Anahtar kelimeler: İçerinde Efatura Anlaşamama Faturada İlişkiden Durduğunu Görüşmelerinin Borcu Tanzim Arabuluculuk

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ticari ilişkiden kaynaklanan alacak için 10.06.2024 tarihinde davalıya e-fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından 8 gün içerinde itiraz edilmediğini, ancak fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının herhangi bir borcu olmadığı yönündeki itirazının haksız olduğunu, davalı şirketin faturada belirtilen borcu ödemesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap; Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, █████f/2024 tarihli ticari defter ve belgeler, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi celp edilmiş incelenmiştir.SMMM Bağımsız Denetçi ... █████/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Taraflar arasında 07.10.2023 tarihinde“Münhasır Bayilik Sözleşmesi” imzalandığı, imzalanan bu sözleşmede davalı ...tarafından davacı ... Gıda'ya bayilik verildiği ve davacı ...'nın aylık asgari 500 çuval, azami 15.000 çuval (1 çuval un 50 kg) un almayı taahhüt ettiği, bayinin temin edip sattığı ürünlerden %4 komisyona hak kazanacağının taahhüt edildiği görülmüş, sözleşme hükmünden davacı ...'nın sözleşme tarihinden sonra davalıdan satın almış olduğu ürünlerin sözleşmede yer alan limitlerin aşılması halinde komisyon hesaplanacağının, sözleşmede, sözleşme tarihinden önceki alımlara komisyon hesaplanacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, taraflar arasındaki cari hesap hareketleri incelendiğinde davacı ...'nın davalı ...'dan sadece 13.10.2023 tarihinde 287.850 TL tutarlı ürün alındığı, alınan bu ürünlerin miktarının 600 çuvala tekabül ettiği ve aylık 500 çuval limitinin aşıldığı, buna göre davacı ...'nın davalı ...' dan hak kazanacağı komisyon tutarının 11.400 TL olması, fatura tanzimi halinde %20 kdv olmak üzere toplam 13.680 TL olması gerektiği kanaatine varıldığı..." tespit edilmiştir.Davacı vekilinin bilirkişi kök raporuna itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "...İcra takibine ve davaya konu edilen tutar, taraflar arasında imzalanan 07.10.2023 tarihli komisyon sözleşmesinden önceki dönemlere ait fatura tutarları olup, ilgili faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belgenin dosya kapsamında yer almadığı gibi, sözleşmede önceki dönemlerde alınan ürünler için komisyon hesaplanacağına ilişkin bir bilginin yer almadığını görülmüştür.Davacının incelenen 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı, ticari defter ve belgelerin usulünce tutulduğu, kanunen aranan şartlara haiz olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davacının █████/2024 tarihli ... numaralı KDV dahil 258.000 TL bedelli faturanın dayanaksız ve ispata muhtaç olduğu kanaatine varıldığı..." tespit edilmiştir.Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan (komisyon) fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Salt fatura düzenlenmesi, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması veya faturaya itiraz edilmemiş olması halleri, tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK. ... Esas ...Karar). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin, HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu m.6.; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. HMK m.190/1.e göre ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın HMK m.222/2 hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.6102 s. Türk Ticaret Kanununun m.21/2.de, fatura alan bir kişinin aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Öte yandan, adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ... E.,... K. sayılı ilamı)Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacı aralarındaki bayilik sözleşmesi uyarınca davalıdan █████/2024 tarihli 258.000 TL bedelli fatura sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ettiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, davalının HMK m.128 uyarınca yasal olarak davacı tarafından ileri sürülen vakıayı inkar eden konumunda olduğu, davacının alacak iddiasında bulunduğu faturaya ilişkin hem davalı ile arasındaki sözleşme ilişkisini hem de edimini ifa ettiğini, bu suretle fatura bedelini - alacağının varlığını HMK m.190 ve TMK m.6 uyarınca ispatla yükümlü olduğu, akdi ilişki bakımından davacının taraflar arasında imzalanan █████/2023 tarihli münhasır bayilik sözleşmesinin delil olarak sunduğu, bahsi geçen sözleşme altındaki imzaların taraflarca ayrıca ve açıkça inkar da edilmediği, bayilik sözleşmesine göre davacının ... ili sınırları içerisinde davalı şirketin pidelik ve lavaşlık un satımı konusunda bayisi olarak yetkilendirildiği, bayilik sözleşmesi m.3.3.de davacı bayinin aylık asgari 500 çuval azami 15.000 çuval un satın almayı taahhüt ettiği, bayilik sözleşmesi m.3.4.de davacı bayinin İstanbul ili sınırları içerisinde davalıdan temin ederek sattığı unlar karşılığında %4 oranında komisyon ücretine hak kazanacağının kararlaştırıldığı, sözleşme m.5.de ise sözleşmenin █████/2023 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girdiği ve imza edildiği tarihten itibaren 5 yıl süre ile geçerli olduğunun kabul edildiği, dava konusu fatura alacağının