Anahtar kelimeler: İkili Ekiplerince Zabıt Eylemden Tesisatta Davalıborçlunun İmzalamadan Perakende Cari Tüketim

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum tarafından 18.11.2014 tarihinde yapılan kontrolde davacının kaçak kullanım yaptığı tespit edildiğini, müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrollerde davacının perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma imzalamadan kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, buna istinaden zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği GP/... nolu kaçak kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden 6.069,60-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine yukarıda açıklanan kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 9.919,36-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, Taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin İcra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. Maddesinin atfı ile HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu, Kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları, yetkilisi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduklarını kabul ettiğini, Kaçak elektrik kullanım hususu tutanaklar ile sabit olduğundan bahisle, davalı/borçlu tarafından ileri sürülen borca itiraz yerinde olmadığını, Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ettiklerini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptaline, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/... Esas sayılı dosyasının ve takibe konu edilmiş olan GP/... no'lu Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuk Dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
█████/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Davalı Kurum personelince düzenlenen tutanaklar ve tutanaklarda belirtilen tüketim değerleri ve dava dilekçesi ekindeki tablolar incelendiğinde DOĞRU ÖLÇÜM YAPTIĞI tespiti yapılan SAYAÇ üzerinden, perakende satış sözleşmesi yapılmadan elektrik kullanıldığı tespiti ve değerlendirmeler yapılarak Hesap Bülteninde, hesap edilmiş ve hesaplanan bedeller üzerinden █████/2014 tarih Seri Numarası Bulunmayan fatura tahakkuk edilmiştir. Dosya içeriğinde yer alan hesaplamanın ve tahakkukun mevcut deliller birlikte değerlendirilmiş, Dava dilekçesi ekindeki Tutanak ile AYLIK TÜKETİMLERİ GÖSTERİR TABLO incelendiğinde belirlenen tüketim değerleri ve tarihleri arasındaki uyumsuzluklar ve aynı noktada tutanak öncesi ve sonrasındaki tüketim değerlerinin aynı olması nedeniyle bu raporun D bölümünde açıklanan sair nedenlerle düzenlenen FATURANIN ve faturaya esas bedelin hesaplandığı TÜKETİM TAHAKKUKUNUN Tespit tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine UYGUN OLARAK DÜZENLENMEDİĞİ değerlendirilmiş, İLK ENDEKS: █████/2014 - SON ENDEKS: █████/2014 FARK 27 gün olarak belirtilen sürede tüketim noktasının 10.472,11 kWh enerji tüketmesinin mümkün olmadığı, sayaca tüketim değerinin yansıdığı 2017 yılı sonrasındaki tüketimlerde dahi aylık ortalama tüketimin 90kWh civarı olmasının bu görüşü destekler mahiyette olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir.
█████/2026 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının kaçak kullanımına konu adresten ve icra takibine konu kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağından sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktasında toplandığı,
Dava konusu █████/2014 tarihli tutanakta kayıt altına alındığı şekliyle perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanımı yapılmasının, tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Yönetmeliğin 26.1.(a) maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu ve tutanağın düzenlendiği tarihte ilgili yerin sahibi olduğu anlaşılan davalının kaçak elektrik kullanımından ve tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu,
Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre yapılan tüketim miktarı ve tahakkuk hesaplamaları sonucunda █████/2014 son ödeme tarihli kaçak tüketim fatura bedeli 6.069,53.TL olarak hesaplanmış, █████/2023 takip tarihi itibariyle borç miktarının 9.919,36.-TL olduğu bulunmuştur. " şeklinde görüş bildirmiştir.
█████/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Kök raporda da belirtildiği üzere, davacı Kurum personelince düzenlenen tutanaklar ve tutanaklarda belirtilen tüketim değerleri ve dava dilekçesi ekindeki tablolar incelendiğinde DOĞRU ÖLÇÜM YAPTIĞI tespiti yapılan SAYAÇ üzerinden, perakende satış sözleşmesi yapılmadan elektrik kullanıldığı tespiti ve değerlendirmeler yapılarak Hesap Bülteninde, hesap edilmiş ve hesaplanan bedeller üzerinden █████/2014 tarih Seri Numarası Bulunmayan fatura tahakkuk edilmiştir. Dosya içeriğinde yer alan hesaplamanın ve tahakkukun mevcut deliller birlikte değerlendirilmiş, Dava dilekçesi ekindeki Tutanak ile AYLIK TÜKETİMLERİ GÖSTERİR TABLO incelendiğinde belirlenen tüketim değerleri ve tarihleri arasındaki uyumsuzluklar ve bu raporun D bölümünde açıklanan sair nedenlerle düzenlenen FATURANIN ve faturaya esas bedelin hesaplandığı TÜKETİM TAHAKKUKUNUN Tespit tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine UYGUN OLARAK DÜZENLENMEDİĞİ değerlendirilmiş olmak ile birlikte sayın mahkemece SÖZLEŞME olmaması nedeniyle Davacı kurumun bu tespitinin doğru olduğu yönde bir kanaat oluşması durumunda da, Kurumca düzenlenen faturadaki İLK ENDEKS: █████/2014 - SON ENDEKS: █████/2014 FARK 27 gün olarak belirtilen sürede tüketim noktasının 10.472,11 kWh enerji tüketmesinin mümkün olmamak ile birlikte DOĞRU ÖLÇÜM yapan sayaçtaki ENDEKS değerleri üzerinden Kurumca yapılan ASIL tüketim bedel hesabınında birim fiyat ve EPDK mevzuatına uygun olarak hesaplandığı ve ENDEKS değerine bağlı olarak tüketim bedelinin 6.069,60- TL olduğu görülmüştür. " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; davalının elektrik fatura ödemelerinin yapılmamasından kaynaklı davacı tarafından kesilen elektriğin usulsüz olarak kullanımına devam edilmesi sonucunda ortaya çıkan ücrete ilişkin açılan takip dosyasına yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmakla
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun █████/2020 tarih, ███████-2076 E. ve ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Takip konusu alacak dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak bir şekilde elektrik kullanılmasına dayanmaktadır. Dosya arasına alınan bilrikişi raporu ile kesilen elektriğin usulsüz olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Meydana gelen alacak miktarı hesaplanmış olup,
Davalının sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik kullandığının tespiti ile fatura bedelinin hesaplanması hususunda alınan tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının borcu takip tarihinden sonra hesaplanan tutar ile 6.069,53 TL asıl alacak, 4.646,93 TL işlemiş faiz olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı, denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi gereğince dava değeri üzerinden kabul kararı verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının kaçak elektrik kullandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 9.919,96-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 365,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.220,20 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!