Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Bendi Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Onama Usulü Yetkisinin
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d maddesi uygulanmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmiş ise de; Yargıtay ilamının sanığa okunması ve esas hakkında mütalaada da aynı Kanun’un 142/2-d maddesinin uygulanmasının talep edilmesi, karşısında ek savunma verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen Mahkemenin 18.03.2015 tarihli kararında sanık hakkında sonuç ceza olarak hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine verilen kararda, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d,143, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının, 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "...3 yıl 9 ay hapis cezası olarak tayin ve tespitine" ibaresi çıkarılarak yerine " ... sanık hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!