Anahtar kelimeler: Ofisi Sanal Ofis Pandemi Mücbir Odaların Uğratıldığını Tadilat Tuttuğunu Tadilatının

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hazır ve sanal ofis kullandırma hizmet sözleşmesi olup, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, pandemi döneminde dahi ofisi kullanıma hazır tuttuğunu, mücbir sebep şartlarının oluşmadığını, kullandırılan ofis ve odaların tadilatının davalı tarafından yapıldığını, tadilat yapılan yerin sözleşme bitiminde eski hale getirmek üzere 04.02.2020 tarihli ek protokol imzalandığını, ek protokoldeki tadilat bedelinin davalı tarafından ödenmediği ve sözleşmenin mücbir sebep koşulları oluşmadığı halde haksız feshedildiğinden dolayı şimdilik 20.000 TL'nin avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin ... Sözleşmesi adlı bir kira sözleşmesi olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davalı yan arasında 31.10.2019 tarihinde imzalanan ve 01.12.2019 - 01.06.2020 dönemini kapsayan sözleşme bir kira sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmede yazılı 6 aylık kira bedelinin tamamının peşin ödendiğini, uzayan dönem olan 01.06.2020 - 01.12.2020 dönemi için sözleşmeye devam edilmeyeceğini ve 6098 s. TBK gereği ve pandemi nedeniyle ifa imkansızlığı oluştuğunu ve sözleşmenin feshedildiği ikinci kira dönemi başlamadan öncesinde ... 14.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı yana sözleşmenin feshi ihtar edilmiş ve işyerini derhal tahliye etmiş olduğunu ve müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Islah dilekçesi; Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 20.000 TL olan taleplerinin 79.281,33 TL daha artırarak toplam 99.281,33 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;Taraflar arasında imzalanan █████/2019 tarihli sözleşme, yenileme sözleşmesi, █████/2020 tarihli Ek Protokol, ... 14. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye no.lu fesih ihtarnamesi, ... 6. Noterliği ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi, faturalar, cari hesap ekstresi muavin hesap dökümleri, ticari defter ve belgeler celp edilmiş, incelenmiştir.Ticari sözleşmeler alanında ... ile SMMM- Bağımsız Denetçi ... █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dosya kapsamına göre pandemi sebebiyle alınan tedbirler kapsamında sözleşme konusu ofis hizmetinin alınmasına / verilmesine engel teşkil eden bir hal meydana geldiği tespit edilemediğinden davalının sözleşmeyi fesih gerekçesinin haklı bir nedene dayanmadığı, bu konuda her iki bilirkişi kurulu raporuna iştirak edildiği, davalı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının uğradığı zararların tazmin edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede ihbar süresi 3 ay olarak kararlaştırıldığından zarar hesabında 3 aylık sürenin dikkate alınması gerektiği, bu konuda ikinci bilirkişi kurulu raporuna iştirak edildiği, taraflar arasındaki 04.02.2020 tarihli ek protokolde davalı tarafça ödeneceği kararlaştırılmış olan 37.700,00 TL + KDV bedelli tadilat masraflarının bir kısmı banka kanalıyla bir kısmı da avans/ depozito bedelinin mahsubu suretiyle davalı tarafça ödenmiş olduğundan davacının tadilat bedeli için talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının ticari defter ve ödeme makbuzuna göre tadilat masraflarından mahsup ettiği 11.000,00 TL avans / depozito bedelinin davacının tadilat bedeli alacağından mahsubunun gerektiği ve yukarıda bu mahsubun yapıldığı, davalının pandemi döneminde ödenenmiş olan 25.960 TL kira bedeli ile ilgili takas/mahsup talebinin ise mümkün olmadığı,..." şeklinde rapor sunulmuş, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin feshi sebebiyle uğranılan müspet zarar ile ofisi eski hale getirme tadilat masraflarının tazmini istemine ilişkindir.Davacı ...Ltd. Şti. ile davalı...A.Ş. arasında █████/2019 tarihinde █████/2019 başlangıç █████/2020 bitiş tarihli altı ay süreli hazır ve sanal ofis kullanımına ilişkin ticari hizmet sözleşmesi imzalanmış, bu sözleşmenin bitiminden önce imzalanan yenileme sözleşmesiyle de █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşme altı ay süre ile daha yenilenmiştir.Davacı ...A.Ş. ile davalı ... A.Ş. imzalanan sözleşmeye ilaveten █████/2020 tarihinde Ek Protokol imzalanmış ve Ek Protokolde ...de yapılan tadilatların sözleşme sona erdiğinde eski hale getirilmesi için yapılacak masrafların 37.700+ KDV olduğu hususunda taraflar mutabık kalmışlardır..... 14. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı, Covid19 sebebiyle ofisleri üç aydır kullanamadığını belirterek sözleşmeyi (ve yenileme sözleşmesini) █████/2020 tarihinde tek taraflı olarak feshetmiştir.... 