Anahtar kelimeler: Özetledavalılardan Birisi Kardeşi Yaşama Varlıklı Ara Pay Dönüştüğünü Bakirköy İlişki

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 21.01.2026 tarihli Ara Karar
NUMARASI
: 2026/6 Esas
DAVANIN KONUSU
: Şirket pay sahibi olduğunun tespiti ve tescili
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili talep dilekçesinde özetle;Davalılardan ...'un kardeşi, ... ile müvekkili arasında 2014 yılında ilişki başladığını ve birlikte yaşama dönüştüğünü, müvekkilinin varlıklı birisi olduğunu, davalının kardeşi ...'un müvekkilinin maddi durumundan da faydalanmak amaçlı güvenini sağlayıp birçok farklı projeden bahsederek nihayetinde inşaat işine ikna ettiğini, bu amaçla, .... A.Ş.'nin müvekkili tarafından kurularak 16 Nisan 2015 tarihinde tescil edildiğini, bu şirketin %100 pay sahibinin müvekkili olduğunu, .... A.Ş. ile arsa sahipleri arasında... - .... Parselde kain ... m2 arsa üzerinde 129 Daire -2 dükkan yapılması şeklinde █████/2015 ve devamı tarihlerde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, iş bu sözleşmeye göre arsa sahiplerine 52 daire düşeceği, geri kalan 77 daire ile 2 dükkanın ise müteahhit şirkete ait olacağının belirlendiğini, inşaat ile ilgili tüm süreçlerle, müvekkilinin birlikte yaşadığı ...'un ilgilendiğini, müvekkilinin ise sürecin finansmanı ile ilgilendiğini, müvekkilinin davalıyı 2020 yılına kadar ciddi şekilde finanse ettiğini, müvekkilinin ...'un yaşam tarzı nedeniyle inşaat şirketini finanse etmemeye başladığını, bu durum üzerine ...'un inşaata iş yapan (tesisatçı, demirci, sıvacı, elektirikçi .... vs. ) herkese 3-5'er daire taahhüdünde bulunduğunu, belli aşamada iş yapılan firmalara da taahhütleri gereği belirtilen dairelerin devri için müvekkilinin ikna edilerek tapu müdürlüğüne götürüldüğünü ve tapudan daireler verildiğini, ...'un mali müşavirleri olan ... ile birlikte hareket ederek şirketteki tüm payları, sahte imzalar ile ağabeyi olan ...'a devretmiş gibi gösterdiğini, gerçekte herhangi bir pay devri sözleşmesi yapılmamış olduğunu, noter onaylı devre ilişkin belge bulunmamakta olduğunu, ..., ... ve ... adına atılan bütün imzaların mali müşavir ... tarafından atıldığını düşünmekte olduklarını iddia ederek; öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar, ticaret siciline pay devrinin tescilinin durdurulmasına, pay defterine tedbir şerhi konulmasına, ... Tapu Sicil müdürlüğü nezdinde davalı .... A.Ş. adına kayıtlı gayrimenkullerin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi maksadıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davalı ... lehine yapılmış gibi gösterilen pay devrinin geçersizliğinin tespiti ve iptaline, müvekkili adına olan payların pay defterinde eski hâle getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 21.01.2026 tarihli ara kararıyla; "...Öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar, ticaret siciline pay devrinin tescilinin durdurulmasına, pay defterine tedbir şerhi konulmasına, ... Tapu Sicil müdürlüğü nezdinde davalı .... A.Ş. Adına kayıtlı gayrimenkullerin 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi maksadıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davalı ... lehine yapılmış gibi gösterilen pay devrinin geçersizliğinin tespiti ve iptaline, müvekkili adına olan payların pay defterinde eski hale getirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş ise de dosya kapsamı itibariyle talebin yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada gerçekleşmemesi..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle ;Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebinin mevcut delillerin yaklaşık ispat şartını karşılamadığı gerekçesiyle reddedildiğini, kararın HMK'nın ilgili hükümlerine aykırı olduğunu, somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olduğunu, reddedilmesi durumunda karşı tarafça arzulanan amacı kötü niyetle gerçekleştirme sonucunu doğuracağını, dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere müvekkili ile davalı gerçek kişinin kardeşi arasında 2014 yılında başlayan ilişkinin birlikte yaşamaya dönüştüğünü, müvekkilinin maddi gücünden faydalanılarak müvekkilini inşaat faaliyetine yönlendirdiğini ve bu kapsamda davalı şirketin kurulduğunu, müvekkilinin %100 pay sahibi olduğunu, inşaatın finansmanın tamamen müvekkili tarafından sağlandığını, davalı şirket ile arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi gerçekleştirildiğini, dava dışı ...'un şirket mali müşaviri ile birlikte hareket ederek müvekkiline ait payların tamamını sahte evrak ve imzalarla davalı gerçek kişiye devredilmiş gibi gösterildiğini, HMK 389.maddesi kapsamında tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, davalı adına yapıldığı iddia edilen pay devrine ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili hesabına tek kuruş ödenmediğini, pay devrine ilişkin belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, mali müşavir eliyle muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğini, gerçek bir iradeye