bayilik sözleşmesinden doğan komisyon alacağı olduğu, davacının 2023 - 2024 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının içeriğinin birbirini doğruladığı, ticari davalarda sahibi olan davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği, mali bilirkişi tarafından davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve rapor içerisinde sunulan muavin hesap hareketleri tablosundan açıkça görüleceği üzere taraflarca █████/2023 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren bayilik sözleşmesinden sonra davacının yalnızca █████/2023 tarihinde ve 287.500 TL tutarında davalı şirketten un satın aldığı, bu satın alma işlemi dışında davalıdan herhangi bir un alımı yapılmadığı, 287.500 TL tutarlı mal alımının 600 çuval una tekabül ettiği, aylık 500 çuval limiti aşılmakla birlikte bayilik sözleşmesi m.3.4.uyarınca hak edilen komisyon alacağının 13.680 TL olması gerektiği, davacının tanzim ettiği toplam 258.000 TL komisyon faturasının bayilik sözleşmesi m.3.4.e aykırı ve haksız olduğu, öte yandan taraflar arasındaki ticari ilişkinin bayilik sözleşmesinden öncesinde de mevcut olduğu hesap ekstresinden görülmekle birlikte █████/2023 tarihli bayilik sözleşmesinde önceki dönemde alınan un.lara ilişkin geçmişe yönelik komisyon alacağı talep edebileceği ve davacının geçmişteki un alımları sebebiyle komisyon alacağı faturası tanzim edebileceği noktasında dava konusu faturayı haklı gösterebilecek herhangi bir sözleşme hükmünün de bulunmadığı, davacı tarafından tanzim edilen dava konusu faturanın bayilik sözleşmesinde dayanağının bulunmaması sebebiyle davacının dava konusu fatura sebebiyle alacaklı olarak kabul edilemeyeceği, bayilik sözleşmesinde komisyon oranı, komisyon alacağının nasıl hesaplanacağı ve hangi hallerde komisyon alacağının talep edilebileceğinin belirlendiği, dava konusu fatura bedelinin - komisyon alacağının sözleşme uyarınca hak edilen bir alacak olmadığı, davalı tarafça dayanağı bulunmayan ve haksız bir şekilde tanzim edilen faturaya itiraz edilmemiş olması ya da ticari defterlere işlenmesinin de sonuca etkili olmadığı - davacıyı alacaklı hale getirmeyeceği, zira yukarıda değinilen Yargıtay İBK.nın 27.06.2003 tarih ve ...E....K. s. kararı uyarınca bu fatura davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olsa dahi bayilik sözleşmesi uyarınca borcun (dava konusu faturaya esas 258.000 TL komisyon alacağı) doğmadığının anlaşıldığı, fatura alacağının mutlak suretle ifa edilmiş bir edime karşılık ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edilmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmeye aykırı olarak düzenlenmiş faturanın TTK m.21/2 hükmünde yer alan faturaların içeriğini kabul edilmiş sayılması durumunun da gerçekleşmeyeceği - ispat külfetinde değişikliğe neden olmayacağı, böylelikle icra takibine dayanak ve işbu itirazın iptali davasına konu edilen komisyon faturasının - alacağın, bayilik sözleşmesi kapsamında dayanağının bulunmaması, davacının bayilik sözleşmesinin imzalanmasından önce alım satımı yapılan mallar sebebiyle geçmişe yönelik komisyon faturası tanzim edebileceği noktasında sözleşmesel bir hakka sahip bulunmaması, kaldı ki aksi durumda dahi tanzim edilen faturanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre dayanaksız, haksız ve yanlış olduğu, bu nedenle faturanın kendisi, içeriği, miktarı vs.. doğru olmadığından davacının TTK m.21/2.den yararlanması ve davaya esas fatura sebebiyle alacaklı olarak kabulü mümkün olmadığından davacının davasının reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.[Dava dosyası içerisinde bulunan arabuluculuk son oturum tutanağında, davalı şirket yetkilisine arabuluculuk görüşmeleri için toplantı davet mektubunun █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca şirket yetkilisinin telefon numarasından iletişim sağlandığı ve whatsapp üzerinden de bilgi verildiği, ancak davalı şirket yetkilsinin arabuluculuk toplantısına katılmadığı, herhangi bir mazeret bildirilmediği, son tutanağın davalının ilk toplantıya katılmadığı ve görüşme yapılmaksızın sürecin son bulduğu tespit edilerek bitmiştir. Yürürlükte bulunan 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.█████. "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Yasal düzenleme nazara alınarak yargılama giderleri takdir edilmiştir.]HÜKÜM
: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 3.116,00 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.384,00 TL harcın talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 732 TL harç, 90,00 TL posta ücreti, 9.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.322 TL yargılama giderinin tamamından davanın reddi sebebiyle davacı sorumlu olmakla birlikte 6325 s. HUAK m.█████. uyarınca bu tutarın yarısı olan 5.161,00 TL.nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan 5.161,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600 TL arabuluculuk sarf ücretinden davanın reddi sebebiyle davacı sorumlu olmakla birlikte 6325 s. HUAK m.█████. uyarınca bu tutarın yarısı olan 1.800 TL.nin davalıdan ; bakiye 1.800 TL.nin ise davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-HMK m.333 uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026KatipHakim