Anahtar kelimeler: Doğarak Ultrason Hamilelik Tetkiklerin Bebeğin Testler Dünyaya Doğumun Anneye Başarı

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Hatay 3. Asliye Hukuk (Tüketici) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkili ...'nun hamilelik sürecini davalı şirkete ait hastanede görev yapan davalı doktor ....'in kontrolünde geçirdiğini, hamilelik süresi boyunca gerekli testler, ultrason kayıtları ve diğer tüm tetkiklerin davalı hastanede yapıldığını, 17.08.2018 tarihinde doğum yaptığını, ... bebeğin 3 hafta erken doğarak dünyaya geldiğini, anneye doğumun başarı ile tamamladığına dair belge verildiğini, bebeğin davalı doktorlar tarafından muayene edilerek aşıların yaptırıldığını, 18.08.2018 tarihinde anne ve bebeğin taburcu edildiğini, davacıların 20.08.2018 tarihinde muayene için gittikleri davalı hastanede başka bir doktor tarafından bebeğin durumundan şüphelenilerek devlet hastanesine götürülmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine aynı gün .... Devlet Hastanesine girişi yapılarak tetkiklerinin yapıldığını, solunum sıkıntısı nedeniyle çocuk kardiyolojiden konsültasyon alınmasının istendiğini, müvekkillerinin bebeği tekrar davalı hastaneye götürmeleri üzerine tekrar yapılan muayene sonrası 22.08.2018 tarihinde ise 112 acil servis ile sevkedildiği dava dışı Gaziantep .... Hastanesinde bebek...'e "..... solunum yetmezliği ve yenidoğan kalp yetmezliği" tanısı konulduğunu, bebeğin iki kez anjio olduğunu, akabinde 31.08.2018 tarihinde aynı hastanede vefat ettiğini, davacılar annenin ve bebeğinin sağlıklı bir şekilde doğum sürecini atlatabilmeleri için birçok masraflar yapmak zorunda kaldıklarını belirterek baba ... için 5.162,58 TL maddi tazminatın, anne ... için 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı hastane vekili; davacının tedavinin bütünlüğünü keserek başka sağlık kuruluşlarında tedaviye devam ettiğini, davacının gebeliği, anne ve bebek açısından yüksek riskli gruba dahil edilebilecek herhangi bir özellik taşımadığından ileri tetkik ve tedavi gerektiren bir durumun gözükmediğini, doğumsal konjenital olan fallot tetralojisi gibi kalp anomalileri bebeklerin genlerindeki ya da kromozomlarındaki bazı bozukluklardan kaynaklandığını, tanısı için fetal eko yapılması gerektiğini, davacı annenin fetal ekoyu gerektirecek endikasyonlara sahip olmadığını, bebekte tespit edilen her üfürümün ilk bir hafta için normal olduğunu, her hastada eko endikasyonunun bulunduğu anlamına gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı doktor..... vekili; müvekkili hekimin mesleğinin ve uzmanlığının gerektirdiği her türlü dikkat ve özeni gösterdiğini, muayene, tetkik ve durumun gerektirdiği tedavileri zamanında ve eksiksiz yaptığını, ayrıca davacı anne-babaya, bebeğin taburcu olmasından yaklaşık 2 gün sonra kontrole getirilmesi konusunda ve diğer konularda gerekli öneri ve uyarılarını yaptığını, bebeğin ölümü ile davacıların oluştuğunu iddia ettikleri zararlar arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.3. Davalı doktor ...... vekili; davalı doktor ve diğer sağlık personellerinin tıbbın kabul ettiği risk alanı çerçevesinde gerçekleşecek kötü sonuçlardan sorumlu tutulamayacağını, davacının detaylı obstetrik taramasını ve şeker yüklemesini dava dışı hastanede yaptırdığını ve sonuçların normal çıktığını beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda gebelik sürecinde hastalığın tanısının mümkün gözükmediği, bebek doğduktan sonrada müteveffa bebeğin geçirmiş olduğu rahatsızlık ve ölüm sebebinin geç bulgu veren bir hastalık olduğu, daha erken bir tanı konulması halinde bile sonucun değişmeyeceği, bu nedenle davalıların sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığı, Adli Tıp Raporu ile ölümün gerçekleşmesinde davalı hastanenin ve doktorun tıbbi uygulama hatasının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda müteveffanın ölüm ve cismani zararına dair hizmet, yanlış tanı, yanlış tedavi ve tedavinin geciktirilmesi kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldığı, raporların hüküm vermeye elverişli, denetime açık, bilirkişilerin yeterli uzmanlığa sahip olduğu, mahkemece sunulan rapor hükme esas alınarak davanın reddine dair hüküm tesis edilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak dava dilekçesi içeriğine ve talep sonucuna göre davacı ... için 5.162,58 TL, ... ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 5.662,58 TL talep edilmiş olduğu, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT madde 13/2 gereğince hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceği, bu nedenle davacılar aleyhine 5.662,58 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması, yine kamu düzeni yönünden yapılan incelemede, 6502 sayılı yasanın 73/2 maddesi uyarınca davacılar harçtan muaf olmalarına rağmen, davacılar aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve vekalet ücreti yönünden ve yine kamu düzeni yönünden yapılan inceleme uyarınca harç yönünden düzeltilerek yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; davacı annenin gebelik takibinde gerekli özen gösterilse idi bebeğin yaşama şansı olacağını, doğum sürecine ilişkin NST kayıtları incelenmeksizin rapor düzenlendiğini, aydınlatılmış onam bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, bebekte üfürüm duyulmasına rağmen sebebinin kardiyoloji bölümü tarafından takip edilmediğini, davalıların gebelik takibi ve sonrasında süreç yönetimi konusunda kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu raporuna göre, hastanın takibini yapan kadın doğum uzmanının anne ve bebek sağlığına ilişkin gerekli tüm tedbirleri güncel tıp verileri ışığında aldığı, herhangi bir ihmalde bulunmadığı, tarama amaçlı ve detaylı ultrasonografilerle, konjenital anomalilerin tümünün yakalanmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak mevcut veriler ışığında hekimin hastane imkanları doğrultusunda kanıta dayalı tıp verileri ışığında gebelik takibini uygun bir şekilde sürdürdüğü, müteveffa bebekte mevcut olan anomalinin ilk 48-72 saat içerisinde tanısının konularak tedavisinin başlanıldığı, tedavinin uygun olduğu, davalı çocuk hekiminin yaklaşımında herhangi bir kusur görülmediğinin bildirilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.