Anahtar kelimeler: Üslenildiğini Kanada Davatazminat Kapakları Davadavacı Boşaltma Konteynerin Emtiaların Açılıp İşinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:███████ Esas - ████████ KararDAVA
:Tazminat (Rücuen Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı .... Şti. Ne ait emtiaların Mersin-Kanada taşıması işinin davalı tarafından üslenildiğini, ... şirketi tarafından boşaltma yerine getirilen konteynerin kapakları açılıp emtialar indirildiğinde ayva emteasının %14,3 lük kısmının çürümüş, %23 lük kısmının renginin kahverengileşmiş, %34 lük kısmının ise iç kısmında değişiklikler olduğunun tespit olunduğunu, emtiaların bozulmasının sebebinin soğutucuların yetersiz olduğundan kaynaklandığının tespit edildiğini, kusurun davalıda olduğunu, müvekkilinin sigortalısına 23.163,00.TL belirtilerek tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşımada Taşıyan veya Fiili Taşıyan olmadığını, taşıyanın dava dışı ... olduğunu, müvekkilinin sadece acente olduğunu, bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya bakmada İngiliz Yüksek Adalet Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigorta poliçesinin dava konusu taşımayı kapsamadığını, sigorta poliçesinin taşıma tamamlandıktan ve iddia edilen hasar tespit edildikten sonra düzenlendiğini, usulüne uygun olarak hasar tespiti yapılmadığını, sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz olarak tahsil ettiğini, CIF teslim şeklinde göre yüklerin yükleme limanında gemiye yüklendiği anda yükteki tüm risk ve sorumluluğun dava dışı alıcıya geçtiğini, taşımaya ilişkin riifer konteynerin kararlaştırıldığı şekilde tüm yolculuk boyunca iç ısısının +2 derecede tutulduğunu, yükün kendine has mahiyetinden ileri gelen zararların taşıyanlar lehine sorumsuzluk hali olduğunu, usulünde ve süresinde hasar ihbarının bulunmadığını beyanla öncelikle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, milletlerarası yetki şartı gereğince davanın yetki yönünden reddine, davacının sigortalısına halef olmaması nedeni ile dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine ve nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...02.01.2019 Tarihli ... No'lu Deniz Taşıma Senedi incelendiğinde, "...,..., ..." kaydının da bulunduğu görülmektedir. Bu kloz; söz konusu malların konteynere yüklenmesi,istifi,tartımı ve sayımı işlemlerinin yükleyici/gönderen firma tarafından yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Yine ilgili deniz taşıma senedine göre SD/CY klozundan söz konusu taşımanın alıcının tesislerinden tahliye limanı konteyner sahasına kadar olduğu, diğer bir ifade ile Taşıyanın sorumluğunun ... No'lu konteynerin alıcı tesislerinden alınarak gemiye yüklenmesi ile ... liman sahasına tahliyesine kadar geçen zaman zarfı ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.Dava konusu emtiadaki hasarlanmanın konteyner içi sıcaklığın dalgalanmasına bağlı olarak soğuk zincirin konteynerin nakli esnasında kırıldığı anlaşılmaktadır. Bu olgular dikkate alındığında, zararın deniz taşıması sırasında gerçekleştiği, taşıyanın sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Dosya içeriğinde hasarın ilk defa 31.1.2019 tarihinde alıcının terminalinde öğrenildiği, 1.2.2020 tarihinde Davalı'ya ihbar edildiği anlaşılmaktadır. Olayda, TTK nun 1185/1 maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde ihbar yapılmamış, TTK 1185/2 uyarınca hasarın tespiti de gerçekleşmemiş ise de hasarın taşıyanın zilyetliğinde iken meydana geldiğinden meydana gelen zarardan davalı sorumlu tutulmuştur. asar bedeli bakımından, 23.05.2019 tarihli ... no'lu ekspertiz raporunda hesaplanan 5.011,96 USD hasar tutarının bilirkişilerce kadri maruf olduğu bildirilmesine karşın davacının talebi ile bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne 26.163,00- TL nin ödeme günü (12.09.2019) tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin davalısı " ...A.Ş." olan işbu davada HMK m.124 uyarınca karşı tarafın rızası aranmaksızın davalı tarafı "... 'e izafeten ...A.Ş." olarak değiştirmesinin mümkün olmadığını, dava konusu ihtilafta davacının hasım tarafını asaleten acente olan "...A.Ş." olarak göstermesinde bir hata ya da yanılgı bulunmadığını, tam aksine davacının HMK m.124 uyarınca iradi taraf değişikliği talebinin kötü niyetli olarak davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddini bertaraf etmeye yönelik bir girişim olduğunu, yerel mahkemenin 03.03.2022 tarihli celsede davalı olan " ...A.Ş" tarafını HMK m. 124 uyarınca " ... 'e izafeten ...A.Ş." olarak değiştirdikten sonra, gerekçeli kararda davalı tarafı asaleten "...A.Ş." olarak göstermesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında davalı olarak hatalı şekilde asaleten "...A.