da bulunan dava dışı ...'e 24.09.2019 tarihli Kira Sözleşmesi ile kiralanmış, sözleşmenin 2. maddesinde, ''Kiracı, ekipmanın İstanbul Türkiye'den Ukrayna'ya ve sözleşmenin bitiminden sonra Ukrayna'dan İstanbul, Türkiye'ye nakliye masraflarını ödemelidir.'' hükmü bulunmaktadır.Davacı ile davalılar arasında yazılı bir taşıma veya navlun sözlemesi bulunmadığı sabittir. Dava dışı kiracı ... tarafından kiralanan makine ve ekipmanları Ukrayna'dan Türkiye'ye nakliyesi davacı tarafından yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yükleme mahallinde aracın elverişliliği veya elverişsizliği hususunda davalının emir verdiği ve şoföre yetkilendirme yapıldığı, taşımanın davalı tarafından organize edildiğinden navlun ve sair hak edişlerden davalının sorumlu olduğu belirtilmişse de, davalıya ait makine ve ekipmanlarının taşınması verilen izin belgesinin, taşımayı davalının organize ettiği bu nedenle taşıma ücretlerinden sorumlu anlamına gelmeyeceğinden Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda ki bu tespit hatalı görüldüğü gibi, davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı da tarafların kabulünde olup dosya kapsamından da sabit olmakla, bilirkişi raporunda davalı tarafından davacıya taşıma bedeli olarak 14.480 USD ödendiği tespiti de hatalı görülmüştür.Davacı tarafından davalıya gönderilen Üsküdar ... Noterliği 08.09.2020 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamede, davacı, '' 08.09.2020 tarihi itibariyle toplam borcunuz 42.500 USD 'dir. 3 iş günü içinde keşideci müvekkilin hesabına bakiyeniz ödenmediği takdirde yasal ve hukuksal haklarımızı kullanacağımız ve 08.09.2020 tarihinden başlayarak günlük 800 USD bekleme ücreti borcunuza ekleneceği borç bakiyeniz bitene kadar makine ve ekipmanları tarafımızca TTK madde 1201 uyarınca hapis hakkı kullanılarak muhafaza altında tutulacak..'' ihtar edilmiştir.Somut olayda, davacı, söz konusu taşımaya ilişkin Gümrük Beyannamesine göre gönderici ...'nın kiraladığı, davalının mülkiyetinde bulunan makinenin taşımasını yaptığını, navlun alacağıx ... farkına ilişkin yaptığı masrafların ödenmediğini iddia etmiş olup, davalı ise taşıma ücreti ve masraflarından dava dışı gönderici ...'nın sorumlu olduğu savunmasında bulunmuştur. 24.04.2020 tarihli faturada, gönderen dava dışı ..., alıcı davalı, taşımanın ... teslim şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, gönderen taraf yapılan sözleşme çerçevesinde yükü hazırlar, alıcı tarafın ülkesinin talep edeceği tüm belgeleri hazırlar, gümrük masraflarını ve navlun ücretini karşılar. Bütün bu koşulları sağladıktan sonra yükü ilk taşıyıcıya teslim ettiği andan itibaren doğabilecek diğer tüm masraflardan ya da oluşabilecek risklerden muaf hale gelir. Taşıma sözleşmesi dava dışı gönderen ile taşıyıcı arasında kurulmuştur. Her ne kadar davacı 28.10.2019 tarihli gönderenin davalı, alıcının dava dışı... olduğu, ...-İstanbul kaydı bulunan faturayı sunmuşsa da, söz konusu fatura taraflar arasındaki kira sözleşmesine istinaden makine ve ekipmanın Türkiye'den Ukrayna'ya gönderilmesi için düzenlenmiş olup dava konusu taşıma ile ilgisi bulunmamaktadır.Dava konusu taşımanın ... teslim şeklinde yapıldığı, yazılı bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, davalının navlun ve teferruatından doğan masraflardan sorumlu olması için eşyanın gönderilene teslim edilmiş olması ve navlun sözleşmesi veya konşimentoya konu ücretin gönderilen tarafından ödeneceğine dair kayıt işlenmesi gerektiği, davaya konu taşımada ücretin davalı gönderilen tarafından ödeneceğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığından, davaya konu taşımada navlun ve navlun teferruatından olan masraflardan dava dışı gönderen dava dışı ...'nin sorumlu olduğu, davacının sorumluluğu bulunmadığı, kaldı ki eşyanın davalıya süresinde teslim edilmediği, davacı tarafından taşımaya konu davalıya ait makine ve ekipmanları teslim edilmeyerek hapis hakkı kullanılarak muhafaza edilerek eşyanın geç teslim edilmesine sebep olunduğundan Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporunu hükme esas alarak hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsiz görülmüşse de sonucu itibariyle doğru olduğundan kaldırma nedeni yapılmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonra davalı yan gider avansından karşılanan 58,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026