Anahtar kelimeler: İsteklerinin Görüşü Edenlerin Bendi Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Mahkûmiyet Sayisi Usulü

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Ceza Genel Kurulunun 13.12.2016 tarih, ███████-482E., █████████ Karar ve 08.05.2012 tarikli ███████-474 E. ████████ K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, iştirak hâlinde işlenen suçlarda, hırsızlık suçuna konu eşyalardan bir kısmının sanıklardan biri veya birkaçı tarafından iade veya tazmini hâlinde, diğer şerikler yönünden iade ve tazminde bulunulabileceği, zarar mevcudiyetini devam ettirdiği için, bu zararı gidermedikleri taktirde etkin pişmanlığın söz konusu olmayacağı, mağdurun kısmi iadeye rıza göstermesi hâlinde dahi, zarar giderimine katılmayan, kalan zararı gidermeyen şeriklerin suçtan pişman olduğunu söylemesinin, TCK'nın 168. maddesi gereğince etkin pişmanlık gösterdiği olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle de anılan maddeden indirim yapılamayacağı anlaşılmakla, hırsızlık eyleminden sonra, suça sürüklenen çocuk ...'nun yakalanması akabinde bas cihazının boş kabininin bulunduğu yeri göstererek soruşturma aşamasında kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, kurulan hükmün bozulması gerektiğine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;Suç tarihinin 01.02.2015 olduğu hâlde gerekçeli kararda 31.01.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1)Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Milas 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2014 tarihinde kesinleşen 2014/2 28... /359 Karar sayılı ilamı ile TCK'nın 141/1, 62, 51 maddeleri uyarınca verilen erteli 10 ay hapis cezasına dair bahse konu hırsızlık suçunun █████/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı ve uzlaşma sağlanarak Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ek kararı ile düşmesi ve sanığın tekerrüre esas alınabilecek başka bir ilâmının bulunmaması nedeniyle, anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,2) Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki gerekçeden farklı gerekçeler ile BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile bozma sonrası yargılama giderinin sanığa yükletilmesine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine," Bozma sonrası yapılan yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi” ibaresinin eklenmesine hükmedilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.