Anahtar kelimeler: Fesihnamelerin Fesihnameyi Bayisine İnanarak Servislerin Matbu Bayilerinesatıcılarına Servisi Sınai İmzalamasına

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1983 yılından bu yana davalı ----- yetkili servisi olarak görev yaptığını; 2002 yılı başında davalının Yeni Bölge Dağıtım Sistemi'ne geçiş gereği tüm yetkili servislerin yeni belirlenen bölge bayilerine/satıcılarına bağlanacağını belirterek matbu fesihnamelerin imzalanmasını talep ettiğini; müvekkilinin davalıya inanarak fesihnameyi imzalamasına rağmen bölge bayisine bağlanmadığını; davalı tarafından ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ----- dosyası ile tespit yaptırılıp, yine aynı mahkemenin ------ esasına kayıtlı maddi ve manevi tazminat istemli markaya tecavüzün önlenmesi konulu davacı müvekkili aleyhine dava ikame edildiğini, işbu davaya karşı dava açıldığını ve haksız feshin geçersizliğinin ileri sürüldüğünü,----- müvekkil aleyhine açtığı asıl davanın reddedildiğini, karşı davalarının kabul edilerek fesih sözleşmesinin geçersizliği ve sözleşmenin yürürlükte olduğuna karar verildiğini, yerel mahkemenin sözleşmenin geçerli olduğu konusunda verdiği bu kararın Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin ------- sayılı kararı ile onandığını ve yine aynı dairenin 31.12.2005 tarihli kararı ile kesinleştiğini, bu arada davalı şirketin sözleşmenin yürürlükte olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme ilamına ve müvekkili şirketin tüm uyarı ve ihtarlarına rağmen, sözleşmenin devamına ilişkin kesinleşmiş Yargı kararına uymayı reddettiğini ve müvekkili şirketin yetkili servis olarak çalışmasını engellemeye devam ettiğini, müvekkilin şirketin yetkili servis unvanı ile çalışmasının engellendiği süre zarfında uğramış olduğu zararların tazminini davalıdan talep ettiğini ancak davalının bu talebi de karşılamadığını, bunun üzerine 2002-2006 yılları arasındaki 42 aylık süre için uğranılan zararların tazmini için davalı şirket aleyhine ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı dosyası dava ikame edildiğini, davanın halen Yargıtayda olduğunu, müvekkili şirketin 2002-2006 yıllarına ilişkin olarak uğradığı zararın tazminine ilişkin açtığı dava üzerine davalının dört yıldır çalışmasını haksız yere engellediği müvekkili şirketin yetkili servis koşullarını yerine getirmediği gibi gerçeğe aykırı ve sudan bahaneler ileri rek müvekkili şirketin sözleşmesini bir kez daha feshettiğini ileri sürdüğünü, müvekkili şirketin bir kez daha yapılan haksız fesih işlemi üzerine aradan geçe süre içinde yine ağır zarara uğradığını, sözleşmesinin ikinci kez haksız yere feshinden sonraki süreçte işletmesini, idame ettirmeye çalışmış ise de geçen süre zarfında yetkili servis olarak çalışamayan müvekkili şirketin işletmesinin haksız fesih nedeniyle ağır zarara uğradığını, vergi, SGK, işçi alacağı vs. borçları altından kalkamayarak 2012 yılı sonunda servis işletmesini kapatmak zorunda kaldığını, işbu davanın konusunun müvekkili şirketin 01.06.2006 31.12.2012 tarihleri arasında oluşan zararların belirlenerek tazminine ilişkin olduğunu, uğranılan zararın miktarı ve boyutu yargılama sürecinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle belirleneceğinden, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu belirterek bedel yükseltme ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL maddi tazminat alacağının 01.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davacı taraf ile dava konusu ile aynı taleplerini ---. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- sayılı dosyasında talep ettiğini, iş bu davadaki davacını talebinin usulen reddi gerektiğini, şayet davacı taraf ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas sayılı dosyasında taleplerinin red edildiği iddiasında ise o zaman da Kesin Hüküm iddiasını mahkemeye sunduklarını, davacı tarafın davasını gereken zamanında açmadığını, 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, bu durumda zamanaşımı yönünden davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 2.7.1999 tarihinde Yetkili Atölye sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme sadece servis, atölye hizmeti verilmesine yönelik hak ve yükümlülüklere yer veren kısıtlı ve sınırlı nitelikte bir sözleşme olduğunu, ancak bu sözleşme daha sonra 11.2.2002 tarihinde davalı tarafın fesih talebi üzerine müvekkil ---. ile karşılıklı olarak fesh edildiğini, taraflarınca davacı tarafın ------ Marka ve logo taşıyan pano ve tanıtıcı sair tabelaların Markalar Mevzuatı çerçevesinde kaldırılması talep edildiğini, davacı tarafın bunları kullanmaya devam edince kendisine ----Fikri Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesi ------. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, bilahare açılan bu davaya karşı davacı tarafın karşı dava ile cevap verdiğini, mahkeme tarafından yapılan inceleme ve tetkikat neticesi, davacı tarafça verilen fesihnamenin “feshin irade sakatlığı nedeni ile geçersizliğine”, yukarda belirtildiği üzere -----. tarafından istenen tazminatın reddine, marka ve logoların kaldırılmasına ilişkin davanın reddine, karar verildiğini, verilen bu kararın Yargıtay------.Hukuk Dairesi tarafından 13.12.2005 tarihinde onanarak kesinleştiğini, Yetkili Servis olarak hizmet verililirken, markanın temsili ve tüketiciye verilen hizmet kalitesinin yakalanması bakımından Yetkili Servislerin yerine getirmeleri gereken yükümlülükleri bulunduğunu, davacı tarafa bu hususları yerine getirmesi için 17.04.2006 tarihinde müvekkil şirket tarafından ----.Noterliği ----- yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, ancak, davacı taraf bu ihtarnemede yer alan taleplerin keyfi ve kötü niyetli talepler olduğu bu sebeple karşılanmayacağına ilişkin -----Noterliği tarafından 24.04.2006 tarihli cevabi bir ihtarname gönderdiğini, davacı tarafın bu şartları yerine getirmeyince mahkeme kararı ile yürürlükte olan sözleşme ----Noterliği 01.05.2006 tarih ve ------ yev.noluihtarnamesi ile haklı olarak fesh edildiğini, davacı taraf bu feshin geçersizliğini hiçbir zaman ileri sürmemiş bu feshin geçerli olmadığına ilişkin herhangi bir dava açmadığını, müvekkil şirket Bölge Sistemi içerisinde bir başkasının bölgesi için davacı ile sözleşme yapamayacağını, bu sebeple davacı ile sözleşme davacının kendi iradesi ile fesh edildiğini, daha sonra ise davacı taraf Bölge Bayii ile anlaşma sağlayamadığını, bu hususta müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığını, davacının oluşan bir zararı sözkonusu olmayıp tazminat talepleri yerinde olmadığı gibi talep edilen ve hükmolunan tazminat miktarları dahi fahiş olduğunu, davacı tarafın 2002 yılından sonra da servis işine devam ettiğini ve bu tarihlerde kar elde ettiğini, bu sebeple davacı tarafın zarar ettiğinden bahsettiğinin basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini gösterdiğini, bu sebeplerle davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle 01.06.2006 ile 31.12.2012 tarihleri arasında oluşan zararın tespiti ve tazmini talebidir.
