Anahtar kelimeler: Dinî Hidrolik Bayramlar Bünyesinde Hariç Konya Bakım Haftalık Net Ulusal
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 7. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.07.2017-29.09.2023 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde hidrolik bakım yetkilisi olarak en son net 18.000,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, dinî bayramlar hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, 2022 yılından önceki döneme ilişkin olan asgari geçim indiriminin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 25.07.2017-29.09.2023 tarihleri arasında müvekkili Şirket bünyesinde çalıştığını, çalışma dönemine ilişkin tüm hak edişlerinin ödendiğini, iş sözleşmesinin davacının istifası üzerine sona erdiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresini aşan fazla çalışmasının söz konusu olmadığını, müvekkili Şirkette ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmadığını, istisnai olarak yapılan çalışmaların karşılığı ücretin ödendiğini, davacının beyanına göre asgari geçim indiriminin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı uyarınca iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından istifa etmek suretiyle sona erdirildiğinin anlaşıldığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğine ilişkin iddiasının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre söz konusu taleplerin reddi gerektiği, dosya kapsamı uyarınca davacının ödenmemiş asgari geçim indirimi alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve gerekçesiz olarak sona erdirildiğini,
2. Her ne kadar dosya kapsamında dinlenen tanıklar müvekkilinin istifa ettiği yönünde beyanda bulunmuş iseler de müvekkilinin henüz istifa iradesini ortaya koymadan ve işe devam ettiği gün çalışmasını bitirmesine rağmen çıkış işlemlerinin yapılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağını,
3. Davalı işveren tarafından sunulan devamsızlık tutanaklarının usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!