Anahtar kelimeler: Keşfen Sınırının Kesinlik Şartı Eksiklikleri Miktar Reddedilen Sayisi Adliye Hazırlanan
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin kesin hükme karşı olduğu gerekçesiyle, reddine dair 10.12.2024 tarihli ek karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre; keşfen belirlenen ve reddedilen miktar 459.096,34 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 378.290,00 TL üzerinde olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 10.12.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıların murisi olan ...'ı Noterde düzenlenen vekâletname ile miras intikal işlemleri ve taşınmaz satışı hususunda vekil tayin ettiğini, ...'nin aldığı vekâletname doğrultusunda taşınmazların intikal işlemlerini tamamladıktan sonra müvekkiline bilgi vermeden 26... parsel sayılı taşınmazların ██████ hissesini ve 35 parsel sayılı taşınmazın ██████ hissesini kayınvalidesi olan ...'a devrettiğini, ayrıca müvekkilinin taşınmazlarda kalan hisselerini 2007, 20 10... yıllarında farklı tarihlerde kısım kısım başkalarına sattığını, müvekkilin bu satışlardan da haberinin olmadığını, habersizce yapılan devir işlemlerinden 2019 yılı sonlarında ... İlçe Tapu Müdürlüğüne müracaatı sonucu haberdar olduğunu, davalıların murisinin vekâlet görevinin gerektirdiği sadakat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek; taşınmazların satış bedelinden kaynaklanan alacak için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (...) 513. maddesi uyarınca vekâlet verenin ölümü ile vekâlet ilişkisinin kendiliğinden sona erdiğini, vekâlet ilişkisinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'ın 10.09.2010 tarihinde vefatı ile vekâlet ilişkisi son bulduğundan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkillerinin murisi tarafından vekâleten yapılan satışların bedellerinin davacıya ödendiğini, 2007, 20 10... tarihli satışların ise bizzat davacı tarafından yapıldığını, davacının hisselerinin satışını 2019 yılında öğrendiği iddiasının gerçek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 1 07... parsel, 1 08... ve 9 parseller (eski 26, 34... parsel) ile ilgili olarak 23.06.1995 tarihli ve 2496 yevmiye ile intikal ve iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi için davacıya vekâleten ...'nin yetkili kılındığı, intikal ve müşterek mülkiyet tesisi sonrasında davacının kendisine intikalen gelen üç parseldeki hisselerinin bir kısmının vekil tayin ettiği ... tarafından parselde , parselde , parselde hisse olmak üzere dava dışı ...'a satıldığı, 1995 yılındaki satıştan sonra hisse oranının parselde parselde , parselde olduğu, 01.09.2005 tarihinde aynı taşınmazlara yönelik hisse satışınının bizzat davacı tarafından yapıldığı, yine parseldeki satışın 29.06.2010 tarihinde 4826 yevmiye numaralı senet ile, 04.05.2012 tarihli satışın ise ... yevmiye nolu senet ile bizzat davacı tarafından yapıldığı, dosya içerisindeki resmi senet ve evraklardan, davacının satışlardan zamanaşımı süresinin dolmasının çok öncesinde haberdar olduğu, ancak davanın zamanaşımı süreleri dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece keşfen saptanan dava değerine göre istinaf kararına karşı temyiz yolunun açık olduğunu, vekâlet sözleşmesinden kaynaklı alacak davalarında zamanaşımı süresinin vekil edenin, vekilin hesap verme borcunu yerine getirmemesi nedeniyle öğrenemediği işlemleri öğrenme anından itibaren başlayacağını, müvekkilinin 2019 yılında kendi üzerine olduğunu bildiği taşınmazlarla ilgili işlem yapmak için tapuya gittiğinde üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmazı kalmadığını ve bu taşınmazların davalıların mirasbırakanı tarafından satıldığını öğrendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan davaların ...'nın 147. maddesi gereği 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!