Anahtar kelimeler: Eson Silahlı Örgütüne Olma Terör Üye Belgede Sahtecilik Esastan Sayisi
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM
: 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi ve esastan reddi
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca kurulan beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret - onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1. ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan ise beraat kararına yönelik temyiz istemleri yönünden;
Bölge adliye mahkemesince, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan ... Başkanlığının istinaf başvurusunun suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talep yönünden tebliğnameye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden ise anılan suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ... Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2. Sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk derece mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Başkaca temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
3. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat yoluyla dinlenen tanık ...'ın doğrudan aleni duruşmada sanık ... müdafii huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi lüzumu,
3. Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan ........... ve .......... isimli şahıslara ait ifade ve teşhis tutanakları birlikte UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı da araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile birlikte elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafine duruşmada okunup, ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün tebliğnameye aykırı olarak CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!