6. Noterliği ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacı, Covid19.un ofislerin kullanımı konusunda ifa imkansızlığı ya da mücbir sebep teşkil etmediğini, ofislerin kullanıma hazır şekilde tutulmaya devam edildiğini, davacının kendi kararı doğrultusunda ofisleri kullanmaktan imtina ettiğini belirterek sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedildiği ihtarında bulunmuştur.Buraya kadar anlatılan hususlar hakkında,taraflar arasında herhangi bir çekişme bulunmamaktadır.Davacı, sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedildiğini, haksız fesih sebebiyle müspet zarar olarak kar kaybına uğradığını ve ek protokoldeki eski hale getirme tadilat masraflarının ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.Davalı, Covid19 sebebiyle ofisleri kullanamadığını, Covid19.un ifa imkansızlığına ilişkin mücbir sebep teşkil ettiğini ve bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.Uyuşmazlığın temeli, sözleşmenin feshinde Covid19.un mücbir sebep teşkil edip etmediği, sözleşme feshinin haklı ya da haksız olup olmadığı, sözleşmenin haksız feshi halinde davacının müspet zarar olarak talep edebileceği mahrum kalınan kar kaybı ve eski hale getirme tadilat masraflarının tutarı noktasında toplanmaktadır.Öncelikle, sözleşmenin feshinin haklı ya da haksız olup olmadığının tartışılması zorunludur.Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen, öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş olursa borçlu sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır (TBK m.138).Mücbir sebep, borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, önceden öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay olarak tanımlanmaktadır. Mücbir sebep için, mücbir sebep oluşturan bir olayın meydana gelmesi gerekir. Bu olay, doğal afet, salgın hastalık gibi doğal; savaş, grev gibi insandan kaynaklanan toplumsal; ithalat-ihracat yasakları, seyahat engelleri gibi hukukî bir olay olması mümkündür. Küresel salgın olan Covid-19 da doğal bir olay ve hukukî engellere sebebiyet verebilmektedir. Mücbir sebebi oluşturan olayın borçlunun sorumluluk alanı dışında gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu unsur haricilik (dışsallık) olarak adlandırılmaktadır. Mücbir sebebin diğer unsuru kaçınılmazlıktır. Başka bir ifade ile söz konusu olay, borcun kaçınılmaz surette ihlâli sonucunu doğurmalıdır. Covid19 pandemisi, sözleşmenin ifası açısından kendiliğinden mücbir sebep oluşturmaz. Mücbir sebep olarak kabulü için pandeminin yarattığı sonuçlar ile sözleşmenin ifasının engellenmesi arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Bir olayın mücbir sebep olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre tespit edilmesi gerekir. Bir sözleşme için mücbir sebep teşkil eden durum, başka bir sözleşme için mücbir sebep teşkil etmeyebilir. Bu itibarla Covid19, her durumda mücbir sebep oluşturduğu genellemesinden hareket edilemez; bir başka deyişle, her somut sözleşme için Covid19.un mücbir sebep oluşturup oluşturmadığı denetlenmelidir (Aynı yönde açıklamalar ve devamı için bkz. Yargıtay HGK ... Esas... Karar s. ilam )Covid19.un tek başına mücbir sebep olarak kabulünün mümkün olmadığı, mücbir sebep olması için taraflar arasındaki sözleşmenin ifasını imkansız hale getirmiş olması zorunludur.Taraflar arasındaki ticari hizmet sözleşmesinde edimin hazır ve sanal ofis kullandırılması olduğu, Covid19 sebebiyle hazır ya da sanal ofislerin kapatılması veya faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin yetkili makamlar tarafından alınan herhangi bir resmi karar bulunmadığı, Covid19 döneminde davacı tarafça hazır ve sanal ofis hizmetlerinin verilmeye devam edildiği, bu hizmetlerin ifasına engel bir durum bulunmadığı, Covid19 sebebiyle hizmetin sağlanamaması ya da hazır ve sanal ofislerin kullanımını - bu edimin ifasını imkansız hale getiren bir durum da söz konusu olmadığından, davalı tarafça sözleşmenin feshinin, haksız bir fesih olduğu sonucuna varılmıştır.Davalı sözleşmeyi haksız feshettiğinden, davacı müspet zararın tazmini talep hakkına sahiptir.Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591; Yargıtay HGK ... E... K).Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararın tazmini talep hakkı almaktadır. Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır (Yargıtay HGK. .... E., ...K).Davacı haksız fesih sebebiyle sözleşme süresinin sonuna kadar müspet zarar talep etmiştir. Ancak, yerleşik içtihatlar uyarınca, sözleşmenin haksız feshi halinde davacı, davalının sözleşmeyi feshi üzerine aynı nitelikte bir işi aynı koşullarda ne kadar sürede temin edebilecek ise bu süre için müspet zarar talebinde bulunabilir (Yargıtay 11. HD. ... E. ...K). Başka bir anlatımla, sözleşme süresinin sonuna kadar müspet zarar talebinin isabetli olmadığı, bu halde aynı nitelikte bir sözleşmenin yapılabileceği makul süre tespit edilerek müspet zararın hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, taraflar sözleşmede bir feshi ihbar süresi belirlemişlerse, makul sürenin tayin edilmesinde bu iradi süreye dikkat ve itibar edilmesi müspet zararın hesaplanmasında nazara alınması gerekecektir (Yargıtay HGK ...E. ...K).Mahkememizce, müspet zararının hesaplamasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Ticari sözleşmeler alanında uzman ve SMMM - Bağımsız Denetçiden oluşan bilirkişi kurulunca sunulan gerekçeli ve denetime elverişli olması sebebiyle Mahkememizce hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda vurgulandığı üzere, Covid19 pandemisi sebebiyle dava konusu sanal ve hazır ofis hizmetlerinin alınması veya verilmesine engel teşkil bir hal olmaması ve yetkili makamlar tarafından bu hizmetlerin sonlandırılması veya durdurulmasına yönelik herhangi bir karar bulunmadığı için davalının sözleşmeyi fesih gerekçesinin haklı bir nedene dayanmadığı, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacının müspet zarar talep edebileceği, mahrum kalınan kar kaybının müspet zarar kapsamında olduğu, davalının sözleşmeyi haksız feshi üzerine davacının aynı nitelikte bir işi aynı koşullarda üç ay süre içinde temin edebileceği, kar kaybına esas makul sürenin üç ay olduğu, öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 1.4. maddesinde feshi ihbar süresinin de üç ay olarak kararlaştırıldığı, haksız fesih üzerine aynı nitelikte bir sözleşmenin aynı koşullarda yapılabileceği makul süre üç ay olarak tespit edildikten sonra sözleşmeye göre aylık kira bedeli 11.000 TL + KDV olduğundan altı aylık kira dönemi için 66.000 TL + KDV toplam 77.800 TL fatura tanzim edildiği, buradan hareketle üç aylık makul süre için davacının talep edebileceği kar kaybının 38.900 TL olduğu, diğer taraftan ofiste yapılan tadilatların eski hale getirilmesi için gereken masraf tutarının Ek Protokolde 37.700 TL + KDV olduğu noktasında tarafların mutabık oldukları, bu alacak kalemine ilişkin davacının █████/2020 tarihli 44.486,00 TL bedelli fatura tanzim ettiği, ancak davalı tarafça yatırılan 11.000 TL depozitonun davacı tarafça mahsup edilmesi ve davalı tarafından █████/2020 tarihinde yapılan bakiye 33.486 TL.nin dekontta gerekli açıklama yapılarak banka havalesi ödenmesiyle ofis tadilat masraflarının tamamının ödenmiş olduğu, nitekim bu ödemenin her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, ofislerin eski hale getirilmesine yönelik tadilat masraflarının tümüyle ödenmiş olduğundan davacının bu kalem için talep edebileceği bakiye bir alacağının olmadığı, davalının takas - mahsup defisi bakımından ise her ne kadar davalı yatırılan 11.000 TL depozito ile sözleşmenin erken feshi sebebiyle ofislerin kullanılmadığı 2,5 aylık döneme isabet eden 25.960,00 TL.nin hesaplanacak müspet zarardan takas mahsubunu istemiş ise de 11.000 TL depozitonun ofisi eski hale getirmeye yönelik tadilat masraflarından zaten mahsup edildiği, öte yandan ofislerin kullanılmadığı 2,5 aylık dönem için 25.960,00 TL.nin davalı tarafça sözleşme haksız olarak feshedildiğinden takas mahsubunun mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.Davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi sebebiyle, davacının yerleşik içtihatlar uyarınca makul süre nazara alınarak hesaplanan talep edebileceği müspet zararın - mahrum kalınan kar kaybının 38.900 TL olduğu, ancak davacı tarafça her ne kadar eski hale getirme masraflarının ödenmediği ileri sürülmüş ise de eski hale getirme tadilat masraflarının 11.000 TL.sinin davalı tarafça yatırılan depozito bedelinden mahsup edildiği, bakiye kalan 33.486 TL.nin ise banka havalesi yoluyla █████/2020 tarihinde davacıya ödendiği dekont, ticari defterler ve hesap ekstreleri sabit olup eski hale getirme tadilat masraflarının tamamen ödenmiş olması sebebiyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Davalının takas mahsup defisinin sözleşmenin haksız feshedilmesi ve yatırılan depozitonun ise ofis tadilat masraflarından mahsup edilmesi nedeniyle yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu çerçevede, davacının █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);Davacının █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda,Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,1-Davacının sözleşmenin haksız feshi sebebiyle müspet zarar kapsamında 38.900,00 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,2-Davacının ofiste yapılan tadilatların eski hale getirilmesi için talep ettiği tadilat masrafları bedelinin tümden REDDİNE,3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 2.657,25 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 341,55 TL.nin ve 1.353,93 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 961,77 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.695,48 TL harç (peşin harç + ıslah harcı), 5.757,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.452,48 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.838,15 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 38.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumuna göre;a) 517,20 TL.sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,b) 802,80 TL.sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026Katip ...Hakim ...