Ş " firması gösterilmiş olduğundan davacının hükmün infazı için asaleten ve doğrudan doğruya ...A.Ş hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı takip dosyası ile icra takibine giriştiğini, ... Bankasından gelen müzekkere cevabına göre sigortalının mal bedelini tahsil ettiği ifade edildiğini ancak bu hususta sigortalı defterleri üzerinde inceleme yapan sayın muhasip bilirkişi sigortalının dava dışı yük alıcısından mal bedelini tahsil edip etmediğini değil, sigorta şirketinin sigortalısına sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapıp yapmadığını "hatalı ve eksik olarak" incelediğini, sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz olarak tahsil etmiş olması keyfiyeti karşısında sigortalının iddia edilen hasar sebebiyle bir zararının bulunmadığı ve mamelekinde herhangi bir eksilme olmadığını, sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz olarak tahsil etmiş olması keyfiyeti karşısında davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, CIF teslim şeklinde göre sigortalının satarak ihraç ettiği mallar için kendi lehine sigorta poliçesi düzenlemesinin mümkün olmadığını, CIF teslim şeklinde sigortalı satıcının kendi lehine yapmış olduğu sigorta geçersiz olduğundan davacı sigortacının sigortalısına bir ödeme yapmaması gerektiğini, buna rağmen eğer davacı sigorta şirketi sigortalısına bir ödeme yapmış ise bu ödemenin ... (kuvertür dışı ödeme) olarak adlandırılacağını ve ... ödemelerin rücu mümkün olmadığını, bu hususun da Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, TTK m.1185/1 uyarınca hasar ihbarında bulunulmadığını, TTK m.1185/2 uyarınca iddia edilen hasar her iki tarafın iştiraki ile mahkemelerce tespit ettirilmediğini, o halde TTK m.1185/4 uygulanması gerektiğini, dosyada mevcut ekspertiz raporlarına göre dava konusu hasar iddiasının alıcı tesislerinde 30.01.2019 tarihinde görülerek öğrenildiğini, şu durumda dava dışı yük alıcısının yükü teslim aldığı ve kendi tesislerinde hasarı öğrendiği tarihi 30.01.2019 olarak kabul etmek gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, eğer yükte bir hasar var ise, hasarın TTK m.1185 uyarınca 30.01.2019 tarihinden başlamak üzere 3 gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerektiğini, oysa dava konusu taşımada taşıyana 3 gün içinde yapılmış herhangi bir hasar ihbarı bulunmadığını, aynı şekilde TTK m.1185/2 uyarınca yük hasarlarının her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemelece tespit ettirilmesi gerektiğini, oysa dava konusu taşıma bakımından her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemelerce yük üzerinde yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığını, bilirkişiler TTK m. 1185 uyarınca 31.01.2019 tarihinde ıttıla olunan hasarın yasal olarak en geç 3 gün içerisinde ihbarının yapılması gerekirken, bu ihbarın tam 1 yıl sonra 01.02.2020 tarihinde yapıldığını ve bu nedenle yasal hasar ihbarının mevcut olmadığını doğru bir şekilde tespit ettiklerini ancak bilirkişilerin burada hukuki olmayan bir yaklaşımla, tam bir mantık hatalı ve kavram kargaşası ile “hasarın taşıyanın zilyetliğinde iken doğduğu” şeklinde anlamsız bir ifade kullandıklarını, iddia edilen hasarın dava dışı yük alıcısının tesislerinde 30.01.2019 tarihinde görüldüğü ve öğrenildiğinin ifade edildiğini, o halde kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia edilen hasar 30.01.2019 'da veya daha eski bir tarihte meydana geldiğini, davacı delilleri arasında yer alan sigorta poliçesi incelendiğinde ise sigorta poliçesinin tanzim tarihinin 01.02.2019 olduğunu, bu durumda sigorta poliçesinin, rizikonun gerçekleşmesinden ve hasarın öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, hasar miktarının hesabının hatalı yapıldığını, CIF satış birimi üzerinden hasar hesabının yapılması mümkün olmadığını, hasar hesabına esas olan birim fiyat, saf (...) birim fiyat değil fakat içinde sigorta ve navlun giderleri de eklemiş CIF fiyatı olduğunu, hasar hesabının CIF birim fiyat üzerinden değil fakat ... birim fiyat üzerinden yapılması gerektiğini aksi halde CIF birim fiyat üzerinden yapılan hasar hesabında malın birim fiyatına ek olarak navlun bedeli de talep edilmiş olacağını beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. - ████████ K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, istinaf incelemesi neticesinde davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, ... Poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı sigorta şirketi tarafından 10.12.2018- 10.12.2019 vade tarihli ... nolu ... Poliçesi tahtında araç başı limit 500.000 USD üzerinden ... geniş