Anahtar kelimeler: Paylarının Usûl Dairece Ret Arsa Şartı Eksiklikleri Uyularak Özetle Bozmaya

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: RetTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen arsa paylarının düzeltilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; arsa paylarının yeniden düzenlenmesi talep edilmiştir.II. CEVAP1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ana taşınmazdaki bağımsız bölümlerin değerleriyle orantılı arsa paylarının belirlendiğini, davacı iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin söz konusu incelemeyi yaptıktan sonra gerekli gördüğü takdirde yeni arsa paylarının tespitine ve bu payların tapuya işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile dava konusu ana taşınmazda kat mülkiyetinin kurulduğu tarihte arsa paylarının bağımsız bölümlere uygun olarak belirlenmediği ispat edildiğinden davanın kabulüne, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile orantılı olarak yeniden belirlenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece belediye başkanlığından mimari proje ve şahsi irtifak hakkı kurulduğu tarihteki bütün evrakın tapu müdürlüğünde getirtilerek 1959 yılında tüm bağımsız bölümler yönünden şahsi irtifak hakkının kurulduğunun anlaşılması halinde değerlendirmenin 1959 yılına göre yapılması gerektiği düşünülmeden ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan ve arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler belirlenmeden, bağımsız bölümlerin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu konusunda gerekli değerlendirme ve gerekçeyi içermeyen rapora göre, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca; taşınmazın tapu kayıt bilgilerine yer verilmeden arsa paylarının düzeltilmesine karar verilmek suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100sayılı Kanun) 297 nci maddesine aykırı, infaza elverişsiz karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz arsa paylarında her mesken için yapıldığı sırada bağımsız bölümlerin büyüklüğü ve nitelikleri göz önünde bulundurulmadan paylaştırıldığını, bağımsız bölümlerin kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarındaki orantısızlığın bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın 1959 yılında kat irtifakı kuruluşu sırasındaki malikin ve altına atılan imza da 3.kişiye ait olup davalıyla ilgisi olmadığını, davalının kendi iradesi ile yapılan bir işlem de olmadığını, davalının taşınmazı daha sonra iktisap eden 3 kişi olduğunu, dolayısıyla taşınmazı satın alan kişi ve kişilerin tüm maliklerin arsa paylarını ve sair durumları kontrol edebilecek ve bu durumu bilebilecek durumda olmadığını, bağımsız bölümü devralan üçüncü kişilerin bağımsız bölümün değerini belirlemede arsa payını değil arsa payının belirlenmesi için dikkate alınması gereken kriterleri (bağımsız bölümün büyüklüğü, bulunduğu kat vb.) dikkate alacaklarını, her ne kadar tapu sicilinde yer alıyor olsa da arsa payına ilişkin yapılmış olan belirleme, hukuken korunmaya değer bir güvence yaratmayacağını, aradan geçen uzun zaman sebebi ile de taşınmazı devir alan 3 kişilerin bu durumu bilmesinin beklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, arsa paylarının davalının aleyhine düzenlendiğini, bu durumun da davalı için ciddi bir hak kaybına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulduğu tarih olan 1959 yılında bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 1959 yılında kat irtifakı kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı da anlaşılmakla mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.