değil sahte ve danışıklı işlemlere dayandığının açıkça ileri sürüldüğünü ve dosyaya yansıtıldığını, TTK 490 vd maddeleri uyarınca şekil şartlarına aykırı şekilde yapılan pay devrinin yok hükmünde olduğunu, pay defterine işlenmiş olmasının geçerlilik kazandırmayacağını, bu hususların yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, emsal kararlarda sahte veya muvazaalı pay devri iddiasının noter onaylı devir belgesinin bulunmaması ve üçüncü kişilere devir tehlikesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğinin istikrarlı bir biçimde kabul edildiğini iddia ederek, 21.01.2026 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını ve dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirket paylarının ticaret sicilden devrinin durdurulmasına ve pay defterine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına ayrıca davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili katılma yolu ile istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; Pay devrinin iptali davalarında harcın zorunlu olduğunu, mal varlığı haklarına ilişkin olup davanın nispi harca tabi olduğunu, davacının 100.000,00 TL olarak gösterdiği dava değerinin sembolik kaldığını, eksik harçla tedbir kararı verilemeyeceğini iddia ederek mahkeme tarafından dava değerinin resen saptanıp nispi harcın ikmal edilmeksizin tedbir veya benzeri taleplerinin incelenmesinin dahi mümkün olmayacağını belirterek 211.01.2026 tarihli ara kararı Harçlar Kanunun 16,30 32.maddeleri uyarınca şirket ve hisse devrinin resen saptanmasını ve eksik harçlar tamamlanıncaya kadar yargılama hiçbir işlem yapılamayacağına dair şerh düşülerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, anonim şirket pay devrinin geçersizliğinin tespiti ve iptali ile payların pay defterinde eski hâle getirilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı ve davalılar vekilince, yasal süreleri içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, ticari defter ve kayıtlarda çıplak gözle dahi yapılacak incelemede şirket hisse devir sözleşmesindeki ve genel kurul tutanağındaki ayrıca karar defterindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının açıkça anlaşılacağını, davalı gerçek kişinin dava dışı kardeşi ile şirket mali müşavirinin birlikte hareket ederek şirketteki tüm paylarının sahte imzalar ile davalı gerçek kişiye devir etmiş gibi gösterildiğini iddia ederek, öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar, Ticaret siciline pay devrinin tescilinin durdurulmasına, pay defterine tedbir şerhi konulmasına,.... Tapu Sicil müdürlüğü nezdine davalı .... A.Ş. Adına kayıtlı gayrimenkullerin 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi maksadıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde, ticaret sicil kayıtları, pay defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defterleri ile ihtarnameler, tapu ve banka kayıtları gibi delillere yer verilmiştir. Dilekçeye ekli olarak, davalı şirketin genel kurul toplantı ve müzakere defterine ait örnek ile davacıya ait imza sirkülerini içeren noter belge örneği ile dava dışı arsa sahipleri ve davalı şirketin gerçekleştirmiş olduğu 28.04.2015 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi örneği, dava dışı davalı gerçek kişinin kardeşi olduğu belirtilen ... tarafından davacıya gönderilmiş olan 05.03.2025 tarihli ihtarname örneği ibraz edilmiştir. HMK'nın 390/3. maddesinde yer alan ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' şeklindeki hükümle ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Somut davada, dava dilekçesine ekli yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler davacı iddiasını iddia tarihi itibariyle yaklaşık olarak ispat etmeye yeterli değildir. Davacının dava dilekçesi içeriğinde yer verdiği şirket paylarının sahte imzalar ile devir edildiği iddiasının bu aşama itibariyle yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında durum ve şartların değişmesi hâlinde yeniden ihtiyati tedbir talep edilecektir. Talep tarihi itibariyle yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiş olduğundan mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalılar vekili, katılma yolu ile istinaf talebinde bulunarak dava değerinin Harçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince resen saptanarak eksik harçlar tamamlanıncaya kadar yargılamada hiçbir işlem yapılamayacağına dair şerh düşülerek ara kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur. Yukarıda yer verildiği üzere istinaf konusu ara karar ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkindir. Yargılama aşamasında işin esası ile ilgili olarak gerekli harcın alınması ve usuli işlemlerin yerine getirilmesi ilk derece mahkemesinin görevleri arasında yer alıp, davalı vekilinin bu konuda ilk derece mahkemesinden talepte bulunması mümkündür. Davalılar vekilinin, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararı istinaf etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.02.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!