Anahtar kelimeler: Heyete Cismani Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Ölüm

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; █████/2018 günü sürücü ........’ın sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı araç, Kadınhanı İlçesi istikametinden Konya ili istikametine seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında ........, hayatını kaybettiğni, kaza, ........ plaka sayılı aracın sürücüsü olan ........’ın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili ........’ın imam nikâhlı eşi ........ 24.04.1966 doğumlu olup trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğinde 52 yaşında ve eşine destek olduğunu, müvekkili ........'ün desteği imam nikahlı eşi ........, kaza neticesinde vefat etmeseydi eşine maddi destek sağlamaya devam edeceğini, ........ plakalı aracın sigortalı bulunduğu ........ A.Ş.'nin dava konusu maddi tazminata ilişkin tutardan sigorta poliçe limitleri aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek ticari/avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, taraflarınca, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, başvuru kapsamında, davalı sigorta şirketi herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle taraflarnca ticari dava şartı olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş; ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla; 6100 sayılı HMK'nun 109. Maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, trafik kazası sonucu eşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan davacı eş ........ için DYK tazminatı olarak şimdilik 155.004,19 TL maddi tazminat alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketinden sigorta teminatı ile sınırlı olmak üzere tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesinin gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda zamanaşımına uğradığnıı, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, davacının tazminat taleplerine ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından 19.09.2024 tarihinde 81,506.57 TL ödendiğini, yapılan bu ödeme ile başvuranın müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmamış olduğundan başvurunun reddi gerektiğini, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için sayın mahkememizce dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesinin gerektiğini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacının iş kazası nedeniyle bir başvurusu bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, ödeme yapılmış ise rücu edilebilecek peşin sermaye değerinin sayın mahkememize bildirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "...yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir;
Davanın KABULÜ İLE,
177.833,73 TL'nin █████/2020 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu üzere müteveffanın imam nikahlı eşi olup desteğe ilişkin somut olarak destekten yararlandığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, davacı yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın taleplerine ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından █████/2024 tarihinde yapılan 81.506,57 TL ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, yapılacak olan hesaplamanın Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesi çerçevesinde ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
-Davalının istinafı bakımından;
Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.
Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.
Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.
Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır.
Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.
Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 E. ████████ K., 02.06.1982 gün ve ███████-1130 Esas ████████ Karar ve 09.11.1988 gün ve ███████-572 Esas ████████ K. Sayılı; 2013/7-1728 E. █████████ K. Sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: █████/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacı vekilinin HMK'nın 109. maddesine göre kısmi dava açtığı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay 17 HD nin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı)
Somut olaya gelince, tarafları aynı olan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından alınan 21.07.2023 tarihli aktüerya ek raporunda, davacı müvekkil ........ için destekten yoksun kalma tazminatı olarak toplamda 219.529,07-TL maddi tazminat alacağının olduğu tespit ve hesap edilmiştir. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. Sayılı dosyası 12.10.2023 tarihinde karara çıkmış, istinaf incelemesi neticesinde, dairemizin 02.09.2024 tarih ... Esas, ve ... Karar sayılı kararında; "Davacı ........ için hesaplanan tazminat bedelinden %20 müterafik kusur indirimi yapılarak taleple bağlı kalınarak hesap edilen 64.524,88 TL'nin davalıdan temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacıya verilmesine..." şeklinde kesin karar verilmiştir.
Dava, dava, tarafları, dava konusu aynı olan, Dairemizin 02.09.2024 tarih ... Esas, ve ... Karar sayılı ilamı ile kesinleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davasının ek davası niteliğinde açılmıştır. Dava tarafları, dava konusu aynı ise de talep edilen miktarların ise farklı olması nedeni ile derdestlik söz konusu değildir.
ANCAK
Yukarıda belirtilen, Dairemizin ... Esas, ve ... Karar sayılı ilamı ile kesinleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, usule uygun 21.07.2023 tarihli aktüer raporu ile davacı için 219.529,07-TL tazminat miktarının belirlenmiş olduğu, buna göre dairemizin ... Esas, ve ... Karar sayılı kesin kararı ile de 21.07.2023 tarihli aktüerya raporunda belirlenen destekten yoksun kalma tazminat alacağı kesinleşmiş olmakla, bu şekilde davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden tazminat miktarı ve davanın ek dava niteliği göz ardı edilerek, yeniden güncel verilere göre ilk kesinleşen davadaki miktarlar üzerinden güncelleme yapılarak karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, buna nedenle davalının istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak önceki kararda taleple bağlı kalınarak 64.524,88 TL üzerinden hüküm kurulduğu nazara alınarak aktüer raporuyla belirlenen 219.529,07 TL'den bu miktar düşülerek bulunan 155.004,19 TL'ye %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 124.003,35 TL üzerinden davanın kabulü ile yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
Davalının sair istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Yukarıda belirtilen husus dışında, destek ile davacı arasında fiili desteklik ilişkisinin bulunduğu, kusur durumu, █████/2023 tarihli aktüer raporu dairemizin ... Esas, ve ... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden davalının buna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalının faiz başlangıç tarihi yönünden itirazının incelenmesinde; 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava/temerrüt) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerekmektedir. Bu sebeple, daha önce başvuru tarihi ve gerekli süre nazara alınarak oluşan temerrüt nedeniyle, faiz başlangıcının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, buna yönelik itirazlar da yersizdir.
Davalının faiz türü yönünden itirazının incelenmesinde; davacı vekilince temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş, mahkemece avans faizine hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan aracın poliçesinde kullanım amacının özel olduğu belirtilmiş olup ticari faaliyet sırasında zarara neden olmamıştır. Bu itibarla davada temerrüt faizi olarak yasal faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Buna yönelik istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacı ........ için hesaplanan tazminat bedelinden %20 müterafik kusur indirimi yapılarak hesap edilen 124.003,35 TL'nin davalıdan temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacıya verilmesine,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 8.476,66 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 715,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 7.761,26 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 715,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan
: 615,40 TL başvuru harcı ile 2.655,00 TL masraf toplamı olan 3.270,40 TL'nin dava kabul ret oranına göre hesaplanan 2.848,51 TL'sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar itibariyle 22.829,54 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-HMK'nun 297/1-ç maddesi uyarınca artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde taraflara iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,
11-Davalı tarafça yapılan 2.002,00 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
12-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
13-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
14-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
█████/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!