Anahtar kelimeler: Onandığını Geçerek Mersin Müteakip Adana Kesinlik Şartı Eksiklikleri Feshedildiği Sayisi
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 3. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalılar aleyhine açılan işe iade davasında Mersin 4. İş Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiği kabul edilmek suretiyle müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığını, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkili tarafından işe başlatılması için süresi içinde davalı işverenlere başvurulduğunu ancak işe başlatılmadığını, müvekkilin ihale boşluklarında davalı ... tarafından sigortasız olarak çalıştırıldığının tespiti için hizmet tespit davası açıldığı belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile iş güvencesi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ücret alacağının ise davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İmar İnşaat ... Elektrik Üretim Reklam ve ... Sanayi ve ... AŞ (davalı Şirket) vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia edildiği gibi kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının diğer davalı Belediyenin işlerinde çalıştığını, talep edilen alacaklardan müvekkili Şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalılar aleyhine karşı açılan işe iade davası sonunda Mersin 4. İş Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.06.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiğinin anlaşıldığı, yine davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan hizmet tespit davası sonucunda 1. İş Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2019/9 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile onandığı, böylece hizmet tespitine ilişkin davanın 08.11.2023 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacının hizmet süresinin tespitinin buna göre yapıldığı, kesinleşen işe iade davası uyarınca davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin sabit olduğu, davacı tarafından süresi içinde yapılan başvuruya rağmen davacının işe başlatılmadığının anlaşıldığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile iş güvencesi tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının dosya kapsamı uyarınca ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalılar tarafından ispatlanamadığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafından, talep edilen ücret alacağının sadece davalı Belediyeden tahsili talep edilmiş ise de davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan tahsil yapılacak davalıya tercih olanağının olmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek ücret alacağının davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kısmi dava olarak açılmış olan eldeki davada davacı tarafından talep edilen alacakların ıslah edildiği, davalı Şirket vekili tarafından süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü ancak İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığının anlaşıldığı, buna ilişkin istinaf itirazının yerinde bulunduğu, diğer yandan dava dilekçesinde ücret alacağı yönünden sadece davalı Belediyeye karşı dava açıldığı, davacının ihale boşluklarındaki ücret alacağını talep ettiği, bu alacak yönünden sorumluluğun davalı Belediyede olduğu gözetilmeden ücret alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna gidilerek hüküm kurulmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Belediye ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini,
2. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını,
4. Davacının tüm çalışma dönemine dair bilgileri olmayan davacı tanıklarının beyanlarının esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, tanık beyanlarının hükme esas alınıp alınamayacağı ve zamanaşımına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!