teminat kapsamında dava dışı .... Şt. tarafından Türkiye'den tüm dünya ülkerine yaş sebze frigorofik dondurulmuş gıda emtiasının taşınması teminat altına alınmış, 01.02.2019 tarihinde tanzim edilen... nolu poliçe ile de 21.12.2018 yükleme tarihli dava konusu emtianın abonman poliçede kayıtlı şartlar ile Mersin- Kanada/... sevkiyatı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alınmıştır. Davacının sigortalısı .... Şti tarafından 20.12.2018 tarihinde ...'ne “ayva” emtiası satışına ilişkin 103.901,74 TL (19.488,64 USD) bedelli ihracat faturası düzenlenmiş, anılan faturada teslim şekli CIF teslim ve ödeme %50 peşin, %50'sinin ise teslimden 7 gün sonra şeklinde kararlaştırılmış, gümrük belgelerinde de ödeme şeklinin peşin olarak belirtilmiştir.Dosyaya Türkçe tercümesi sunulan 02.01.2019 tanzim tarihli ... tarafından düzenlenmiş ... No'lu deniz taşıma senedine göre; yükleten sigortalı .... Şti , alıcı/ihbar olunan Kanada'da mukim ... olup, taşınan 13.850 kg. brüt ağırlığındaki 21 palet “ayva” emtiasının “...” isimli geminin Mersin limanında 28.12.2018 tarihinde yüklenerek varış yeri olan .../... limanına deniz yoluyla sevkine ilişkin bu taşıma senedi, taşıyan adına acentası sıfatıyla ...A.Ş. tarafından imza altına alınmıştır. Bu durumda, dava konusu yükün deniz yoluyla taşınması işinin ... tarafından üstlenildiği ve icra edildiği, bu çerçevede bu şirketin taşıyan sıfatını haiz olduğu, konişmentoyu taşıyan adına imzalayan ...A.Şnin taşıyanın acentesi konumunda olduğu anlaşılmaktadır.6100 Sayılı HMK'nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesindeki “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklindeki düzenleme ile taraf değişikliğinin şartları düzenlenmiştir.Maddi hatanın düzeltilmesi davanın tarafının değişmesine yol açacaksa bu yola başvurulamaz. Çünkü bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup (HMK. m. 124/1) karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi söz konusu ise, bu halde karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından bu düzeltme yapılacaktır (HMK. m. 124/3). Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, bu halde de hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilecek ve gerekli değişikliği yapabilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)105/2-3. Maddesine göre, acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz. Anılan kanuni düzenlemeler karşısında acenteye, acentelik sıfatından dolayı doğrudan dava açılması mümkün olmayıp ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. Somut olayda davacı tarafça ...A.Ş.'nin ...'ye izafeten taraf olarak gösterilmesi talebinde bulunulmuş olup,konişmentoyu taşıyan adına imzalayan davalının, taşıyanın acentesi konumunda olmasına göre HMK'nın 124.maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığının kabulü gerekin. Bu durumda mahkemece bu talebin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de karar başlığında, davalı olarak ...A.Ş.'nin gösterilmesi hatalı olmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda, emtia faturasında CIF satış kaydı bulunmakta olup, CIF satış türü mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup münhasıran deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir. CIF satışlarda emtia üzerindeki hasar ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki rizikolara karşı satıcı, alıcı taraf yararına bir sigorta sözleşmesi yapmakla mükellef olacaktır. Eş anlatımla CIF teslimli satışlarda, teslimin yükleme limanında gerçekleştiği ve kural olarak bedelin alıcıya peşinen ödenmiş olduğu kabul edilir.CIF satışta hasarın alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır.Davaya dayanak sigorta poliçesinde sigortalı, satıcı olup, satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. Mahkemece davacının sigortalısının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak taşımaya konu mal bedelinin tahsil edilip edilmediğinin tespit edilmesi yönünde ara karar oluşturulmuş ise de bilirkişi tarafından yalnızca satış faturası ve sigorta ödemesi yönünden inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamına alınan İş Bankası yazı cevabına göre dava dışı alıcı tarafından ... ve ... nolu faturalar için davacının sigortalısına 22.907,52 USD ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup, davaya konu emtianın satış faturasının ...numaralı 19.488,64 USD bedelli fatura olduğu gözetildiğinde dava dışı sigortalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle ... ve ... nolu faturalar ve alıcı tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak taşımaya konu mal bedelinin tamamının ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026