Taraflar arasında 02.07.1999 tarihli Yetkili Servis Sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşme ile davacı şirketin yetkili servis olarak atandığı, sözleşmenin 11. maddesinde sözleşme süresinin 1 yıl süreyle olarak belirlendiği, süre sonunda 15 gün önce davalı tarafından sözleşmenin fesih ihtarnamesi gönderilmemesi halinde aynı süre ile uzatılmış sayılacağının belirlendiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında 11.02.2002 tarihli Fesihname düzenlendiği, davalı şirketin sözleşmeyi sonlandırmak istediği ancak davacı temelli şirketin ise devam etmek istediği, taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne dair ----- Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ----- esas sayılı dosyası ile 02.05.2002 tarihinde dava açıldığı, mahkeme tarafından 15.04.2004 tarihli ilamında '' Söz konusu Fesihname'nin irade sakatlığı sebebiyle geçersiz olduğuna'' dair karar verildiği ve verilen kararın da Yargıtay'ın ----- tarihli İlamı ile ''Onanmasına'' karar verildiği tespit edilmiştir. Dosya içerisine hükme esas alınan 28.12.2022 tarihli rapor ile 30.09.2024 tarihli birinci ek rapor ve son olarak 29.12.2025 tarihli ikinci ek rapor alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu; Her iki şirket arasındaki sözleşmenin kesinleşmiş mahkeme ilamı ile 11.02.2002 tarihinde Fesihname ile irade sakatlığı sebebiyle feshedilmediği, sözleşmenin ayakta olduğu, ilk sözleşmenin yapıldığı 02.09.1999 tarihli Yetkili Servis Sözleşme'sinin halen tarafları bağladığı, bu sözleşmenin de 11. maddesi ile '' Sözleşmenin süresi 1 yıl olup, süre sonunda 15 gün önce davalı tarafından fesih ihbarda bulunulmazsa aynı süre ile uzatılmış olur'' maddesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında geçerliliği halen devam ettiği tespit edilen 02.09.1999 tarihli sözleşmesinin 11. maddesinin sonucu olarak 1'er yıllık periyotlarla sözleşme 02.07.2006 tarihine kadar uzatılmıştır. Davacının talebi sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle 01.06.2006 ile 31.12.2012 tarihleri arasındaki zararların tazmini talebidir. 01.06.2006 tarihinden önceki dönemde uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin olarak ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasında önceki yıllara ilişkin zararları talep edilmiş olup başka bir davanın konusu yapılmıştır.
Halen yürürlükte bulunan 02.09.1999 tarihli Yetkili Satış Sözleşme'sinin 17. Maddesine göre taraflar arasındaki sözleşmenin 1'er yıllık periyotlarla 02.07.2006 tarihine kadar uzadığı, davalı ------ şirketi tarafından 28.04.2006 tarihli fesih ihtarnamesi ile sözleşmenin süresi dolmadan önce sözleşmenin haksız olarak feshedildiği anlaşılmakla davacı tarafın 28.04.2006 ile 02.07.2006 tarihleri arasındaki haksız fesihten kaynaklı ''kar mahrumiyeti zararı'' nın talep edilebileceği, davacının talebi de 01.06.2006 ile 02.07.2006 olduğu tespit edilmekle, teknik bilirkişi heyeti tarafından talep tarihleri göz önüne alınarak bir hesaplama yapılmıştır. Mali bilirkişilerin hesaplamaları mahkememiz tarafından denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli kabul edilmiş olup davacı şirketin tablolar halinde elde etmekten mahrum olduğu kar kaybı oranları ve miktarları tespit edilmiştir. Yapılan hesaplamalar göz önüne alındığında davacı şirketin 01.06.2006 ile 02.07.2006 dönemleri için sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı net kar kaybının 15.762,80 TL olduğu tespit edilmekle, açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-15.762,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
a) Kabul edilen miktar bakımından;
2-Alınması gereken 1.076,76 TL harcın, yatırılan 170,78 TL peşin harçtan ve 33.712,86 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 32.806,88 TL harcın Harçlar Kanunu 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde AAÜT Genel Hükümler 13/2. maddesi gereğince 15.762,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu toplam 16.076,50 TL masrafın kabul / ret oranına göre hesaplanan 127,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artakalan 15.948,78 TL'nin davacının üzerinde bırakılmasına,
b) Reddedilen miktar bakımından;
5-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 (3) Maddesine göre davalı lehine takdir olunan 15.762,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalının yapmış olduğu toplam 68,75 TL masrafın kabul / ret oranına göre hesaplanan 68,20 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artakalan bakiye 0,55 TL ise davalının üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!