Anahtar kelimeler: İnegöl Gücünü Kaybettiğini Açtığını Geçirdiği Tazmini Göremezlik Kazası Bursa Uğradığı

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İnegöl 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, davacının, davalı şirkete ait iş yerinde çalışmakta iken 30.07.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle çalışma gücünü kısmen kaybettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından %38,20 oranında iş göremezlik raporu düzenlendiğini, davacının iş kazası nedeniyle uğradığı zararın tazmini için işverene karşı İnegöl İş Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile dava açtığını, bu davada ATK tarafından düzenlenen raporda davacının %51 oranında iş göremezliğe uğradığının belirtilmesi üzerine sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davası açması için davacıya süre verildiğini belirterek; davacının 30.07.2015 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili, davacı tarafından açılmış olan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının işyerinde 30.07.20215 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza dolayısı ile kazaya uğrayan işçiye müvekkil Kurum tarafından kazalının iş göremezlik oranı %38,2 olarak takdir ve tespit edildiğini, davacının 30.07.20215 tarihinde meydana gelen kaza dolayısı SSYSK tarafından belirlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranında bir değişiklik olmadığını, Adli tıp Kurumu tarafından birleştirilmiş maluliyet oranına itiraz ettiklerini, davacının maluliyetinin tespiti ve söz konusu oranının arttırılması talebi karşılanamadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı ... vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirket tarafından davacı işçiye gerekli iş güvenliği eğitimi verildiğini, davalı şirket tarafından davacı işçiye iş güvenliği ile ilgili her türlü uygun iş ekipmanlarının verildiğini, denetim ve gözetim görevlerini yerine getirildiğini, davacı işçinin dava konusu 30.07.2015 tarihli iş kazasının yanında daha önceden de başka bir iş yerinde çalışırken 20.03.2013 tarihinde de iş kazası geçirdiğini, ilk iş kazasından dolayı da ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.03.2013 tarih ve 5233 sayılı kararında meslekte kazanma gücü kaybı oranının %14 olduğunu, %14 oranı çerçevesinde davacıya sürekli gelir bağlandığını, Mahkemeye sunulan 09.06.2022 tarih, ██████████-1265 sayılı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Raporu eksik incelemeye dayalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'ın 30.07.2015 tarihli iş kazası sebebiyle meslekte kazanma gücünü % 51 oranında kaybettiğinin tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf isteminin esasdan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı Kurum vekili, ATK 2. Üst Kurulunun raporunda davacının 07.10.2015 tarihinden itibaren E cetveline göre %51 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği tespit edilmiş ise de; iş bu tespitin içerisinde davacının 13.02.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasının da etkisi olduğunu, ATK raporu incelendiğinde 2012 tarihinden itibaren davacı hakkında düzenlenen rapor ve tıbbi belgelerin de incelenerek oran tespiti yapıldığının görüldüğünü, her iki kaza yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak birleştirilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, kural olarak yalnızca Yüksek Sağlık Kurulunca verilen kararın Kurumu bağlayıcı nitelikte olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.2.Davalı ... Mob. .. Ltd. Şti. vekili, Mahkemenin kararına dayanak yapılan 09.06.2022 tarih ve ██████████-1265 sayılı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, sigortalının önceden geçirdiği iş kazasından dolayı maluliyeti olduğunu ve önceden geçirdiği iş kazalarının da dikkate alınması gerektiğini, işçinin davacının tedavisinin sona erdiği tarihten işyerinden ayrıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde çalışmaya devam ettiği dikkate alındığında, davacının raporda belirtildiği kadar maluliyetinin olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daire Başkanlığı Raporunda tespit edilen %51.0 oranındaki maluliyet oranının hatalı ve yüksek olduğunu, davacının maluliyet oranının çok daha düşük olması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.